0 212 652 15 44
Çalışma Saatlerimiz
Hafta İçi 09.00 - 18.00

Kazanç Müsaderesi

TCK Madde 55

(1) Suçun işlenmesi ile elde edilen veya suçun konusunu oluşturan ya da suçun işlenmesi için sağlanan maddi menfaatler ile bunların değerlendirilmesi veya dönüştürülmesi sonucu ortaya çıkan ekonomik kazançların müsaderesine karar verilir. Bu fıkra hükmüne göre müsadere kararı verilebilmesi için maddi menfaatin suçun mağduruna iade edilememesi gerekir.

(2) Müsadere konusu eşya veya maddi menfaatlere elkonulamadığı veya bunların merciine teslim edilmediği hallerde, bunların karşılığını oluşturan değerlerin müsaderesine hükmedilir.

(3) (Ek: 26/6/2009 – 5918/2 md.) Bu madde kapsamına giren eşyanın müsadere edilebilmesi için, eşyayı sonradan iktisap eden kişinin 22/11/2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medenî Kanununun iyiniyetin korunmasına ilişkin hükümlerinden yararlanamıyor olması gerekir.



TCK Madde 55 Gerekçesi

Maddede, suç işlemek yoluyla kazanç elde edilmesini engelleyecek etkin bir yaptırım olarak kazanç müsaderesine ilişkin düzenleme yapılmıştır. Bu düzenleme ile güdülen temel amaç, suç işlemek yoluyla kazanç elde edilmesinin önüne geçilmesidir. Bu nedenle yeni hükümde kazanç müsaderesi kapsamlı bir biçimde düzenlenmiş ve suç işlemek suretiyle veya suç işlemek dolayısıyla elde edilen ekonomik kazançların müsaderesi olanaklı hâle getirilmiştir. Böylece, kazanç müsaderesi, “karapara aklama”, uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti, dolandırıcılık, kaçakçılık, ihaleye fesat karıştırma gibi ekonomik çıkar elde etme amacıyla işlenen suçlara karşı etkin biçimde caydırıcılık özelliği olan bir yaptırım niteliğine kavuşturulmuştur. Bu hükmün uygulanmasında mağdurun ve iyi niyetli üçüncü kişilerin hakları korunacak, bunlara ait maddî değerler kazanç müsaderesine tabi tutulmayacaktır.

Düzenleme ile getirilen diğer bir yenilik, kaim değerin müsaderesidir. Buna göre, müsadere konusu ekonomik değerin harcama, imha, tüketme gibi hareketlerle müsaderesinin imkansız kılınması hâlinde, karşılığı para tutarının müsaderesine karar verilecektir.


YARGITAY 20. CEZA DAİRESİ Esas : 2017/360 Karar : 2017/4671 Tarih : 25.09.2017

  • TCK 55. Madde

  • Kazanç Müsaderesi

1 - Sanık … hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünün incelenmesinde:

Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, resen de temyize tabi olan hükmün ONANMASINA,

2 - 63.380,00 TL ve 120 dolar paranın müsaderesine ilişkin hükmün incelenmesinde:

Sanık …’in yakalandığı metruk evde, bir poşet içerisinde ele geçirilen 63800 TL ve 120 Amerikan doları paranın, suçtan elde edildiğine ilişkin deliller gerekçeli kararda gösterilip tartışılmadan, TCK’nın 55. maddesi gereğince müsaderesine karar verilmesi,

Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan, resen de temyize tabi olan hükmün BOZULMASINA, oybirliğiyle karar verildi.


YARGITAY 5. CEZA DAİRESİ Esas : 2016/958 Karar : 2017/2700 Tarih : 20.06.2017

  • TCK 55. Madde

  • Kazanç Müsaderesi

TCK`nın 53. maddesinin uygulanması ile ilgili olarak Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 gün ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı Kararının infaz aşamasında nazara alınması mümkün bulunmuş, yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.

Ancak;

Sanıklar hakkında nitelikli zimmet suçundan kurulan hükümde sonuç cezanın 7 yıl 9 ay 22 gün hapis cezası yerine 6 yıl 21 ay 22 gün olarak, yine sanıklar hakkında kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçundan kurulan hükümde sonuç cezanın 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası yerine 2 yıl 13 ay 15 gün olarak belirlenmesi suretiyle eksik ceza tayini,

TCK’nın 53/1-a maddesindeki hak ve yetkiyi kötüye kullanmak suretiyle atılı suçu işleyen sanıklar hakkında aynı Kanunun 53/5. madde ve fıkrası gereğince, cezanın infazından sonra işlemek üzere, hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilmesi gerektiği halde, kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçundan kurulan mahkumiyet hükmünde anılan hak yoksunluğuna karar verilmemesi, zimmet suçundan kurulan hükümde ise TCK’nın 53/1. maddesinin a` bendinin hükümde gösterilmemesi,

Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 16/12/2008 gün ve 2008/146-235 sayılı Kararına ve 5237 sayılı TCK’nın 55/1. maddesine göre mağdurun belli olması ve maddi menfaatin suçun mağduruna iade edilebileceği durumlarda zimmetin maddi konusunu oluşturan değerlerin müsaderesine karar verilemeyeceği gözetilmeden suçun karşılığı olan değerlerin müsaderesine ve ayrıca sanık … hakkında gayri resmi çakıl alma fişleri ile satış faturası ve sevk irsaliyesi düzenlenmeden kayıt dışı satışı yapılan malzemelerin parasal karşılığının zimmete geçirilmesi eyleminden dava açılmamasına rağmen bu eylem yönünden zimmet miktarı olarak kabul edilen 1.761.324,00 TL`nin sanıklardan müteselsilen tahsiline ve müsaderesine hükmedilmesi,

Kanuna aykırı, sanıklar müdafiileri ile katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gözetilerek CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanunun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, her iki sanık hakkında nitelikli zimmet suçuna ilişkin sonuç cezanın “7 yıl 9 ay 22 gün” hapis, yine her iki sanık hakkında kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçuna ilişkin sonuç cezanın “3 yıl 1 ay 15 gün” hapis olarak değiştirilmesi, sanıklar hakkında zimmet suçundan TCK 53/5 maddesi gereğince hak yoksunluğunun uygulandığı hükmün A bendinin 8. fıkrasının TCK 53/1-a maddesinde sayılan hak ve yetkilerden birinin kötüye kullanılması suretiyle zincirleme biçimde zimmet suçu işlenmiş olmakla cezanın infazından sonra işlemek üzere TCK 53/5 maddesi uyarınca takdiren 7 yıl 9 ay 22 gün süreyle bu hak ve yetkileri kullanmaktan yasaklanmalarına` şeklinde değiştirilmesi suretiyle, sanıklar hakkında kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliğinden kurulan hüküm fıkrasına mahkemenin takdiri de gözetilerek “Sanıkların suçu 5237 sayılı Kanunun 53/1-a maddesindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işledikleri anlaşılmakla aynı Kanunun 53/5. maddesi gereğince cezanın infazından sonra işlemek üzere takdiren 3 yıl 1 ay 15 gün süreyle bu hak ve yetkileri kullanmaktan yasaklanmalarına” ibaresinin eklenmesi suretiyle, müsadereye ilişkin hükmün A maddesinin 9. fıkrasının a, b, c ve d bentlerinin çıkartılması suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun olan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 20/06/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.


YARGITAY 7. CEZA DAİRESİ Esas : 2014/32565 Karar : 2017/813 Tarih : 9.02.2017

  • TCK 55. Madde

  • Kazanç Müsaderesi

Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;

Anayasa Mahkemesi’nin, TCK’nın 53. maddesindeki hak yoksun- luklarına ilişkin 24.11.2015 günlü Resmi Gazete’de yayımlanan 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilebileceği değerlendirilerek yapılan incelemede;

1- Davaya konu 710 paket kaçak sigara hakkında 09/05/2012 tarihinde tasfiye kararı verildiğinin anlaşılması karşısında, sigaralar imha edilmemiş ise 5607 sayılı Yasa’nın 13.maddesi yollamasıyla 5237 sayılı TCK’nun 54. maddesi uyarınca müsaderesine karar verilmesi; imha edilmiş ise, müsadere konusunda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,

2- Suçun işlenmesiyle elde edilen 120 TL’ nin müsaderesine karar verilirken uygulama maddesinin TCK’nun 55. maddesi yerine 54. madde olarak gösterilmesi ve sadece müsadere kararı verilmesi gerekirken, müsadere ile birlikte mülkiyetin kamuya geçirilmesi şeklinde yazılı şekilde hüküm tesisi,

Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden ve bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesi gereğince,

1- Hüküm fıkrasından 710 paket kaçak sigaranın müsaderesine ilişkin bölümün çıkarılarak, yerine “Dava konusu kaçak olduğu anlaşılan 710 paket sigara tasfiye edilmemiş ise 5607 sayılı Yasa’nın 13.maddesi yollamasıyla 5237 sayılı TCK’nun 54. maddesi uyarınca müsaderesine, imha edilmiş ise müsadere konusunda karar verilmesine yer olmadığına” ifadesinin eklenmesi,

2- Hükmün 10. fıkrasının “ Adli emanetin 2012/181 sırasında kayıtlı kaçak sigaraların satışından elde edilen 120 TL paranın TCK’nun 55. maddesi uyarınca müsaderesine “ şeklinde değiştirilmesi ve diğer hususların aynen bırakılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 09/02/2017 günü oybirliğiyle karar verildi.


YARGITAY 8. CEZA DAİRESİ Esas : 2016/12049 Karar : 2017/1098 Tarih : 8.02.2017

  • TCK 55. Madde

  • Kazanç Müsaderesi

1- 05.10.2015 tarihinde usulüne uygun tebliğ edilen hükmü, CMUK.nun 310. maddesinde belirtilen bir haftalık yasal süreden sonra 08.06.2016 tarihinde temyiz eden şikayetçi … vekilinin temyiz isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK.nun 317. maddesi gereğince REDDİNE,

2- Sanık müdafiinin temyizine gelince;

Başkasına ait kimlik bilgileri kullanılarak sahte banka veya kredi kartı üretilmesi, satılması, devredilmesi, satın alınması veya kabul edilmesi eylemleri 5237 sayılı TCK.nun 245/2. maddesinde, sahte banka veya kredi kartını kullanarak kendisine veya bir başkasına yarar sağlanması ise anılan maddenin 3. fıkrasında birbirinden bağımsız ve ayrı ayrı suçlar olarak düzenlendiği, başkaları adına sahte banka veya kredi kartı üretme, satma, devretme, satın alma veya kabul etme eylemlerinde suçun mağduru kartı üreten banka ya da finans kuruluşu olması nedeniyle, kartı çıkaran banka sayısınca ve aynı bankanın birden fazla kartının değişik zamanlarda kopyalandığında ise, aynı suç işleme kararı ile işlendiğinin kabulüyle kendi içerisinde zincirleme şekilde TCK.nun 245/2 .maddesine uygun bulunacağı cihetle; 30.04.2015 günlü iddianame ile şikayetçi …‘e ait kredi kartının kopyalanması ile ilgili olarak, kopyalanmak suretiyle üretilen kartın mağdur… Bankası’na ait olması karşısında,mağdur banka sayısınca TCK.nun 245/2-3. maddeleri uyarınca ayrı ayrı cezalandırılmasına karar verilmesi gerekirken zincirleme tek suç kabulüyle hükümler kurulması aleyhe temyiz olmadığından bozma sebebi yapılmamış, banka ATM lerinde kopyalanıp üretilmeyen kart bilgileriyle ilgili olarak mahallinde gereğinin yapılması mümkün görülmüştür.

Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde gösterilen ve değerlendirilen delillere, oluşa ve mahkemenin soruşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, suçun oluşumuna ve niteliğine uygun kabul ve uygulamasına, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak açıklanan gerekçeye göre sanık müdafiinin, sübuta ve lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine yönelik temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddine, ancak:

Sanığın üst aramasında elegeçen 26.386,59 EURO’nun suçtan elde etmiş olduğu anlaşılmakla, anılan kazanç hakkında mağdurların belli olması nedeniyle TCK.nun 55/1. maddesi uyarınca müsaderesine karar verilemeyeceğinin gözetilmemesi,

Yasaya aykırı ise de, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususun, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.un 322. maddesi gereğince düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükümden 5237 sayılı TCK.nun 55. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün çıkarılıp yerine “sanıktan elde edilen dövizin katılan … ve mağdur …‘ın zararları oranında dağıtılmasına” ibaresi yazılmak suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 08.02.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.


YARGITAY 9. CEZA DAİRESİ Esas : 2015/2327 Karar : 2016/8467 Tarih : 30.11.2016

  • TCK 55. Madde

  • Kazanç Müsaderesi

Sanık … tarafından, uyuşturucu madde ticareti yapma suçunun işlenmesi ile elde edinilen, … Adli Emanet Memurluğu`nun … sırasına kayıtlı olan 200 ABD dolarının TCK 55. maddeye göre müsaderesi hususunda her zaman bir karar verilmesi mümkün görülmüştür.

