0 212 652 15 44
Çalışma Saatlerimiz
Hafta İçi 09.00 - 18.00

Hükümlü veya Tutuklunun Kaçması Suçu

TCK Madde 292

(1) Tutukevinden, ceza infaz kurumundan veya gözetimi altında bulunduğu görevlilerin elinden kaçan tutuklu veya hükümlü hakkında altı aydan bir yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.

(2) Bu suçun, cebir veya tehdit kullanılarak işlenmesi halinde, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.

(3) Bu suçun, silahlı olarak ya da birden çok tutuklu veya hükümlü tarafından birlikte işlenmesi halinde, yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza bir katına kadar artırılır.

(4) Bu suçun işlenmesi sırasında kasten yaralama suçunun neticesi sebebiyle ağırlaşmış hallerinin veya kasten öldürme suçunun gerçekleşmesi ya da eşyaya zarar verilmesi durumunda, ayrıca bu suçlara ilişkin hükümlere göre cezaya hükmolunur.

(5) Bu maddede yazılı hükümler, ceza infaz kurumu dışında çalıştırılan hükümlüler ile hapis cezası adlî para cezasından çevrilmiş olanlar hakkında da uygulanır.

(6) (Mülga: 29/6/2005 – 5377/33 md.)



TCK Madde 292 Gerekçesi

Madde, kanun dairesinde gözaltına alındıktan veya tutuklandıktan sonra kaçan kimseleri cezalandırmaktadır. Kanunen gözaltına alındıktan sonra kaçan kimseler de maddenin kapsamına alınmış, böylece, örneğin, karakol nezarethanesinden kaçan kimse hakkında da maddenin uygulanması sağlanmıştır.

Maddenin ikinci fıkrasında, suçun kişilere karşı cebir veya tehdit kullanılarak işlenmesi, daha ağır ceza ile cezalandırılmayı gerektiren bir neden olarak kabul edilmiştir.

Üçüncü fıkrada ise, bu suçun silâhlı olarak ya da gözaltına alınan veya tutuklu bulunan birden çok kimse tarafından birlikte işlenmesi, bir ve ikinci fıkralara göre daha ağır ceza ile cezalandırılmayı gerektiren bir neden olarak kabul edilmiştir.

Dördüncü fıkraya göre; kaçma suçunun işlenmesi sırasında kasten yaralama suçunun neticesi sebebiyle ağırlaşmış hâllerinin veya kasten öldürme suçunun gerçekleşmesi ya da eşyaya zarar verilmesi durumunda, ayrıca bu suçlara ilişkin hükümlere göre cezaya hükmolunacaktır.

Madde metninde, bir suçtan dolayı mahkûm olduğu hapis cezasının infazına başlandıktan veya bu maksatla yakalandıktan sonra kaçan hükümlünün ne suretle cezalandırılacağı belirlenmiştir.

Bu maddeye göre, hükümlünün hapis cezasının infazı sürecinde veya infazı amacıyla yakalandıktan sonra kaçması, suç oluşturmaktadır. Böylece, yakalandıktan sonra ceza infaz kurumuna konulmak üzere götürülürken kaçan hükümlü de aynı yaptırımlara tâbi tutulacaktır.

Birinci fıkranın bentlerinde, kaçan hükümlü hakkında cezanın ne suretle tertip edileceği gösterilmiştir.

İkinci ve üçüncü fıkralarda ise, bu suçun daha ağır ceza ile cezalandırılmayı gerektiren nitelikli unsurları belirlenmiştir. Bu unsurlara ilişkin açıklama için yukarıdaki maddenin gerekçesine bakılmalıdır.

Dördüncü fıkra hükmüne ilişkin açıklama için de, yukarıdaki maddenin gerekçesine bakılmalıdır.

Beşinci fıkrada, bu madde hükümlerinin, ceza infaz kurumları dışında çalıştırılırken kaçan hükümlüler ile adli para cezasının infazına ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması dolayısıyla çevrilen hapis cezasının infazı sürecinde kaçan hükümlüler hakkında da uygulanacağı açıklanmıştır.

Aslında bu hüküm, uygulamadaki duraksamaları gidermek amacıyla madde metnine konulmuştur.

Maddenin son fıkrasında, kısa süreli hapis cezasının özel infaz şekillerinin gereklerine uymayan hükümlü hakkında, ayrıca hükmolunacak ceza gösterilmiştir.