1-Sanık … hakkında suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve uyuşturucu madde ticareti yapma suçlarından, sanık … hakkında suç işlemek amacıyla kurulmuş olan örgüte üye olma ve uyuşturucu madde ticareti yapma suçlarından, sanık … Öte hakkında suç işlemek amacıyla kurulmuş olan örgüte üye olma suçundan kurulan hükümlerinin incelenmesinde;

Yapılan yargılama sonunda aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda tartışılıp, sanıklar … ve … hakkında uyuşturucu madde ticareti suçunun sübutu kabul, olay niteliğine ve kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde vasıfları tayin edilmiş, cezayı azaltıcı sebebin niteliği takdir kılınmış, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, Cumhuriyet savcısı ve sanıkların yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle mahkumiyet ve beraate ilişkin hükümlerin ONANMASINA,

2-Sanık … Öte hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;

Kendisinde herhangi bir uyuşturucu madde ele geçmeyen sanığın, ….`da 31.10.2008 tarihinde ele geçen uyuşturucu maddelerle ilgisi olduğuna ve uyuşturucu madde temin ettiğine dair, somut olay ve olgularla örtüşmeyen ve maddi bulgularla desteklenmeyen telefon görüşmeleri dışında, her türlü şüpheden uzak yeterli ve kesin delil bulunmadığı anlaşıldığından, “şüpheden sanık yararlanır” ilkesi de dikkate alınarak, sanığın beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,

Kanuna aykırı olup, sanık … …`nin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, oybirliğiyle karar verildi.


YARGITAY 7. CEZA DAİRESİ Esas : 2016/6652 Karar : 2016/9895 Tarih : 13.10.2016

  • TCK 55. Madde

  • Kazanç Müsaderesi

Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;

Hükmolunan cezanın miktarına göre sanık … müdafii ile sanık … müdafiinin ve hükmolunan cezanın miktarı ile süresinden sonra yapılmasına göre sanıklar …, … ve … müdafiinin duruşmalı temyiz inceleme istemlerinin reddine,

A- 10/04/2013 tarihli eylemle ilgili yapılan temyiz incelemesinde;

I- Katılan vekilinin, 5237 sayılı TCK’nın 187/1 maddesine muhalefet etmek suçundan sanık … hakkında verilen beraat ve sanık … hakkında verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;

Kişilerin hayatını ve sağlığını tehlikeye sokacak biçimde ilaç satmak suçundan doğrudan zarar görmeyen gümrük idaresinin davaya katılma ve hükmü temyize yetkisi bulunmadığından katılan gümrük idaresi adına hazine vekilinin vaki temyiz talebinin 5320 sayılı Yasa’nın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK`nın 317. maddesi gereğince REDDİNE,

II- Katılan vekilinin, sanık … hakkında 5607 sayılı yasaya muhalefet etmek suçundan verilen beraat hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;

Yapılan duruşmaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, gösterilen gerekçeye ve takdire göre katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,

III- Katılan vekilinin, sanık … hakkında 5607 sayılı yasaya muhalefet etmek suçundan verilen mahkumiyet hükmüne ve sanık …’ın ise hakkında 5607 sayılı yasaya ve 5237 sayılı TCK’nın 187/1 maddesine muhalefet etmekten verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde;

Anayasa Mahkemesi’nin, 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesindeki hak yoksunluklarına ilişkin 24/11/2015 günlü Resmi Gazete`de yayımlanan 08/10/2015 tarihli ve 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilebileceği değerlendirilerek yapılan incelemede;

Yapılan duruşmaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, gösterilen gerekçeye ve takdire göre sanık … ve katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle sanık hakkındaki hükümlerin ayrı ayrı ONANMASINA,

B- 16/04/2013 tarihli eylemle ilgili yapılan temyiz incelemesinde;

I- Katılan vekilinin, sanıklar … ve … hakkında 5607 sayılı yasaya muhalefet etmek suçundan verilen beraat hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;

Yapılan duruşmaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, gösterilen gerekçeye ve takdire göre katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle sanıklar hakkındaki hükümlerin ayrı ayrı ONANMASINA,

II- Sanık … müdafii ve katılan vekilinin, 5607 sayılı yasaya muhalefet etmek suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;

Dairemizde aynı gün incelenen 2015/787 Esas (… 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/317 E. 2013/381 K. sayılı dosyası) dosyasındaki eylemlerinin benzer suç vasfına yönelik olduğu gözetilerek suç tarihine ve işlenen suçun niteliğine göre adı geçen sanığın eylemlerinin 5237 sayılı TCK`nın 43. maddesi kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından dosyaların incelenmesi, gerektiğinde birleştirilmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,

Yasaya aykırı, sanık … müdafii ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün sair yönleri incelenmeksizin 5320 sayılı Yasa’nın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA,

III- Sanık … müdafii ve katılan vekilinin, 5607 sayılı yasaya muhalefet etmek suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;

1- Dairemizde aynı gün incelenen 2015/20983 Esas (… 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/373 E. 2013/867 K. sayılı dosyası) sayılı dosyasındaki eylemlerinin benzer suç vasfına yönelik olduğu gözetilerek suç tarihine ve işlenen suçun niteliğine göre adı geçen sanığın eylemlerinin 5237 sayılı TCK`nın 43. maddesi kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından dosyaların incelenmesi, gerektiğinde birleştirilmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,

2- 5237 sayılı TCK’nın 55. maddesi kapsamında söz konusu havalelere ait paralar elde edilemediği gibi suçun işlenmesi ile elde edilen veya suçun konusunu oluşturan ya da suçun işlenmesi için sağlanan maddi menfaatler ile bunların değerlendirilmesi veya dönüştürülmesi sonucu ortaya çıkan ekonomik kazançlardan olduğuna dair dosyada müsadere kararı vermeye yeterli, kesin, inandırıcı ve somut delil bulunmadığı ve ele geçirilemeyen eşya yönünden tahsiline karar verilen para için şartların oluşmadığı gözetilmeden sanık hakkında yazılı şekilde kazanç müsaderesine hükmedilmesi,

3- 24/11/2015 günlü 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi`nin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptal edilmesi nedeniyle, anılan maddenin yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,

Yasaya aykırı, sanık … müdafii ile katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Yasa’nın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA,

C- 25/04/2013 tarihli eylemle ilgili katılan vekilinin, sanıklar …, … ve … hakkında 5607 sayılı yasaya muhalefet etmek suçundan verilen beraat hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;

Yapılan duruşmaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, gösterilen gerekçeye ve takdire göre katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle sanıklar hakkındaki hükümlerin ayrı ayrı ONANMASINA,

D- 16/05/2013 tarihli eylemle ilgili yapılan temyiz incelemesinde;

I- Sanık … müdafii ve katılan vekilinin, sanık … hakkında 5607 sayılı yasaya muhalefet etmek suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde;

1- 24/11/2015 günlü 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi`nin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptal edilmesi nedeniyle, anılan maddenin yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,

2- 5237 sayılı TCK’nın 55. maddesi kapsamında söz konusu havalelere ait paralar elde edilemediği gibi suçun işlenmesi ile elde edilen veya suçun konusunu oluşturan ya da suçun işlenmesi için sağlanan maddi menfaatler ile bunların değerlendirilmesi veya dönüştürülmesi sonucu ortaya çıkan ekonomik kazançlardan olduğuna dair dosyada müsadere kararı vermeye yeterli, kesin, inandırıcı ve somut delil bulunmadığı gözetilmeden sanık hakkında yazılı şekilde kazanç müsaderesine hükmedilmesi,

Yasaya aykırı, sanık … müdafii ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden ve bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasa’nın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesi uyarınca, hükümden fıkrasından 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün çıkarılması, yerine “24/11/2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete`de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 E. , 2015/85 K. sayılı kararındaki iptal edilen hususlar gözetilerek, 5237 sayılı TCK’nın 53/1-2-3 madde fıkralarının tatbikine,” ifadesinin eklenmesi, hüküm fıkrasının kazanç müsaderesine ilişkin olan bölümünden 1 numaralı bendin çıkartılması ve sair kısımların aynen bırakılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

II- Sanık … müdafii ve sanık …, sanık … müdafii ve sanık … ile katılan vekilinin, sanıklar … ve … hakkında 5607 sayılı yasaya muhalefet etmek suçundan verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;

1- Sanık … yönünden, bu dosya içerisinde yer alan 31/05/2013, 18/06/2013 ve 12/07/2013 ve sanık … yönünden, bu dosya içerisinde yer alan 30/08/2013 tarihli mahkumiyet hükmü tesis edilen eylemlerinin benzer suç vasfına yönelik olduğu gözetilerek suç tarihine ve işlenen suçun niteliğine göre adı geçen sanıkların eylemlerinin 5237 sayılı TCK`nın 43. maddesi kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından dosyaların incelenmesi ve sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,

2- Sanık … yönünden, Sanık hakkında 5237 sayılı TCK`nın 58 maddesi gereğince, ek savunma hakkı tanınmadan tekerrür hükümlerinin uygulanması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,

3- Sanıklar … ve … yönünden, 5237 sayılı TCK’nın 55. maddesi kapsamında söz konusu havalelere ait paralar elde edilemediği gibi suçun işlenmesi ile elde edilen veya suçun konusunu oluşturan ya da suçun işlenmesi için sağlanan maddi menfaatler ile bunların değerlendirilmesi veya dönüştürülmesi sonucu ortaya çıkan ekonomik kazançlardan olduğuna dair dosyada müsadere kararı vermeye yeterli, kesin, inandırıcı ve somut delil bulunmadığı ve ele geçirilemeyen eşya yönünden tahsiline karar verilen para için şartların oluşmadığı gözetilmeden sanıklar hakkında yazılı şekilde kazanç müsaderesine hükmedilmesi,

4- 24/11/2015 günlü 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi`nin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptal edilmesi nedeniyle, anılan maddenin yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,

Yasaya aykırı, sanık … müdafii ve sanık …, sanık … müdafii ve sanık … ile katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Yasa’nın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA,

E- 31/05/2013 tarihli eylemle ilgili yapılan temyiz incelemesinde;

I- Sanık … müdafii ve katılan vekilinin, sanık … hakkında 5607 sayılı yasaya muhalefet etmek suçundan verilen beraat hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;

1- 5237 sayılı TCK’nın 55. maddesi kapsamında söz konusu havalelere ait paralar elde edilemediği gibi suçun işlenmesi ile elde edilen veya suçun konusunu oluşturan ya da suçun işlenmesi için sağlanan maddi menfaatler ile bunların değerlendirilmesi veya dönüştürülmesi sonucu ortaya çıkan ekonomik kazançlardan olduğuna dair dosyada müsadere kararı vermeye yeterli, kesin, inandırıcı ve somut delil bulunmadığı ve sanık hakkında atılı suçtan beraat kararı verildiği gözetilmeden sanık hakkında yazılı şekilde kazanç müsaderesine hükmedilmesi,

2- Beraat eden ve kendisini vekille temsil ettiren sanık … lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi,

Yasaya aykırı, sanık … müdafii ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden ve bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesi uyarınca; hüküm fıkrasının kazanç müsaderesine ilişkin olan bölümünden 2 numaralı bendin çıkartılması ve sanık hakkındaki hükme “Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin II. Kısım II. Bölümünde öngörülen maktu vekalet ücreti 1.500 TL`nin hazineden alınarak sanık …’e verilmesine,” bendinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

II- Sanık … müdafii ve sanık …, sanık … müdafii ve sanık …, sanık … müdafii, sanık … müdafii, sanıklar …, … ve katılan vekilinin, sanıklar …, …, …, …, … ve … hakkında 5607 sayılı yasaya muhalefet etmek suçundan verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;

1- Sanık … yönünden, bu dosya içerisinde yer alan 16/05/2013, 18/06/2013 ve 12/07/2013, sanık … yönünden, bu dosya içerisinde yer alan 18/06/2013 ve sanık … yönünden ise, 18/06/2013 tarihli mahkumiyet hükmü tesis edilen eylemlerinin benzer suç vasfına yönelik olduğu gözetilerek suç tarihine ve işlenen suçun niteliğine göre adı geçen sanıkların eylemlerinin 5237 sayılı TCK`nın 43. maddesi

kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından dosyaların incelenmesi ve sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,

2- Sanıklar …, …, …, …, … ve … yönünden, sanıkların üzerlerine atılı suçu, III numaralı bozma bendi gereğince hakkındaki beraat hükmünün bozulmasına karar verilen …’nin de katılımıyla, birlikte işledikleri anlaşılmakla 5607 sayılı Yasanın 4/2. maddesinde düzenlenen suçun üç veya daha fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi nedeniyle sanıklar hakkında hükmolunan temel cezada arttırım yapılması gerekirken yazılı şekilde eksik ceza tayin edilmesi,

3- Sanıklar … ve … yönünden, 5237 sayılı TCK’nın 55. maddesi kapsamında söz konusu havalelere ait paralar elde edilemediği gibi suçun işlenmesi ile elde edilen veya suçun konusunu oluşturan ya da suçun işlenmesi için sağlanan maddi menfaatler ile bunların değerlendirilmesi veya dönüştürülmesi sonucu ortaya çıkan ekonomik kazançlardan olduğuna dair dosyada müsadere kararı vermeye yeterli, kesin, inandırıcı ve somut delil bulunmadığı ve ele geçirilemeyen eşya yönünden tahsiline karar verilen para için şartların oluşmadığı gözetilmeden sanıklar hakkında yazılı şekilde kazanç müsaderesine hükmedilmesi,

4- Sanık … yönünden, 5237 sayılı TCK’nın 55. maddesi kapsamında söz konusu havalelere ait paralar elde edilemediği gibi suçun işlenmesi ile elde edilen veya suçun konusunu oluşturan ya da suçun işlenmesi için sağlanan maddi menfaatler ile bunların değerlendirilmesi veya dönüştürülmesi sonucu ortaya çıkan ekonomik kazançlardan olduğuna dair dosyada müsadere kararı vermeye yeterli, kesin, inandırıcı ve somut delil bulunmadığı gözetilmeden sanık ve … firması hakkında yazılı şekilde kazanç müsaderesine hükmedilmesi,

5- 24/11/2015 günlü 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi`nin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptal edilmesi nedeniyle, anılan maddenin yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,

Yasaya aykırı, sanık … müdafii ve sanık …, sanık … müdafii ve sanık …, sanık … müdafii, sanık … müdafii, sanıklar …, … ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Yasa’nın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA,

III- Sanık … müdafii ve sanık … ile katılan vekilinin, sanık … hakkında 5607 sayılı yasaya muhalefet etmek suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;

Olay tarihinde edinilen istihbari bilgiler sonucunda, sanık …’in …’dan kamyonla kaçak sigara getireceği öğrenilmekle alınan tertibat sonucunda aracın bir dükkanın içerisine girdiği ve üzerindeki brandanın dükkanın önünde bekleyen şahıslar tarafından açılmaya başlanmasıyla müdahale edilmiş ve olay mahallinde sanıklar …, …, … ve …’nin yer aldığı sırada kamyonun içerisinde hayvan yemleri olan çuvalların altında 90.000 paket bandrolsüz ve kaçak sigara ele geçirildiği cihetle, sanık …’nin aşamalardaki savunmasında dava konusu sigaralarla alakasının olmadığını beyan ettiği, dosya kapsamına göre sanık hakkında olayla ilişkilendirilebilecek fiziki takip tutanağı ya da telefon dinleme kayıtlarının bulunmadığı ve sanığa suç atfında bulunan başka bir beyanında dosyada yer almadığının anlaşılması karşısında, sanık …’nin savunmasının aksine mahkumiyeti için her türlü şüpheden uzak, kesin, yeterli ve inandırıcı delil bulunmadığı halde yazılı şekilde beraati yerine mahkumiyetine hükmedilmesi,

Yasaya aykırı, sanık … müdafii ve sanık … ile katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün, 5320 sayılı Yasa’nın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK`nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA,

IV- Katılan vekilinin, sanık … hakkında 5607 sayılı yasaya muhalefet etmek suçundan verilen beraat hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;

Olay tarihinde edinilen istihbari bilgiler sonucunda, sanık …’in …’dan kamyonla kaçak sigara getireceği öğrenilmekle alınan tertibat sonucunda aracın bir dükkanın içerisine girdiği ve üzerindeki brandanın dükkanın önünde bekleyen şahıslar tarafından açılmaya başlanmasıyla müdahale edilmiş ve olay mahallinde sanıklar …, …, … ve …’nin yer aldığı sırada kamyonun içerisinde hayvan yemleri olan çuvalların altında 90.000 paket bandrolsüz ve kaçak sigara ele geçirildiği cihetle, dava konusu eşyanın ele geçirilmesi esnasında sanık …’nin olay yerinde yakalanması ve ele geçirilen eşyanın miktar ve niteliği itibariyle …’dan … iline kaçak sigara getiren araç içinde uzun süre seyahat eden sanığın suç konusu sigaralardan haberdar olmadığını beyan etmesinin suçtan kurtulmaya yönelik olduğu değerlendirilmekle, sanık …’nin üzerine atılı suçun yasal unsurlarının oluştuğu gözetilmeden oluş ve dosya içeriğine uygun düşmeyen gerekçelerle sanığın mahkumiyeti yerine beraatine karar verilmesi,

Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün, 5320 sayılı Yasa’nın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK`nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA,

F- 18/06/2013 tarihli eylemle ilgili yapılan temyiz incelemesinde;

I- Sanıklar … ve … müdafii ile katılan vekilinin, sanıklar … ve … hakkında 5607 sayılı yasaya muhalefet etmek suçundan verilen beraat hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;

1- 5237 sayılı TCK’nın 55. maddesi kapsamında söz konusu havalelere ait paralar elde edilemediği gibi suçun işlenmesi ile elde edilen veya suçun konusunu oluşturan ya da suçun işlenmesi için sağlanan maddi menfaatler ile bunların değerlendirilmesi veya dönüştürülmesi sonucu ortaya çıkan ekonomik kazançlardan olduğuna dair dosyada müsadere kararı vermeye yeterli, kesin, inandırıcı ve somut delil bulunmadığı ve sanıklar hakkında atılı suçtan beraat kararı verildiği gözetilmeden sanıklar ve … firması hakkında yazılı şekilde kazanç müsaderesine hükmedilmesi,

2- Beraat eden ve kendisini vekille temsil ettiren sanıklar … ve … lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi,

Yasaya aykırı, sanıklar … ve … müdafii ile katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden ve bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesi uyarınca; hüküm fıkrasının kazanç müsaderesine ilişkin olan bölümünden 2 numaralı bendin çıkartılması ve sanıklar hakkındaki hükme “Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin II. Kısım II. Bölümünde öngörülen maktu vekalet ücreti 1.500 TL`nin hazineden alınarak sanıklar … ve …’e verilmesine,” bendinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin ayrı ayrı DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

II- Sanık … müdafii ve sanık …, sanık … müdafii, sanık … müdafii ve katılan vekilinin, sanıklar …, … ve … hakkında 5607 sayılı yasaya muhalefet etmek suçundan verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;

1- Sanık … yönünden, bu dosya içerisinde yer alan 16/05/2013, 31/05/2013 ve 12/07/2013, sanık … yönünden, bu dosya içerisinde yer alan 31/05/2013 ve sanık … yönünden ise, 31/05/2013 tarihli mahkumiyet hükmü tesis edilen eylemlerinin benzer suç vasfına yönelik olduğu gözetilerek suç tarihine ve işlenen suçun niteliğine göre adı geçen sanıkların eylemlerinin 5237 sayılı TCK`nın 43. maddesi kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından dosyaların incelenmesi ve sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,

2- Sanıkların üzerlerine atılı suçu birlikte işledikleri anlaşılmakla 5607 sayılı Yasanın 4/2. maddesinde düzenlenen suçun üç veya daha fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi nedeniyle sanıklar hakkında hükmolunan temel cezada arttırım yapılması gerekirken yazılı şekilde eksik ceza tayin edilmesi,

3- Sanıklar … ve … yönünden, 5237 sayılı TCK’nın 55. maddesi kapsamında söz konusu havalelere ait paralar elde edilemediği gibi suçun işlenmesi ile elde edilen veya suçun konusunu oluşturan ya da suçun işlenmesi için sağlanan maddi menfaatler ile bunların değerlendirilmesi veya dönüştürülmesi sonucu ortaya çıkan ekonomik kazançlardan olduğuna dair dosyada müsadere kararı vermeye yeterli, kesin, inandırıcı ve somut delil bulunmadığı ve ele geçirilemeyen eşya yönünden tahsiline karar verilen para için şartların oluşmadığı gözetilmeden sanıklar hakkında yazılı şekilde kazanç müsaderesine hükmedilmesi,

4- Sanık … yönünden, 5237 sayılı TCK’nın 55. maddesi kapsamında söz konusu havalelere ait paralar elde edilemediği gibi suçun işlenmesi ile elde edilen veya suçun konusunu oluşturan ya da suçun işlenmesi için sağlanan maddi menfaatler ile bunların değerlendirilmesi veya dönüştürülmesi sonucu ortaya çıkan ekonomik kazançlardan olduğuna dair dosyada müsadere kararı vermeye yeterli, kesin, inandırıcı ve somut delil bulunmadığı gözetilmeden sanık ve … firması hakkında yazılı şekilde kazanç müsaderesine hükmedilmesi,

5- 24/11/2015 günlü 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi`nin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptal edilmesi nedeniyle, anılan maddenin yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,

Yasaya aykırı, sanık … müdafii ve sanık …, sanık … müdafii, sanık … müdafii ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Yasa’nın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA,

G- 03/07/2013 tarihli eylemle ilgili yapılan temyiz incelemesinde;

I- Katılan vekilinin, sanık … hakkında 5607 sayılı yasaya muhalefet etmek suçundan verilen beraat hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;

5237 sayılı TCK’nın 55. maddesi kapsamında söz konusu havalelere ait paralar elde edilemediği gibi suçun işlenmesi ile elde edilen veya suçun konusunu oluşturan ya da suçun işlenmesi için sağlanan maddi menfaatler ile bunların değerlendirilmesi veya dönüştürülmesi sonucu ortaya çıkan ekonomik kazançlardan olduğuna dair dosyada müsadere kararı vermeye yeterli, kesin, inandırıcı ve somut delil bulunmadığı ve sanık hakkında atılı suçtan beraat kararı verildiği gözetilmeden yazılı şekilde kazanç müsaderesine hükmedilmesi,

Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden ve bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesi uyarınca; hüküm fıkrasının kazanç müsaderesine ilişkin olan bölümünden 1 numaralı bendin çıkartılması ve sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

II- Sanıklar … ve … ile katılan vekilinin, sanıklar … ve … hakkında 5607 sayılı yasaya muhalefet etmek suçundan verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;

1- Sanık … yönünden, Dairemizde aynı gün incelenen 2016/2151 Esas (… 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/348 E. 2014/233 K. sayılı dosyası) sayılı dosyasında yer alan eylemin benzer suç vasfına yönelik olduğu gözetilerek suç tarihine ve işlenen suçun niteliğine göre adı geçen sanığın eylemlerinin 5237 sayılı TCK`nın 43. maddesi kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından dosyaların incelenmesi, gerektiğinde birleştirilmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,

2- Sanıkların üzerlerine atılı suçu, Dairemizde aynı gün incelenen ve 2016/5377 Esas sırasında bulunan … 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 01/04/2014 tarih ve 2013/387 Esas – 2014/144 Karar sayılı kararı ile aynı suçtan hakkında mahkumiyet kararı verilen … ile birlikte işledikleri anlaşılmakla, 5607 sayılı Yasanın 4/2. maddesinde düzenlenen suçun üç veya daha fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi nedeniyle

sanıklar hakkında hükmolunan temel cezada arttırım yapılması gerekirken yazılı şekilde eksik ceza tayin edilmesi,

3- 24/11/2015 günlü 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi`nin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptal edilmesi nedeniyle, anılan maddenin yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,

Yasaya aykırı, sanıklar … ve … ile katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Yasa’nın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA,

H- 12/07/2013 tarihli eylemle ilgili yapılan temyiz incelemesinde;

I- Katılan vekilinin, sanıklar … ve … hakkında 5607 sayılı yasaya muhalefet etmek suçundan verilen beraat hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;

Her ne kadar sanık … hakkında 24/12/2013 tarihli iddianamenin sonuç ve talep kısmında 12/07/2013 tarihli eylem için cezalandırılması talep edilmiş ise de, anılan iddianamede 12/07/2013 tarihli eylemin anlatım kısmında sanık …’dan söz edildiği ve şüpheli olarak ifade edildiği gözetilerek, sanık hakkında bu sebeple dava açıldığı değerlendirilerek yapılan incelemede;

Yapılan duruşmaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, gösterilen gerekçeye ve takdire göre katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle sanıklar hakkındaki hükümlerin ayrı ayrı ONANMASINA,

II- Katılan vekilinin, sanıklar …, … ve … hakkında 5607 sayılı yasaya muhalefet etmek suçundan verilen beraat hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;

1- Sanık … yönünden, 5237 sayılı TCK’nın 55. maddesi kapsamında söz konusu havalelere ait paralar elde edilemediği gibi suçun işlenmesi ile elde edilen veya suçun konusunu oluşturan ya da suçun işlenmesi için sağlanan maddi menfaatler ile bunların değerlendirilmesi veya dönüştürülmesi sonucu ortaya çıkan ekonomik kazançlardan olduğuna dair dosyada müsadere kararı vermeye yeterli, kesin, inandırıcı ve somut delil bulunmadığı ve sanık hakkında atılı suçtan beraat kararı verildiği gözetilmeden yazılı şekilde kazanç müsaderesine hükmedilmesi,