YARGITAY 9. CEZA DAİRESİ Esas: 2014/3792 Karar: 2014/5728 Tarih: 07.05.2014

  • TCK 292. Madde

  • Hükümlü veya Tutuklunun Kaçması Suçu

Gerekçeli kararın tebliğ edildiği sırada sanığın askerlik vazifesini ifa ettiği anlaşılmakla, öğrenme üzerine sanık müdafii tarafından yapılan temyizin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;

Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine; ancak,

1- TCK’nın 292. maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen hükümlü veya tutuklunun kaçması suçunun oluşabilmesi için fail hakkında CMK’nın 101. maddesi uyarınca tutuklama kararı verilmiş olması veya kesinleşmiş ve infazı gereken bir mahkumiyet hükmü bulunması gerektiği; somut olayda Rize Sulh Ceza Mahkemesinin 2006/7617 Esas, Ümraniye 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 2007/1702 Değişik iş, Gebze 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 2007/142 Esas, Üsküdar 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 2007/1490 Değişik iş, Trabzon 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 2007/731 Değişik iş, Rize Ağır Ceza Mahkemesinin 2009/98 Esas numaralı dosyalarında düzenlenen yakalama emirlerinin infazı için Gebze Adliyesine götürülen ve burada kolluk görevlilerinin elinden kaçmaya teşebbüs ettiği kabul edilen sanık hakkında kaçmaya teşebbüs etmeden önce verilmiş bir tutuklama kararı bulunup bulunmadığı araştırılıp tespit edilmeden eksik soruşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,

2- Kabule göre de;

Sanığın, atılı suçu ne şekilde cebir veya tehdit kullanarak işlediği karar yerinde tartışılıp açıklanmadan, hakkında TCK’nın 292. maddesinin 2. fıkrasının uygulanması,

Sonuç: Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 07.05.2014 tarihinde oybirliği ile karar verildi.


YARGITAY 9. CEZA DAİRESİ Esas: 2014/943 Karar: 2014/2921 Tarih: 13.03.2014

  • TCK 292. Madde

  • Hükümlü veya Tutuklunun Kaçması Suçu

Dosya kapsamına göre, sanığın üzerine atılı hükümlü veya tutuklunun kaçması suçunun maddi unsurunun; kişinin kanunen tutuklandıktan veya kesinleşmiş bir yargı kararı ile mahkum olduğu hapis cezasının infazına başlandıktan veya bu maksatla yakalandıktan sonra tutukevinden, ceza infaz kurumundan veya gözetimi altında bulunduğu görevlilerin elinden kaçması olması karşısında, özel infaz rejimi gereğince cezası hafta sonları Kaş K1 Tipi Kapalı Ceza infaz Kurumunda infaz edilen sanığın 3.12.2010 tarihinde kuruma gitmemek şeklinde gerçekleşen eyleminin müsnet suçu oluşturmayacağı gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle, 5271 Sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığının 17.12.2013 gün ve 2013/19171/77416 Sayılı kanun yararına bozma talebine atfen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 3.1.2014 gün ve 2013/406324 Sayılı tebliğnamesi ile daireye ihbar ve dava evrakı tevdii kılınmakla;

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:

KARAR : TCK’nın 292. maddesine göre hükümlü veya tutuklunun kaçması suçunun oluşması için failin tutukevinden, ceza infaz kurumundan veya gözetimi altında bulunduğu görevlilerin elinden kaçmasının gerektiği, bunun dışındaki hallerde söz konusu suçun oluşması için yasalarda fiili suç sayan özel bir düzenleme olmasında zorunluluk bulunduğu, 5275 Sayılı Kanunun özel infaz usullerini düzenleyen 110. maddesinde böyle bir düzenleme olmadığı gibi aynı maddenin 5. fıkrasına göre özel infaz usulünün gereklerine geçerli bir mazeret olmaksızın uyulmaması halinin müeyyidesinin cezanın baştan itibaren infaz kurumunda çektirilmesine karar verme olacağı anlaşılmakla;

SONUÇ : Kanun yararına bozma talebine dayanılarak düzenlenen tebliğnamedeki bozma istemi incelenen dosya kapsamına nazaran bu gerekçeyle yerinde görüldüğünden, Kaş Sulh Ceza Mahkemesi’nin 27.6.2012 tarih, 2011/17 esas ve 2012/519 Sayılı kararının CMK’nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, CMK’nın 309/4-d maddesi uyarınca bozma nedenine göre uygulama yapılarak; hükümlünün beraatine ve cezanın çektirilmemesine, Dosyanın gereği için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.3.2014 tarihinde oybirliği ile karar verildi.


YARGITAY 4. CEZA DAİRESİ Esas: 2010/3330 Karar: 2012/6872 Tarih: 26.03.2012

  • TCK 292. Madde

  • Hükümlü veya Tutuklunun Kaçması Suçu

Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.

Ancak;

5237 sayılı TCK’nın 292/1. maddesinde tanımlanan suçun oluşabilmesi için, mahkeme kararı ile tutuklanan ya da kesinleşmiş bir mahkumiyet kararına istinaden görevli ve yetkili kişilerce yakalanmış failin, bu kişilerin elinden ya da gözetimi altında bulunduğu yerden kaçması gerekir. Hakkında tutuklama ya da kesinleşmiş mahkumiyet kararı bulunmayan kişinin gözaltından veya gözlem altından kaçması, suç olarak tanımlanmamıştır.