2- Sanıklar … ve … yönünden, 5237 sayılı TCK’nın 55. maddesi kapsamında söz konusu havalelere ait paralar elde edilemediği gibi suçun işlenmesi ile elde edilen veya suçun konusunu oluşturan ya da suçun işlenmesi için sağlanan maddi menfaatler ile bunların değerlendirilmesi veya dönüştürülmesi sonucu ortaya çıkan ekonomik kazançlardan olduğuna dair dosyada müsadere kararı vermeye yeterli, kesin, inandırıcı ve somut delil bulunmadığı, ele geçirilemeyen eşya yönünden tahsiline karar verilen para için şartların oluşmadığı ve sanıklar hakkında atılı suçtan beraat kararı verildiği gözetilmeden yazılı şekilde kazanç müsaderesine hükmedilmesi,

Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden ve bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesi uyarınca; hüküm fıkrasının kazanç müsaderesine ilişkin olan bölümünden 1 ve 3 numaralı bendin çıkartılması ve sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin ayrı ayrı DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

III- Sanık … müdafii ve sanık …, sanık … müdafii, sanık … müdafii, sanık … müdafii, sanıklar … ve … müdafii ile katılan vekilinin, sanıklar …, …, …, …, … ve … hakkında 5607 sayılı yasaya muhalefet etmek suçundan verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;

1- Sanık … yönünden, bu dosya içerisinde yer alan 16/05/2013, 31/05/2013 ve 18/06/2013 tarihli mahkumiyet hükmü tesis edilen eylemlerinin benzer suç vasfına yönelik olduğu gözetilerek suç tarihine ve işlenen suçun niteliğine göre adı geçen sanığın eylemlerinin 5237 sayılı TCK`nın 43. maddesi kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından dosyaların incelenmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,

2- Sanıkların üzerlerine atılı suçu birlikte işledikleri anlaşılmakla, 5607 sayılı Yasanın 4/2. maddesinde düzenlenen suçun üç veya daha fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi nedeniyle sanıklar hakkında hükmolunan temel cezada arttırım yapılması gerekirken yazılı şekilde eksik ceza tayin edilmesi,

3- Sanık … yönünden, 5237 sayılı TCK’nın 55. maddesi kapsamında söz konusu havalelere ait paralar elde edilemediği gibi suçun işlenmesi ile elde edilen veya suçun konusunu oluşturan ya da suçun işlenmesi için sağlanan maddi menfaatler ile bunların değerlendirilmesi veya dönüştürülmesi sonucu ortaya çıkan ekonomik kazançlardan olduğuna dair dosyada müsadere kararı vermeye yeterli, kesin, inandırıcı ve somut delil bulunmadığı ve ele geçirilemeyen eşya yönünden tahsiline karar verilen para için şartların oluşmadığı gözetilmeden sanık hakkında yazılı şekilde kazanç müsaderesine hükmedilmesi,

4- 24/11/2015 günlü 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi`nin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptal edilmesi nedeniyle, anılan maddenin yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,

Yasaya aykırı, sanık … müdafii ve sanık …, sanık … müdafii, sanık … müdafii, sanık … müdafii, sanıklar … ve … müdafii ile katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Yasa’nın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA,

K- 15/08/2013 tarihli eylemle ilgili yapılan temyiz incelemesinde;

I- Katılan vekilinin, sanık … hakkında 5607 sayılı yasaya muhalefet etmek suçundan verilen beraat hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;

Yapılan duruşmaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, gösterilen gerekçeye ve takdire göre katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,

II- Katılan vekilinin, sanık … hakkında 5607 sayılı yasaya muhalefet etmek suçundan verilen beraat hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;

Olay tarihinde edinilen istihbari bilgiler sonucunda sanık … ve …’ın doğu illerinden gelen yolcu otobüsünden aldıkları kaçak sigaraları araçla piyasaya dağıtacakları öğrenilmekle terminal civarında aranan araç tespit edilmiş ve fiziki takip sonucunda durdurulan aracın sürücüsünün sanık … olduğu yanında ise sanık …’in bulunduğu ve aracın içinde 11.920 paket bandrolsüz ve kaçak sigara ele geçirildiği cihetle, sanık … olay esnasında yakalanmamış ise de dosya kapsamında bulunan 242 ve 243 numaralı telefon dinleme tutanakları ve sanığın aşamalardaki savunmasına göre üzerine atılı suçun yasal unsurlarının oluştuğu gözetilmeden oluş ve dosya içeriğine uygun düşmeyen gerekçelerle sanığın mahkumiyeti yerine beraatine karar verilmesi,

Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün, 5320 sayılı Yasa’nın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK`nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA,

III- Sanıklar … ve … ile katılan vekilinin, sanıklar … ve … hakkında 5607 sayılı yasaya muhalefet etmek suçundan verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;

1- Sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK`nın 58 maddesi gereğince, ek savunma hakkı tanınmadan tekerrür hükümlerinin uygulanması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,

2- Sanıkların üzerlerine atılı suçu, II numaralı bozma bendi gereğince hakkındaki beraat hükmünün bozulmasına karar verilen …’in de katılımıyla, birlikte işledikleri anlaşılmakla 5607 sayılı Yasanın 4/2. maddesinde düzenlenen suçun üç veya daha fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi nedeniyle sanıklar hakkında hükmolunan temel cezada arttırım yapılması gerekirken yazılı şekilde eksik ceza tayin edilmesi,

3- 24/11/2015 günlü 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi`nin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptal edilmesi nedeniyle, anılan maddenin yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,

Yasaya aykırı, sanıklar … ve … ile katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Yasa’nın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA,

L- 17/08/2013 tarihli eylemle ilgili yapılan temyiz incelemesinde;

I- Katılan vekilinin, sanık … hakkında 5607 sayılı yasaya muhalefet etmek suçundan verilen beraat hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;

Yapılan duruşmaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, gösterilen gerekçeye ve takdire göre katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,

II- Sanık … müdafii ve katılan vekilinin, sanık … hakkında 5607 sayılı yasaya muhalefet etmek suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;

1- Sanık hakkında 5237 sayılı TCK`nın 58 maddesi gereğince, ek savunma hakkı tanınmadan tekerrür hükümlerinin uygulanması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,

2- 24/11/2015 günlü 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi`nin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptal edilmesi nedeniyle, anılan maddenin yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,

Yasaya aykırı, sanık … müdafii ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Yasa’nın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA,

III- Sanık … ve katılan vekilinin, sanık … hakkında 5607 sayılı yasaya muhalefet etmek suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;

1- Sanığın bu dosya içerisinde yer alan 30/08/2013 tarihli mahkumiyet hükmü tesis edilen eyleminin benzer suç vasfına yönelik olduğu gözetilerek suç tarihine ve işlenen suçun niteliğine göre adı geçen sanığın eylemlerinin 5237 sayılı TCK`nın 43. maddesi kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından dosyaların incelenmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,

2- 24/11/2015 günlü 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi`nin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptal edilmesi nedeniyle, anılan maddenin yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,

Yasaya aykırı, sanık … ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Yasa’nın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA,

M- 30/08/2013 tarihli eylemle ilgili yapılan temyiz incelemesinde;

I- Sanıklar …, … ve katılan vekilinin, sanıklar … ve … hakkında 5607 sayılı yasaya muhalefet etmek suçundan verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;

Mahkemenin 10/04/2015 tarihli hükmüne ilişkin gıyabi kararın sanık …’ın dosyada bilinen son adresi yerine 7201 sayılı Yasa’nın 10. maddesine aykırı olarak doğrudan Mernis adresine tebliğ edilmesinin usule aykırı olması ve bu sebeple geçersiz bulunması nedeniyle sanık …’ın 22/06/2015 tarihinde yaptığı temyiz isteminin süresinde olduğu gözetilerek yapılan incelemede,

Anayasa Mahkemesi’nin, 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesindeki hak yoksunluklarına ilişkin 24/11/2015 günlü Resmi Gazete`de yayımlanan 08/10/2015 tarihli ve 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilebileceği değerlendirilerek yapılan incelemede,

Yapılan duruşmaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, gösterilen gerekçeye ve takdire göre sanıklar … ve … ile katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle sanıklar hakkındaki hükümlerin ayrı ayrı ONANMASINA,

II- Sanık … müdafii ve sanık …, sanıklar … ve … ile katılan vekilinin, sanıklar …, … ve … hakkında 5607 sayılı yasaya muhalefet etmek suçundan verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;

1- Sanık … yönünden bu dosya içerisinde yer alan 16/05/2013 ve sanık … yönünden bu dosya içerisinde yer alan 17/08/2013 tarihli mahkumiyet hükmü tesis edilen eylemler ile ayrıca sanık … yönünden ise bu dosya içerisinde yer alan ve ilgili hükmün bozulmasına karar verilen 15/08/2013 tarihli eylemlerinin benzer suç vasfına yönelik olduğu gözetilerek suç tarihine ve işlenen suçun niteliğine göre adı geçen sanıkların eylemlerinin 5237 sayılı TCK`nın 43. maddesi kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından dosyaların incelenmesi ve sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,

2- Sanıklar … ve … yönünden, sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK`nın 58 maddesi gereğince, ek savunma hakkı tanınmadan tekerrür hükümlerinin uygulanması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,

3- Sanık … yönünden, 5237 sayılı TCK’nın 55. maddesi kapsamında söz konusu havalelere ait paralar elde edilemediği gibi suçun işlenmesi ile elde edilen veya suçun konusunu oluşturan ya da suçun işlenmesi için sağlanan maddi menfaatler ile bunların değerlendirilmesi veya dönüştürülmesi sonucu ortaya çıkan ekonomik kazançlardan olduğuna dair dosyada müsadere kararı vermeye yeterli, kesin, inandırıcı ve somut delil bulunmadığı ve ele geçirilemeyen eşya yönünden tahsiline karar verilen para için şartların oluşmadığı gözetilmeden sanık hakkında yazılı şekilde kazanç müsaderesine hükmedilmesi,

4- 24/11/2015 günlü 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi`nin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptal edilmesi nedeniyle, anılan maddenin yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,

Yasaya aykırı, sanık … müdafii ve sanık …, sanıklar … ve … ile katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Yasa’nın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA,

III- Katılan vekilinin, sanık … hakkında 5607 sayılı yasaya muhalefet etmek suçundan verilen beraat hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;

Olay tarihinde edinilen istihbari bilgiler sonucunda sanıklar … ve …’in …’dan yolcu otobüsüyle sanıklar … ve …’e kaçak sigara getireceği, bunun üzerine gerekli önlemler alınarak tespit edilen yolcu otobüsü bir süre takip edilmiş daha sonra … plakalı araçla otobüsün arka arkaya yol kenarında durdukları ve yolcu otobüsünden inen sanıklar … ve …’in bagajdan 5 valiz, 1 çuval ve 1 büyük poşet aldıkları, ardından diğer araçtan inen sanıklar … ve …’in de aracın bagajını açıp bunları bagaja koyarken yapılan müdahale sonucunda 6.640 paket bandrolsüz ve kaçak sigara ele geçirildiği cihetle, sanık …’in tutanak anlatımına göre kaçak sigara içeren paketleri otobüsten alıp diğer aracın bagajına koyarken yakalandığı, sanık …’in mahkeme savunmasında sigaraları …’la birlikte …’in getirdiğini açıkça beyan ettiği ve dosya kapsamında bulunan 250 numaralı telefon dinleme tutanağına göre de sanık …’ün beklediği kişilerin birden fazla olduklarının anlaşılmasına göre sanığın üzerine atılı suçun yasal unsurlarının oluştuğu gözetilmeden oluş ve dosya içeriğine uygun düşmeyen gerekçelerle sanığın mahkumiyeti yerine beraatine karar verilmesi,

Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün, 5320 sayılı Yasa’nın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK`nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA,

N- 21/06/2013 tarihli eylemle ilgili yapılan temyiz incelemesinde;

I- Sanık … ve katılan vekilinin, sanık … hakkında 5607 sayılı yasaya muhalefet etmek suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;

Anayasa Mahkemesi’nin, 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesindeki hak yoksunluklarına ilişkin 24/11/2015 günlü Resmi Gazete`de yayımlanan 08/10/2015 tarihli ve 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilebileceği değerlendirilerek yapılan incelemede,

Yapılan duruşmaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, gösterilen gerekçeye ve takdire göre sanık … ve katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,

II- Sanık … ve katılan vekilinin, sanık … hakkında 5607 sayılı yasaya muhalefet etmek suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;

1- Sanığın bu dosya içerisinde yer alan 05/09/2013 tarihli mahkumiyet hükmü tesis edilen eyleminin benzer suç vasfına yönelik olduğu gözetilerek suç tarihine ve işlenen suçun niteliğine göre adı geçen sanığın eylemlerinin 5237 sayılı TCK`nın 43. maddesi kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından dosyaların incelenmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,

2- 24/11/2015 günlü 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi`nin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptal edilmesi nedeniyle, anılan maddenin yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,

Yasaya aykırı, sanık … ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Yasa’nın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA,

O- 05/09/2013 tarihli eylemle ilgili yapılan temyiz incelemesinde;

I- Katılan vekilinin, sanık … hakkında 5607 sayılı yasaya muhalefet etmek suçundan verilen beraat hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;

Yapılan duruşmaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, gösterilen gerekçeye ve takdire göre katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,

II- Sanık … ve katılan vekilinin, sanık … hakkında 5607 sayılı yasaya muhalefet etmek suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;

1- Sanığın bu dosya içerisinde yer alan 21/06/2013 tarihli mahkumiyet hükmü tesis edilen eyleminin benzer suç vasfına yönelik olduğu gözetilerek suç tarihine ve işlenen suçun niteliğine göre adı geçen sanığın eylemlerinin 5237 sayılı TCK`nın 43. maddesi kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından dosyaların incelenmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,

2- 24/11/2015 günlü 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi`nin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptal edilmesi nedeniyle, anılan maddenin yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,

Yasaya aykırı, sanık … ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Yasa’nın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA,

P- 24/08/2013 tarihli eylemle ilgili yapılan temyiz incelemesinde;

I- Sanık … ve katılan vekilinin, sanık … hakkında 5607 sayılı yasaya muhalefet etmek suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;

Anayasa Mahkemesi’nin, 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesindeki hak yoksunluklarına ilişkin 24/11/2015 günlü Resmi Gazete`de yayımlanan 08/10/2015 tarihli ve 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilebileceği değerlendirilerek yapılan incelemede,

Yapılan duruşmaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, gösterilen gerekçeye ve takdire göre sanık … ve katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,

II- Sanık … ve katılan vekilinin, sanık … hakkında 5607 sayılı yasaya muhalefet etmek suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;

1- Sanık hakkında 5237 sayılı TCK`nın 58 maddesi gereğince, ek savunma hakkı tanınmadan tekerrür hükümlerinin uygulanması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,

2- 24/11/2015 günlü 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi`nin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptal edilmesi nedeniyle, anılan maddenin yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,

Yasaya aykırı, sanık … ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Yasa’nın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA,

R-Sanıklar …, … ve … hakkında verilen hükmen tutuklama kararının incelenmesinde ise;

Sanıklar … ve …‘nin tutuklu kaldığı süre ve haklarında verilen kararların niteliği gereği başka suçtan tutuklu veya hükümlü değillerse sanık … müdafiinin tahliye isteminin kabulü ve sanık … hakkında re`sen yapılan inceleme ile haklarındaki hükmen tutuklama kararlarının kaldırılmasına ve ayrı ayrı TAHLİYELERİNE, sanık … hakkında ise verilen kararların niteliği gereği hükmen tutuklama kararının kaldırılmasına, oybirliğiyle karar verildi.


YARGITAY 6. CEZA DAİRESİ Esas : 2016/3548 Karar : 2016/5667 Tarih : 13.07.2016

  • TCK 55. Madde

  • Kazanç Müsaderesi

Yerel Mahkemece verilen hüküm sanıklar …, … savunmanları tarafından duruşmalı olarak da temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre tayin edilen günde yapılan duruşma sonunda dosya okunarak gereği görüşülüp düşünüldü;

Hükmedilen cezaların süresine göre, sanık … savunmanının duruşmalı inceleme talebinin, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK`nın 318. maddesi gereğince REDDİNE;

Soruşturmanın sonuçlarını içeren tutanaklar, belgeler ve sanık … hakkında müşteki …..yönelik yağma suçundan duruşmalı inceleme sırasında ileri sürülen savunma doğrultusunda yapılan değerlendirmede;

I-İddianamedeki 11.olay nedeniyle (müştekisi belli değil) sanıklar … ve … için hırsızlık suçundan kurulan beraat; sanık … hakkında suç eşyasını satın almak suçundan kurulan beraat;

İddianamedeki 23.olay nedeniyle (müştekisi belli değil) hırsızlık suçundan sanıklar …, …, … ve … hakkında kurulan beraat; sanık … hakkında suç eşyasını satın almak suçundan kurulan beraat hükümlerine yönelik temyiz incelemesinde;

Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; O yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, usul ve kanuna uygun bulunan hükümlerin ONANMASINA,

II-İddianamedeki 6-7-8-9-12.olaylar nedeniyle müştekiler … ve …`a yönelik hırsızlık suçlarından, sanıklar … ve … hakkında kurulan mahkumiyet;

İddianamedeki 16.olay nedeniyle müdahil …`ya yönelik sanıklar …, …, …, … ve … hakkında kurulan mahkumiyet;

İddianamedeki 18.olay nedeniyle müşteki Sefer`e yönelik sanıklar … ve … hakkında kurulan mahkumiyet;

İddianamedeki 21.olay nedeniyle müşteki …`a yönelik hırsızlık suçundan sanık …, … ve … hakkında kurulan mahkumiyet;

İddianamedeki 22. ve 26. olaylar nedeniyle müşteki …`a yönelik hırsızlık suçundan sanıklar …, …, … ve … hakkında kurulan mahkumiyet;

İddianamedeki 24.olay nedeniyle müşteki …‘ya yönelik yağma ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından sanıklar …, …, … ve … hakkında kurulan mahkumiyet; sanıklar …, …, … ve … hakkında müşteki …`ya yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan mahkumiyet;

İddianamedeki 25.olay nedeniyle müşteki …`e yönelik hırsızlık suçundan sanıklar … ve … hakkında kurulan mahkumiyet;

İddianamedeki 27.olay nedeniyle müşteki …`a yönelik yağma suçundan sanıklar …, … ve … hakkında kurulan mahkumiyet;

İddianamedeki 28.olay nedeniyle katılan …`a yönelik hırsızlık suçundan sanık … hakkında kurulan mahkumiyet;

Sanık … hakkında kurulan suç eşyasını satın almak suçundan kurulan mahkumiyet hükümleri ile sanıklar … ve … hakkında kazanç müsaderesine ilişkin hükümlere yönelik temyiz incelemesinde;

İddianamede 6. ve 7.olay olarak gösterilen mağdur …`ya yönelik mala zarar verme suçundan sanıklar …, …, … ve … hakkında; mala zarar verme suçundan; iddianamede 10.olay olarak gösterilen müşteki Apo lakaplı kişiye yönelik hırsızlık suçundan sanık … hakkında açılan kamu davaları ile ilgili olarak zamanaşımı içinde yerinde karar verilmesi olanaklı kabul edilmiş;

Oluş ve dosya kapsamına göre; sanık …‘in iddianamede belirtilen 1,2,3, 10. ve 16. olaylarda suça konu eşyayı kabul ettiğine dair delil olmadığı anlaşılmış ise de, 9. ve 18. olaylardaki mevcut delillerle eyleminin sabit olduğu sonucuna ulaşılmakla yapılan incelemede, yukarıdaki husus sonuç cezaya etkili bulunmadığından; hakkında TCK`nın 43.maddesi ile artırım yapılırken adli para cezasının 300 gün, neticede 6000.-TL adli para cezası yerine, 5000.-TL adli para cezası verilerek eksik para cezası tayini karşı temyiz olmadığından;

İddianamedeki 24. olay olarak anlatılan suçta, müşteki …‘ya yönelik yağma suçunun işlenmesi sırasında sopa kullanıldığının anlaşılması nedeni ile TCK’nın f maddesi yollamasıyla aynı Yasanın 149/1.maddesinin (c) bendinin yanı sıra (a) bendi ile uygulama yapılması gerektiğinin gözetilmemesi; müştekiden 50.-TL’nın zorla alındığı ve ayrıca 1.000.-TL para da istendiği dikkate alındığında, TCK`nın 150/2. maddesi ile cezada indirim yapılamayacağının düşünülmemesi,

Karşı temyiz olmadığından anılan hususlar bozma nedeni yapılmamıştır.

Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçların sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, eleştiri dışında diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Ancak;

1)Sanık … hakkında uygulanan, 28/06/2014 tarihinde Resmi Gazete`de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Yasanın 81. maddesi ile 5275 sayılı Yasanın 106/3. maddesinde; “Hükümlü, tebliğ olunan ödeme emri üzerine belli süre içinde adli para cezasını ödemezse, Cumhuriyet savcısının kararı ile ödenmeyen kısma karşılık gelen gün miktarı hapis cezasına çevrilerek, hükümlünün iki saat çalışması karşılığı bir gün olmak üzere kamuya yararlı bir işte çalıştırılmasına karar verilir. Günlük çalışma süresi, en az iki saat ve en fazla sekiz saat olacak şekilde denetimli serbestlik müdürlüğünce belirlenir. Hükümlünün hakkında hazırlanan programa ve denetimli serbestlik görevlilerinin bu kapsamdaki uyarı ve önerilerine uymaması hâlinde, çalıştığı günler hapis cezasından mahsup edilerek kalan kısmın tamamı açık ceza infaz kurumunda yerine getirilir.” şeklinde düzenleme yapıldığı dikkate alındığında, hükmedilen 5.000.-TL adli para cezasının ödenmemesi durumunda, hapse çevrilemeyeceğinde yasal zorunluluk bulunması,

2-Sanıklar … ve … hakkında, TCK’nın 55.maddesince verilen kazanç müsaderesinde; TCK`nın 55. maddesi uyarınca kazanç müsaderesinin, suçun işlenmesiyle elde edilen veya suçun konusunu oluşturan ya da suçun işlenmesiyle oluşan maddi menfaatlerle, bunların değerlendirilmesi veya dönüştürülmesi sonucu ortaya çıkan ekonomik kazancın, suçun mağduruna iade edilememesi halinde mümkün olduğuna ilişkin düzenleme gözetildiğinde; somut olaylarda bazı suçlarda mağdurların kimliklerinin açıkça belli olduğu, bu bağlamda kazanç müsaderesi koşulları oluşmadığı halde, sanık …’tan ele geçirilen 530.-TL, sanık …’den ele geçirilen 1.931.-TL paranın TCK’nın 55. maddesi uyarınca müsaderesine karar verilmesi,

3-24/11/2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi’nin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 Esas-2015/85 Karar sayılı kararı ışığında; hükümde yer alan 5237 sayılı TCK`nın 53. maddesine ilişkin uygulamanın iptal kararı doğrultusunda düzenlenmesinde zorunluluk bulunması,

Bozmayı gerektirmiş, sanıklar …, …, …, …, …, …, …, … ve … savunmanlarının, sanıklar …, …, …, … ile savunmanları, sanık … ve …‘in temyiz dilekçelerinde ve sanık … savunmanı Avukat …‘in duruşmada ileri sürdükleri tüm itiraz ve savunmaları ile müşteki …..yönelik yağma suçundan duruşmalı temyiz incelemesi yapılan hükümlerin açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenleri yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından “TCK’nın 53.maddenin uygulanmasına, sanık … hakkında ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrilmesine” ve “sanıklar … ve … hakkında kazanç müsaderesine ilişkin kısımlar çıkartılarak yerine, “Sanığın kasten işlemiş olduğu suç için hapis cezasıyla mahkumiyetinin yasal sonucu olarak, TCK`nın 53/1. maddesinin uygulanması yönünden, (a, c, d ve e) bentleri ile (b) bendinde yazılı seçme, seçilme ve diğer siyasi hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına; aynı Kanunun 53/2. maddesinin uygulanması açısından, 53/1.maddesinin (a, c, d ve e) bentleri ile (b) bendinde yazılı seçme ve diğer siyasi hakları ve aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca, (c) bendinde yazılı kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkilerini mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar kullanamamasına” cümlesinin yazılması suretiyle, eleştiri dışında, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

III- İddianamedeki 1.olay nedeniyle müşteki …..yönelik hırsızlık suçundan sanıklar …, …, … ve … hakkında kurulan mahkumiyet;

İddianamedeki 2.olay nedeniyle müşteki ….. yönelik hırsızlık suçundan sanıklar … ve … hakkında kurulan beraat; İddianamedeki 2.olay nedeniyle müşteki ….. yönelik hırsızlık suçundan sanık … hakkında kurulan mahkumiyet;

İddianamedeki 3.olay nedeniyle müşteki …`ya yönelik hırsızlık suçundan sanıklar …, …, … ve … hakkında kurulan mahkumiyet;

Sanık … için müştekiler … ve …`a yönelik 6-7-8.olaylar için kurulan mahkumiyet;

İddianamedeki 10.olay nedeniyle müşteki ….. lakaplı kişiye yönelik hırsızlık suçundan sanıklar …, …, … ve … hakkında kurulan mahkumiyet;

İddianamedeki 13.olay nedeniyle katılan … ….. yönelik hırsızlık suçundan sanıklar … ve … hakkında kurulan mahkumiyet;

İddianamedeki 16.olay nedeniyle müdahil …`ya yönelik hırsızlık suçundan sanık … hakkında kurulan mahkumiyet;

İddianamedeki 17.olay nedeniyle müşteki …`a yönelik hırsızlık suçundan sanıklar …, …, … ve … hakkında kurulan mahkumiyet;

İddianamedeki 18.olay nedeniyle müşteki Sefer`e yönelik hırsızlık suçundan, sanıklar …, … ve … hakkında kurulan mahkumiyet;

İddianamedeki 19.olay nedeniyle müşteki …`na yönelik hırsızlık suçundan sanıklar … ve … için kurulan mahkumiyet;

İddianamedeki 20.olay nedeniyle müşteki …`a yönelik hırsızlık suçundan sanıklar … ve … hakkında kurulan mahkumiyet;

İddianamedeki 21.olay nedeniyle müşteki …`a yönelik hırsızlık suçundan sanıklar … ve … hakkında kurulan mahkumiyet;

Sanık … hakkında 22. ve 26.olaylar nedeniyle müşteki …`a yönelik hırsızlık suçundan kurulan mahkumiyet;

Sanık … hakkında kazanç müsaderesine ilişkin hükümlere yönelik temyiz incelemesine gelince;

Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir

Ancak;

1-İddianamede 1.olay olarak belirtilen açık kimliği belli olmayan mağdur Arap Bedri, 2.olay olarak belirtilen açık kimliği belli olmayan mağdur Cemil, 10. olay olarak belirtilen açık kimliği belli olmayan Arap lakaplı kişi ile 20.olay olarak belirtilen …`a yönelik hırsızlık olaylarında; olay yeri görgü tespit tutanakları tutulmadan mağdurların açık kimlikleri tespit edilip, ayrıntılı beyanları alınmadan ve 03.04.2015 tarihli kolluk görevlileri tarafından tutulan tutanakta, …..lakaplı kişilerin kilise köyünde tanınmadığının bildirildiği de gözetilmeden, salt telefon görüşmelerine ve bu görüşmelerden de hangisine dayanılarak karar verildiği de denetime olanak verecek şekilde karar yerinde gösterilmeden, genel geçişli ifadelerle yazılı şekilde, karar verilmesi,

2-İddianamedeki 3.olay nedeniyle müşteki …`ya yönelik hırsızlık olayında;

Mağdur …‘nın beyanında; “suç tarihi itibari ile kilise köyünde İbrahim ….. isimli şahsın narenciye bahçesinde bekçilik yapıyordum, ben sanıklar …, …, …, …‘yı tanırım, ancak …‘i hatırlayamadım, bu sanıkların 10 Mart 2011 tarihinde bekçilik yaptığım bahçede narenciye çaldıklarını ben görmedim, duymadım”, şeklinde beyanda bulunduğu, telefon dinleme tapelerinden sanıkların bir yere gitmekten bahsettikleri, “(karakol) geliyor” sözcükleri kullanılmış ise de, olay sırasında mağdur İbrahim ….. narenciye bahçesinden narenciye çalındığına dair bir kayıt olmadığı gibi, mağdur olan ….. ….. beyanınında alınmadığı dikkate alındığında; sanıklar …, …, … ve …`nın suç teşkil eden haksız bir fiilde bulundukları ve/veya hırsızlık suçunu işlediklerine dair, her türlü şüpheden uzak, kesin delillerin neler olduğu duraksamaya yer vermeyecek şekilde karar yerinde gösterilmeden, genel ifadelerle yazılı şekilde hüküm kurulması,

3-Sanık … hakkında, müştekiler … ve …‘a yönelik 6-8.olaylarda; “müştekinin narenciye bahçesinden, demir kapı ve hurdaların çalınması” ile 7.olayda “narenciyenin çalınması” sırasında, sanık …‘in diğer sanıklar ile birlikte olmadığı ve/veya suç mahalline ulaşmadığı dikkate alındığında, sanık …`in bu olaylara katıldığına dair kesin inandırıcı delillerin neler olduğu gösterilmeden, hangi telefon dinlemesine dayanıldığı açıklanmadan, genel geçişli ifadelerle yazılı şekilde, karar verilmesi,

4-İddianamedeki 13.olay nedeniyle katılan … ….. yönelik hırsızlık olayında; eylemin gece işlendiğine dair kesin delillerin neler olduğu karar yerinde gösterilmeden, yerinde ve yeterli olmayan gerekçe ile TCK`nın 143.maddesi ile sanıklar … ve … hakkında uygulama yapılması,

5-İddianamedeki 16.olay nedeniyle müdahil …‘ya yönelik hırsızlık olayında; sanık …‘ın suçlamayı kabul etmediği, mağdurun da “hırsızlık yapanları görmediğini” belirtmesi, telefon dinlemelerinde de, sanık …`ın diğer sanıkların suçuna katıldığına dair bir delil olmadığı halde, hangi telefon dinlemesine dayanıldığı da gösterilmeden; genel, geçişli ifadelerle sanık … hakkında yazılı şekilde karar verilmesi,

6-İddianamedeki 17.olay nedeniyle müşteki …`a yönelik hırsızlık olayında;

a-Eylemin gece işlendiğine dair kesin delillerin neler olduğu karar yerinde gösterilmeden, yerinde ve yeterli olmayan gerekçe ile TCK`nın 143.maddesi ile uygulama yapılması,

b-Müştekiye ait sera tellerinin sanık … tarafından, hakkında ek kovuşturmaya yer olmadığına karar verilen …‘ya satıldığı, sanık …`in … ve İsmail Kaya tarafından teşhis edildiği, telefon dinlemelerinde,

Sanıklar … ve …`ın katıldığına dair bir görüşme olmadığı halde, hangi delile dayanıldığı karar yerinde gösterilmeden adı geçen sanıklar … ve … haklarında yeterli olmayan gerekçe ile yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi,

7-İddianamedeki 18.olay nedeniyle müşteki …..yönelik hırsızlık olayında; mağdura ait tarladan istiflenmiş, 108 çuval soğan çalınırken, telefon dinlemesinden sanıklar … ve …‘ın olay yerinde oldukları; 16.05.2011 tarihinde 21:25:27 sıralarında … ile … arasında yapılan telefon görüşmesinde özetle, sanık …‘ın, …‘tan nerede olduğunu sorduğu, onun da mağdurun tarlasında olduğunu söylemesi üzerine, …‘ın oradan çıkmalarını söylemesi şeklinde gelişen telefon konuşması dikkate alındığında; sanıklar …, … ve …`ın bu mağdura karşı suça katıldığına dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı deliller gösterilip açıklanmadan ve/veya hangi telefon dinlemesine dayanılarak hüküm kurulduğu, denetime olanak verecek şekilde gösterilmeden genel geçişli ifadelerle hüküm kurulması,

8-İddianamedeki 19.olay nedeniyle müşteki …`na yönelik hırsızlık olayında;

a)10.11.2011 tarih, 2011/626 soruşturma nolu iddianame ile, sanık … hakkında hırsızlık suçundan, 5271 sayılı CMK’nın 170. maddesine uygun yöntemince açılmış bir dava bulunmadığı, hükmün konusunun iddianamede gösterilen eylemle sınırlı olduğu gözetilmeden, dava konusu dışına çıkılarak hükümlülüğüne karar verilmek suretiyle, 5271 sayılı CMK’nın 225/1.maddesine aykırı davranılması,

b-28/05/2011 tarihinde ….. ili ….. ilçesi ….. Mahallesinde bulunan …..isimli kişiye ait narenciye bahçesindeki müştekiye ait sondaj kuyu suyu demir malzemelerinin çalınması olayı ile ilgili telefon dinlemelerinden, sanık …`ın herhangi bir konuşmasının olmadığı ve suçlamayı da kabul etmediği dikkate alındığında; adı geçen sanığın eyleme katıldığına dair her türlü şüpheden uzak kesin delillerin neler olduğu ve hangi telefon konuşmasına dayanılarak hüküm kurulduğu karar yerinde denetime olanak verecek şekilde gösterilmeden, yerinde ve yeterli gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmesi,

9-İddianamedeki 21.olay nedeniyle müşteki …‘a yönelik hırsızlık suçunda; mağdurun aşamalarda, “….. Mahallesinde çiftçilik yaptığını, 14/06/2011 günü sabah saatlerinde karpuz ektiği tarlaya gittiğinde, tarlada bulunan karpuzların bir kısmının çalındığını gördüğünü, daha sonra durumu jandarmaya bildirdiğini, ayrıca karpuzların satılabileceği yerlere gittiğini, ….. İli ….. İlçesi sebze haline gittiğinde, ….. köyünde ikamet eden ve hırsızlıktan sabıkası bulunan … isimli şahsı gördüğünü, şahsın kendisini görünce kaçmaya başladığını, şahsın yanında bulunan araca doğru gittiğinde ise çalınan karpuzlarının kamyonette yüklü vaziyette olduğunu gördüğünü, o sırada aracın başında … isimli şahsın olduğunu, sorduğunda ise karpuzları … isimli şahsın evinden yükleyip kira karşılığında aracı ile birlikte ….. haline getirdiklerini söylediğini, bunun üzerine durumu polise bildirdiğini, karpuzları geri teslim aldığını” ifade etmiş olması karşısında; sanıklar … ve …‘ın bu eyleme katıldığına dair delillerin neler olduğu, telefon dinlemesinde bu sanıkların herhangi bir konuşmaları olmadığı gibi diğer sanıklar …, … ve …‘in bu sanıkların yanında olmadığını söylemeleri karşısında; sanıklar … ve …`ın, bu eyleme katıldıklarına dair her türlü şüpheden uzak kesin delillerin neler olduğu ve hangi telefon görüşmesine dayanılarak hüküm kurulduğu karar yerinde gösterilmeden yerinde ve yeterli olmayan gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmesi,

10-a-Sanık … hakkında, 22.olay olarak gösterilen 14/06/2011 tarihinde …’a ait olan karpuz tarlasına gelinerek yaklaşık 5 ton kadar karpuzun çalınması olayına katıldığına dair bir delilin olmadığı dikkate alınmadan, 26.olay da sanık …`ın bu eyleme ne şekilde katıldığı ve hangi telefon dinlemesine dayanılarak hüküm kurulduğu karar yerinde duraksamasız gösterilmesi gerekirken, yeterli ve yerinde olmayan gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmesi,

b-Sanık … hakkında, 26.olay nedeniyle müşteki …`a yönelik hırsızlık olayında, kamu davası açıldığı halde, bu konuda olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesi,

11-Sanık … hakkında, TCK’nın 55.maddesince verilen kazanç müsaderesinde; TCK’nın 55. maddesi uyarınca kazanç müsaderesinin, suçun işlenmesiyle elde edilen veya suçun konusunu oluşturan ya da suçun işlenmesiyle oluşan maddi menfaatlerle, bunların değerlendirilmesi veya dönüştürülmesi sonucu ortaya çıkan ekonomik kazancın, suçun mağduruna iade edilememesi halinde mümkün olduğuna ilişkin düzenleme dikkate alındığında; somut olaylarda bazı suçlarda mağdurların kimliklerinin açıkça belli olduğu, bu bağlamda kazanç müsaderesi koşulları oluşmadığı halde, sanık …’dan ele geçirilen 2.405.-TL`nın TCK’nın 55. maddesi uyarınca müsadere kararı verilmesi,

12-24/11/2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi’nin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 Esas-2015/85 Karar sayılı kararı ışığında; hükümde yer alan 5237 sayılı TCK`nın 53. maddesine ilişkin uygulamanın iptal kararı doğrultusunda düzenlenmesinde zorunluluk bulunması,

Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet Savcısının, sanıklar …, …, …, …, …, …, ve … savunmanlarının, sanıklar …, … ile savunmanlarının ve sanık …`nın temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri tüm itiraz ve savunmaları yerinde görüldüğünden hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, ilişkin oybirliğiyle alınan karar Yargıtay Cumhuriyet Savcısı ….. katıldığı oturumda sanık ve savunmanlarının yokluğunda, açıkça ve yöntemince okunup anlatıldı.


YARGITAY 13. CEZA DAİRESİ Esas : 2015/5718 Karar : 2016/9073 Tarih : 16.05.2016

  • TCK 55. Madde

  • Kazanç Müsaderesi

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:

Hırsızlık, konut dokunulmazlığını ihlal ve mala zarar verme suçlarına yönelik temyiz taleplerinin incelenmesinde;

Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.

Ancak;

… Mahkemesi’nin 08.10.2015 günlü, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete`de yayınlanan kısmi iptal kararı uyarınca, 5237 sayılı TCK 53.madde 1.fıkra b. bendinde düzenlenen “seçme ve seçilme ehliyetinden ve diğer siyasi hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına” hükmünün iptal edilmesi nedeniyle uygulanamayacağının gözetilmesi zorunluluğu ve kasten işlemiş olduğu suç dolayısıyla hapis cezasıyla mahkûmiyetin yasal sonucu olarak sanığın, 5237 sayılı TCK’nın 53/1.maddesinin (a), (c), (d) ve (e) bentlerinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkûm olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulması,

Bozmayı gerektirmiş, sanık … … ve katılan … …’in temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak ( BOZULMASINA ), bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından “TCK`nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümlerin” çıkartılarak, yerine “Kasten işlemiş olduğu suç için hapis cezasıyla mahkûmiyetin yasal sonucu olarak sanığın, 5237 sayılı TCK’nın 53/1.maddesinin (a), (c), (d) ve (e) bentlerinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkûm olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına” cümlesinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ( DÜZELTİLEREK ONANMASINA ),

Müsadere kararına yönelik temyiz taleplerinin incelenmesinde;

Dosya kapsamına göre hırsızlık olayından iki gün sonra farklı bir ilde katılana ait ziynet eşyasını satarken yakalanan sanıklarda ele geçirilen paraların katılanlara iadesi yerine 5237 sayılı TCK`nın 55. maddesine yanlış anlam verilerek müsaderesine karar verilmesi,

Bozmayı gerektirmiş, sanık … … ve katılan … …’in temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme kısmen uygun olarak ( BOZULMASINA ), bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından “sanıkların üzerlerinden çıkan paraların TCK’nın 55. maddesine göre müsadere edilmesine” ilişkin bölünün hükümden çıkartılarak yerine “Emanetin 2013/102 sırasındaki 1.365.TL. paranın katılanlar … … ve … …`e eşit olarak iadesine,” cümlesinin eklenmesi; suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ( DÜZELTİLEREK ONANMASINA ), oybirliği ile karar verildi.


YARGITAY 11. CEZA DAİRESİ Esas : 2007/4862 Karar : 2010/3105 Tarih : 15.03.2010

  • TCK 55. Madde

  • Kazanç Müsaderesi

Dolandırıcılık suçunun, tamamen sahte olarak basılmış da olsa bankanın maddi varlığı olan çek kullanılarak işlendiğinin oluşa uygun kabul edilmesine rağmen, 5237 sayılı TCK.nun 158/1-f maddesindeki nitelikli dolandırıcılık suçu yerine, basit dolandırıcılık suçundan hüküm kurulması, sanık aleyhine temyiz olmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.

Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinden gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarını uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık ve müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak;

5237 sayılı TCK.nun 55. maddesi gereğince kazanç müsaderesinin, maddi menfaatin suçun mağduruna iade edilmemesi halinde mümkün olduğu ve suçtan elde edilen haksız menfaate el konulmadığı da gözetilmeden yazılı şekilde kazanç müsaderesine hükmolunması yasaya aykırı ise de, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta 5320 Sayılı Yasanın 8/1 maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUY.nın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan,

5237 sayılı TCK.nun 55. maddesinin uygulandığı hüküm fıkrasının 6. bendinin karardan çıkarıtlması suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ( DÜZELTİLEREK ONANMASINA ), oybirliği ile karar verildi.


YARGITAY 6. CEZA DAİRESİ Esas : 2008/9505 Karar : 2009/13227 Tarih : 13.10.2009

  • TCK 55. Madde

  • Kazanç Müsaderesi

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvuranın nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:

Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılar hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir. Ancak; TCK.nun 55. maddesinin 1. fıkrasının son cümlesinde “… Bu fıkra hükmüne göre müsadere kararı verilebilmesi için maddi menfaatin suçun mağduruna iade edilmemesi gerekir.” hükmüne yer verildiği, bu nedenle, el konulmuş olunan maddi menfaatlerin suçun mağduruna iade edilebildiği veya iade edilmeme olanağının bulunduğu ya da suçun mağdurun belli olduğu durumlarda kazanç müsaderesine hükmetme olanağının bulunmadığı, bu durumda suçun mağdurunun, “kazanç müsaderesinin konusunu oluşturan değeri”, sanıktan talep etme hak ve olanağına sahip olduğu, yakınanı belli olan ve yağma suçunun konusunu oluşturan paranın toplam tutarının özel hukuk davası yoluyla talep edilebileceğinin gözetilmeden, anılan Yasa maddesine yanlış anlam verilerek, kazanç müsaderesine karar verilmesi,

Bozmayı gerektirmiş, sanık H.P. savunmanının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle istem gibi ( BOZULMASINA ), bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından “ Sanığın yağma eylemin nedeniyle sağlamış olduğu 3280 TL haksız ekonomik kazancın 5237 sayılı Kanunun 55. maddesi uyarınca müsaderesine ilişkin bölümün çıkartılması suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ( DÜZELTİLEREK ONANMASINA ), oybirliği ile karar verildi.


YARGITAY 5. CEZA DAİRESİ Esas : 2008/13367 Karar : 2008/9999 Tarih : 19.11.2008

  • TCK 55. Madde

  • Kazanç Müsaderesi

Zimmet suçundan hükümlü M… K… hakkında 5237 sayılı TCK.nun lehe hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı ile ilgili olarak Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesinden bozma üzerine verilen 27.03.2008 gün ve 2006/264 Esas, 2008/155 Karar sayılı hükmün Yargıtay`ca incelenmesi hükümlü müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,

Ancak;

Hükümlünün hangi hak ve yetkiyi kullanmaktan yoksun bırakıldığı açıkça belirtilmeden 5237 sayılı TCK.nun 53/5. maddesinin uygulanmasına karar verilmesi,

5237 sayılı TCK.nun 55/2. maddesi uyarınca kazanç müsaderesine ancak meşru malikinin belli olmaması halinde mümkün olduğu gözetilmeyerek zimmetin karşılığını oluşturan paranın müsaderesine karar verilmesi,

Yargıtay Ceza Genel Kurulunun dairemizce de benimsenen 07.04.2006 gün ve 2006/10-128-177 sayılı kararında da açıklandığı üzere; infazda doğabilecek kuşku ve duraksamaları gidermek üzere kesinleşen hükümdeki ücreti vekalet, şahsi hak ve yargılama giderlerinin uyarlama hükmünde de aynen gösterilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,

Kanuna aykırı olduğundan, hükümlü müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi gereğince ( BOZULMASINA ), oybirliğiyle karar verildi.


YARGITAY 7. CEZA DAİRESİ Esas : 2007/14823 Karar : 2008/643 Tarih : 31.01.2008

  • TCK 55. Madde

  • Kazanç Müsaderesi

5411 sayılı Kanun’a muhalefetten sanık Feyzullah hakkında yapılan duruşma sonunda; sanığın hükümlülüğüne ve müsadereye dair (Muş Ağır Ceza Mahkemesi)’nden verilen 15.03.2007 tarihli hükmün Yargıtay’ca incelenmesi sanık müdafii tarafından süresinde istenilerek dava evrakı Cumhuriyet Başsavcılığı`nın onama isteyen 18.10.2007 tarihli tebliğnamesiyle Daireye verilmekle, dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü.

Sair temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddine; ancak,

1- Suç ve karar tarihinde yürürlülükte bulunan 5237 sayılı TCK`nın 61. maddesinde “Hakim somut olayda, suçun işleniş biçimini, suçun işlenmesinde kullanılan araçları, suçun işlendiği zaman ve yeri, suçun konusunun önem ve değerini, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığını, failin kast veya taksirine dayalı kusurunun ağırlığını, failin güttüğü amaç ve saiki gözönünde bulundurarak işlenen suçun kanuni tanımında öngörülen cezanın alt ve üst sınırı arasında temel cezayı “belirler” şeklindeki düzenlemeden de anlaşılacağı üzere, temel ceza alt ve üst sınır arasında tayin edilirken fiilden kaynaklanan sebeplere dayanılması gerekirken, mağduru banka olan zimmet suçundan

ceza tayininde, “paranın hesap sahipleri açısından emeklilik de dahil olmak üzere birtakım güvenceler bahşettiği ve sanığın eylemi ile bunların yok edildiğinden” ve “başka kişilere haksız kazanç sağlaması ve özel hayatına ilişkin hususlar” gibi şahsa bağlı ve ceza tayininde yasal olarak nazara alınamayacak nedenlerle üst sınıra yaklaşılarak teşdiden ceza tayini aynı gerekçelerin teselsülden dolayı cezalarda artırım yapılırken de kullanılması ve ayrıca gün para cezasına uygulanacak para miktarının belirlenmesinde sanığın ekonomik durumunun gözetilmesi yerine suça konu haksız menfaat tutarı ve sanığın mal varlığına bu paranın girmiş olması, sarf ve istihlak şeklinin esas alınması,

2- 5237 sayılı Kanun’un 55. maddesinde “Suçun işlenmesi ile elde edilen veya suçun konusunu oluşturan ya da suçun işlenmesi için sağlanan maddi menfaatler ile bunların değerlendirilmesi veya dönüştürülmesi sonucu ortaya çıkan ekonomik kazançların müsaderesine karar verilir. Bu fıkra hükmüne göre müsadere kararı verilebilmesi için maddi menfaatin suçun mağduruna iade edilememesi gerekir” şeklindeki düzenleme dikkate alınmadan ve suçun mağduru olan ve zararının re`sen tazminine karar verilen bankanın sanıktan alacağını tahsilini engelleyecek şekilde sanığın suç konusu para ile satın aldığı arabasının zoralımına karar verilmesi,

Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün (BOZULMASINA), 31.01.2008 günü oybirliğiyle karar verildi.


YARGITAY 10. CEZA DAİRESİ Esas : 2007/2157 Karar : 2007/3988 Tarih : 11.06.2007

  • TCK 55. Madde

  • Kazanç Müsaderesi

Memurun resmi evrakta sahteciliği ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından sanık Hakan’ın yapılan yargılaması sonunda: Mahkumiyetine dair ( Ankara İkinci Ağır Ceza Mahkemesi )’nden verilen 24.11.2006 gün ve 2006/209 Esas, 2006/449 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay’ca incelenmesi sanık müdafii ve katılan vekili tarafından istenilmiş olduğundan, dava evrakı C.Başsavcılığı`nın bozma isteyen 05.03.2007 tarihli tebliğnamesi ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği görüşüldü:

I- Memurun resmi evrakta sahteciliği suçundan yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 7 ve 5349 sayılı Kanun’la değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun`un 9. maddeleri uyarınca mahkemece 5237 sayılı Yasa hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların denetime imkan verecek şekilde gösterilip birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe olan yasa belirlenip sonucuna göre hüküm kurulmuş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanık müdafiinin suçun unsurları itibariyle oluşmadığına ve niteliğine, katılan vekilinin bir sebebe dayanmayan temyiz itirazlarının reddiyle bu hükmün ONANMASINA,

II- Sanık müdafii ile katılan vekilinin “nitelikli dolandırıcılık” suçundan kurulan hükme yönelik temyizlerine gelince:

Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık müdafiinin suçların unsuları itibariyle oluşmadığına, katılan vekilinin el konulan paranın kuruma iadesi gerektiğine ilişen ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,

Ancak;

1- 5237 sayılı Yasa’da 765 sayılı Yasa`dan farklı olarak “gün para cezası istemi” kabul edildiği için, bu sistemde nispi para cezasına yer verilmemiştir. Keza ilgili maddelerin gerekçe bölümlerinde de 5237 sayılı TCK. sisteminde nispi para cezasının öngörülmediği açıkça belirtilmektedir.

Ancak, 5237 sayılı Yasa’nın 1 Haziran 2005 tarihinde yürürlüğe girmesinden sonra 29.06.2005 gün ve 5377 sayılı Yasa’nın 19. maddesi ile değişik TCK.nun 158/1. fıkrasına eklenen “…Ancak, ( e ), ( f ) ve ( j ) bentlerinde sayılan hallerde hapis cezasının alt sınırı üç yıldan, adli para cezasının miktarı suçtan elde edilen menfaatin iki katından az olamaz.” cümlesi ile 19.10.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5411 sayılı Bankacılık Kanunu`nun 160. maddesinin 2. fıkrasında “suçun, zimmetin açığa çıkmasını sağlamaya yönelik hileli davranışlarla işlenmesi halinde faile on iki yıldan az olamamak üzere hapis ve yirmibin güne kadar adli para cezası verilir; ancak, adli para cezasının miktarı bankanın uğradığı zararın üç katından az olamaz.” şeklindeki düzenlemeler de göstermektedir ki, istisnai para cezası hesabı yeni ceza sisteminde bazı suç türleri için benimsenmiştir.

5377 sayılı Yasa`nın 19. madde ile getirilen yeni değişikliğe ilişkin gerekçesinde de belirtildiği üzere 158. maddenin 1. fıkrasına eklenen son cümledeki “…adli para cezasının miktarı suçtan elde edilen menfaatin iki katından az olamaz.” hükmünün uygulanabilmesi için öncelikle suçtan elde edilen haksız menfaat miktarının belli olması gerekmektedir.

5237 sayılı TCK.nun 52. maddesinin 1. fıkrası “Adli para cezası, beş günden az ve kanunda aksine hüküm bulunmayan hallerde yediyüzotuz günden fazla olmamak üzere belirlenen tam gün sayısının, bir gün karşılığı olarak takdir edilen miktar ile çarpılması suretiyle hesaplanan meblağın hükümlü tarafından Devlet Hazinesi’ne ödenmesinden ibarettir.” şeklinde adli para cezasının tanımı yapıldıktan sonra aynı maddenin 3. fıkrasında “Kararda, adli para cezasının belirlenmesinde esas alınan tam gün sayısı ile bir gün karşılığı olarak takdir edilen miktar ayrı ayrı gösterilir.” ve aynı Kanun`un 61. maddesinin 8. fıkrasında ise “Adli para cezası hesaplanırken, bu madde hükmüne göre cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine yönelik artırma ve indirimler, gün üzerinden yapılır. Adli para cezası, belirlenen sonuç gün ile kişinin bir gün karşılığı ödeyebileceği miktarın çarpılması suretiyle bulunur.” hükümleri ile yasa koyucu adli para cezasının mutlaka gün üzerinden tayin edilmesi gerektiğini belirtmektedir.

Bu açıklamalardan sonra 5237 sayılı TCK.nun 158. maddenin 1. fıkrasının ( e ), ( f ) ve ( j ) bentlerinde sayılan hallerde adli para cezasının tayininde öncelikle suçtan elde edilen haksız menfaat miktarının belli olup olmadığına bakılacaktır. Eğer somut olayda suçtan elde edilen haksız menfaat miktarı belli değil ise 5 ila 5.000 tam gün arasında TCK.nun 61. maddesi hükmü gözönünde bulundurularak takdir edilen gün sayısı üzerinden arttırma ve eksiltmeler yapıldıktan sonra ortaya çıkacak sonuç gün sayısı ile bir gün karşılığı aynı Kanun`un 52. maddesi 20-100 YTL arasında takdir olunacak miktarın çarpılması neticesinde sonuç adli para cezası belirlenecektir. Eğer suçtan elde edilen haksız menfaat miktarı belli ise; o takdirde maddede öngörülen 5 ila 5.000 tam gün arasında belirlenecek gün sayısı üzerinden varsa artırım maddeleri uygulanarak tespit olunan sonuç gün ile bir gün karşılığı 20-1.000 YTL arasında takdir edilecek miktar çarpımı yapılacak ve bulunan miktar suçtan elde olunan haksız menfaatin iki katından az ise adli para cezası asgari bu miktara yükseltilerek bu miktar üzerinden indirimler yapılarak sonuç adli para cezası belirlenecektir.

Somut olayımızda; 5237 sayılı Yasa’nın 1 Haziran 2005 tarihinde yürürlüğe girmesinden sonra 29.06.2005 gün 5377 sayılı Yasa’nın 19. maddesi ile değişik TCK.nun 158/1-e son bendi uyarınca para cezası tayin olunurken, maddede öngörülen azami miktar olan 5.000 tam gün üzerinden suç zincirleme olarak işlendiğinden 43. madde uyarınca mahkemece takdir olunan 1/4 oranında artırım yapıldığında ortaya çıkan 6.250 gün ile bir gün karşılığı mahkemece takdir olunan 20 YTL’nin çarpımı halinde hükmolunacak ceza miktarının 125.000 YTL olacağı, bu miktarın sağlanan haksız çıkarın iki katından az olduğu gözetilerek, temel adli para cezasının sağlanan haksız menfaatin iki katı olan 781.862 YTL`ye yükseltilmesi bu miktar üzerinden indirim maddesi olan 62. maddenin uygulanarak sonuç adli para cezasının belirlenmesi gerektiği gözetilmeyerek yazılı şekilde maddede belirlenen azami gün miktarının üzerinde gün sayısının tespiti ile uygulama yapılması,

2- Suçtan sağlanan maddi menfaatin suçun mağduruna iade edilememesi halinde müsaderesinin mümkün olduğu cihetle, öncelikle sanığa ait İ… Bankası B… Şubesindeki 406524 sayılı hesap numarasında bulunan paraya el konulup konulmadığı araştırılıp, el konulduğunun anlaşılması halinde bu paranın katılan kuruma iadesinin mümkün olduğu gözetilmeden 5237 sayılı TCK.nun 55/1. maddesi uyarınca kazanç müsaderesine hükmolunması,

3- Kabul ve uygulamaya göre de; 5237 sayılı TCK.nun 55. maddesi gereğince kazanç müsaderesinin, ancak suçun işlenmesi ile elde edilen veya suçun konusunu oluşturan ya da suçun işlenmesi için sağlanan maddi menfaatler ile bunların değerlendirilmesi veya dönüştürülmesi sonucu ortaya çıkan ekonomik kazançların suçun mağduruna iade edilememesi halinde mümkün olduğu gözetilerek; suça konu el konulmayan para ile ne gibi maddi menfaatler ve ekonomik kazançlar elde edildiği de tespit edilmeden yazılı şekilde müsaderesine hükmolunması,

SONUÇ : Yasaya aykırı, sanık müdafii ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasa`nın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca istem gibi ( BOZULMASINA ), 11.06.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.


YARGITAY 5. CEZA DAİRESİ Esas : 2017/6044 Karar : 2018/38 Tarih : 9.01.2018

  • TCK 55. Madde

  • Kazanç Müsaderesi

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,

Ancak;

Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun Dairemezce de benimsenen 09/02/2016 gün ve 2014/8-71 Esas, 2016/42 sayılı Kararında da açıklandığı üzere, kısa süreli hapis cezası adli para cezasına çevrilerek verilen 21/06/2007 gün ve 2007/105 Esas 2007/218 Karar sayılı ilk hükmün yalnız sanık müdafii tarafından temyiz edilip Dairemizce lehe bozulmasından sonra, 10 ay hapis cezası olarak açıklanması geri bırakılan ikinci hükmün, CMK’nın 231/11. maddesi uyarınca açıklanması sırasında “cezayı aleyhe değiştirme yasağı” gözetilerek ilk hükümdeki gibi adli para cezasına çevrilmesi gererkirken, sanığın hapis cezası ile mahkumiyetine karar verilmesi suretiyle, 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesine muhalefet edilmesi,

Adli emanette muhafaza edilen rüşvet teklifine konu paranın 5237 sayılı Yasanın 55/1. maddesine göre müsaderesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,

Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 09/01/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.


YARGITAY 16. CEZA DAİRESİ Esas: 2015/1224 Karar: 2016/1180 Tarih: 23.02.2016

  • TCK 55. Madde

  • Kazanç Müsaderesi

Muhafaza görevini kötüye kullanma suçundan sanık …‘ın, 5237 Sayılı Türk Ceza Kanununun 289/1,, 62,, 50/1-a, 52/2. maddeleri uyarınca 1.500 Türk Lirası ve 80 Türk Lirası adli para cezaları ile cezalandırılmasına dair (kapatılan) 1. Sulh Ceza Mahkemesi’nin 29.12.2009 tarihli ve 2005/738 esas, 2009/1055 Sayılı kararına müteakip, katılan vekilince suça konu eşyanın müsaderesinin talep edilmesi üzerine, sanığa yediemin olarak teslim edilen kaçak akaryakıtın gümrüklenmiş değerinin müsadere edilmesine dair aynı mahkemenin 02.06.2010 tarihli ve 2005/738 esas, 2009/1055 Sayılı ek kararını kapsayan dosya incelendi.

Dosya kapsamına göre, 5237 Sayılı Kanun’un 55. maddesinde öngörülen kazanç müsaderesinin ancak suçun işlenmesi ile elde edilen veya suçun konusunu oluşturan ya da suçun işlenmesi için sağlanan maddi menfaatler ile bunların değerlendirilmesi veya dönüştürülmesi sonucu ortaya çıkan ekonomik kazançların suçun mağduruna iade edilememesi halinde mümkün olduğu cihetle; suç sebebiyle oluştuğu kabul edilen kazancın katılana iadesinin mümkün olduğu gözetilmeden yazılı şekilde müsadere kararı verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü 02.12.2014 gün ve 94660652-105-34-9123-2014/21643/72327 Sayılı kanun yararına bozma talebine atfen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 26.12.2014 tarih ve 2014/410526 Sayılı tebliğnamesi ile bozma talep edilmiş olmakla dosya incelenerek gereği düşünüldü:

KARAR :

I-) Olay:

…Köyü Boyacılar …adresinde faaliyet gösteren … Tic. Ltd. Şti. adına İran’dan ithal edilmek istenen … Gümrük Müdürlüğünün 15.06.2004 tarih 37134 Sayılı beyannamesine konu olan 1717 kap içinde bulunan net 288.956 kg. Alkit Esteri maddesi adı altında getirilen motorin eşyası için Cumhuriyet Başsavcılığınca soruşturmasının devam ettiği sırada 30.06.2004 tarihli tutanakla zaptedilmiş olan ve gümrüklenmiş değeri 490.992.322.426.684.-TL değerinde gümrüklenmiş değeri bulunan kaplar içindeki motorinin hakkında kamu davası açılan …‘a teslim edildiği, yediemin eşya tespit tutanağının 28.10.2004 saat 15.00 … tarih ve yerini içerdiği, … Mevkiinde daha sonra yapılan soruşturma ve araştırma ile yediemine tevdi edilen ve miktarı yukarıda kab ve kilogram olarak belirtilen motorinin teslim edildiği yerde bulunmadığı, olay yerinde 5331 adet boş fıçının bulunduğu, 3590 adet fıçının ise hiç bulunmadığının tespit edildiği olayda, Muhafaza görevini kötüye kullanma suçundan sanık …‘ın, 5237 Sayılı Türk Ceza Kanununun 289/1,, 62,, 50/1-a, 52/2. maddeleri uyarınca 1.500 Türk Lirası ve 80 Türk Lirası adli para cezaları ile cezalandırılmasına dair (kapatılan) 1. Sulh Ceza Mahkemesi’nin 29.12.2009 tarihli ve 2005/738 esas, 2009/1055 Sayılı kararına müteakip, katılan vekilince suça konu eşyanın müsaderesinin talep edilmesi üzerine, sanığa yediemin olarak teslim edilen kaçak akaryakıtın gümrüklenmiş değerinin müsadere edilmesine dair aynı mahkemenin 02.06.2010 tarihli ve 2005/738 esas, 2009/1055 Sayılı ek kararın temyiz edilmeden kesinleştiği anlaşılmıştır.

II-) Kanun yararına bozma istemine dair uyuşmazlığın kapsamı:

Dosya kapsamına göre, 5237 Sayılı Kanun’un 55. maddesinde öngörülen kazanç müsaderesinin ancak suçun işlenmesi ile elde edilen veya suçun konusunu oluşturan ya da suçun işlenmesi için sağlanan maddi menfaatler ile bunların değerlendirilmesi veya dönüştürülmesi sonucu ortaya çıkan ekonomik kazançların suçun mağduruna iade edilememesi halinde mümkün olduğu cihetle; suç sebebiyle oluştuğu kabul edilen kazancın katılana iadesinin mümkün olduğu gözetilmeden yazılı şekilde müsadere kararı verilmesine ilişkindir.

III-) Hukuksal Değerlendirme:

TCK’nın 55. maddesinde “(1) Suçun işlenmesi ile elde edilen veya suçun konusunu oluşturan ya da suçun işlenmesi için sağlanan maddi menfaatler ile bunların değerlendirilmesi veya dönüştürülmesi sonucu ortaya çıkan ekonomik kazançların müsaderesine karar verilir. Bu fıkra hükmüne göre müsadere kararı verilebilmesi için maddi menfaatin suçun mağduruna iade edilmemesi gerekir.” hükmü düzenlenmiştir.

İncelenen dosya kapsamına göre somut olayda, suç sebebiyle oluştuğu kabul edilen kazancın katılana iadesinin mümkün olduğu gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi,

İsabet görülmediğinden anılan kararın kanun yararına bozulmasına karar verilmesi uygun görülmüştür.

SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının istemi yerinde görüldüğünden, 1. Sulh Ceza Mahkemesi’nin 02.06.2010 tarihli ve 2005/738 esas, 2009/1055 Sayılı ek kararının, 5271 Sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA,

Ek karardaki hükmün iptali ile yerine;

“Mahkememizin 29.12.2009 tarihli kararında kazancın iadesi konusunda iddianamede talep bulunmadığı, bu sebeple bu hususta herhangi bir karar verilmediği Hazine vekilinin 12.03.2010 tarihli dilekçesi ile müsadere talebinde bulunduğu anlaşılmakla, suç konusu motorinin elden çıkarılması ve müsadere edilemeyeceği anlaşıldığından, suça konu motorinin 30.06.2004 tarihli kaçak eşya mahsus tespit varakasında gümrüklenmiş değeri olan 490.992.322,42 TL kazanç kabul edilen bu miktarın 5271 Sayılı CMK’nın 131 /1-2. maddesi uyarınca katılan …Gümrükler Baş Müdürlüğüne iadesine” dair hükmün eklenmesi suretiyle diğer işlemlerin yapılabilmesi için dosyanın Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.02.2016 tarihinde oybirliği ile karar verildi.


UYARI

Web sitemizdeki tüm makale ve içeriklerin telif hakkı Av. Baran Doğan’a aittir. Tüm makaleler hak sahipliğinin tescili amacıyla elektronik imzalı zaman damgalıdır. Sitemizdeki makalelerin kopyalanarak veya özetlenerek izinsiz bir şekilde başka web sitelerinde yayınlanması halinde hukuki ve cezai işlem yapılacaktır. Avukat meslektaşların makale içeriklerini dava dilekçelerinde kullanması serbesttir.

Makale Yazarlığı İçin

Avukat veya akademisyenler hukuk makalelerini özgeçmişleri ile birlikte yayımlanmak üzere avukatbd@gmail.com adresine gönderebilirler. Makale yazımında konu sınırlaması yoktur. Makalelerin uygulamaya yönelik bir perspektifle hazırlanması rica olunur.

Paylaş
RSS