Yargılamaya konu somut olayda; E… ilçesinde meydana gelen hayvan hırsızlığı suçunda, suça iştirak olduğu ve A…‘da ikamet ettiği düşünülen, açık adresleri ve kimlik bilgileri bilinmeyen bazı kişilerin, Ethem adındaki kişi tarafından teşhis edildikten sonra yakalanarak gözaltına alınması amacıyla E… Jandarmasının, E… Cumhuriyet Savcılığının, A… Cumhuriyet Savcılığına hitaben yazdığı, gösterilen adreslerde arama, elde edilecek delillere el koyma, şüphelilerin gözaltına alınması için gerekli çalışmanın yapılabilmesi amacıyla izin verilmesi ricasını içeren yazı ile A… polisine müracaat ettikleri, henüz alınmış bir arama, yakalama ve gözaltı kararı olmadığı için polisin, jandarma görevlilerini sadece gitmek istedikleri mahalle bıraktığı, jandarma görevlilerinin, sokakta tesadüfen hayvan hırsızlığı şüphelisi olan sanığı gördükleri, dur ihtarına uymayarak kaçan sonra da tabancayla ateş ederek kurtulmaya çalışan sanığın, 05.04.2007 tarihinde saat 19.00 civarında yaralı şekilde yakalandığı, saat 19.20 civarında da tedavisinin sağlanması için hastaneye yatırıldığı, sanığın, hastane ranzasına bağlı kelepçesinden kurtularak 06.04.2007 tarihinde muhtemelen saat 04.30’da hastaneden kaçtığı dosya kapsamından anlaşılmakla;

Sanık hakkında yakalandığı ve kaçtığı tarih/saat itibariyle tutuklama kararı ya da kesinleşmiş mahkumiyet kararı gibi hukuken kaçmama yükümlülüğü yükleyecek hürriyeti kısıtlayıcı bir kararın bulunup bulunmadığı araştırılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken eksik inceleme ile hükümlülük kararı verilmesi, Yasaya aykırı ve sanık Resul’ün temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnamedeki onama düşüncesinin reddiyle (HÜKMÜN BOZULMASINA), yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 26.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.


YARGITAY 8. CEZA DAİRESİ Esas: 2006/6378 Karar: 2006/7185 Tarih: 03.10.2006

  • TCK 292. Madde

  • Hükümlü veya Tutuklunun Kaçması Suçu

Gereği görüşülüp düşünüldü:

KARAR : Yerinde görülmeyen sair itirazların reddine,

Ancak;

1- 5237 sayılı TCK.nun 292/2. madde ve fıkrasında, cebir ve tehdit kullanılarak suçun işlenmesi halinin düzenlendiği, sanığın hükümlü bulunduğu cezaevinin penceresinin demir parmaklıklarını keserek firara teşebbüs edip, cebir ve tehdit kullanmadığının anlaşılması karşısında; sanığa aynı yasa ve maddenin 1. 3. fıkraları uyarınca ceza tayini gerekeceğinin gözetilmemesi ve ayrıca cezaevi penceresinin demir parmaklıklarının kesilmesi nedeniyle mala zarar verme suçu gerçekleştiği halde, bu suçtan hüküm kurulmaması,

2- Kesinleşen kararda teşebbüs ve takdiri indirime ilişkin hükümler uygulandığı halde, uyarlamaya ilişkin kararda uygulanmaması,

SONUÇ : Bozmayı gerektirmiş hükümlünün temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı ( BOZULMASINA ), 03.10.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.


YARGITAY 8. CEZA DAİRESİ Esas : 2018/6064 Karar : 2018/8476 Tarih : 5.07.2018

  • TCK 292. Madde

  • Hükümlü veya Tutuklunun Kaçması Suçu

Sanığın kendiliğinden teslim olduğuna yönelik savunması bulunmadığından tebliğnamedeki bu hususa yönelik bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.

Yerinde görülmeyen sair temyiz itirazının reddine, ancak;

TCK.nun 292. maddesinde düzenlenen hükümlü veya tutklunun kaçması suçunda failin CMK.nun 101. maddesi uyarınca hakkında tutuklama karar verilmiş ya da hakkında kesinleşmiş bir mahkumiyet hükmü bulunan bir kimse olması gerektiği söz konusu suçların özgü suç niteliğinde olup bu suçların yalnızca durum ve sıfatı anılan maddelerdeki tanıma uyan kişilerin işleyebileceği gözetilip bu ilkeler ışığında somut olay incelendiğinde; Dosyada bulunmayan yakalama kararının aslı ya da onaylı sureti Yargıtay denetimine olanak verecek şekilde getirtilip incelenerek çıkarlan yakalama kararının tutukluluk veya kesinleşmiş mahkumiyet kararına ilişkin olup olmadığının tespitinden sonra sanığın hukuki durumunun tayini gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kuurulması,

Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 05.07.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.


YARGITAY 8. CEZA DAİRESİ Esas : 2018/6060 Karar : 2018/8477 Tarih : 5.07.2018

  • TCK 292. Madde

  • Hükümlü veya Tutuklunun Kaçması Suçu

Suça sürüklenen çocuk hakkında hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan kurulan hükümde arttırım yapılırken uygulanan TCK.nun 292/3 madde ve fıkrasının iddianamede sevk maddesi olarak gösterilmesi ve yargılamada ek savunma hakkı verildiğinin anlaşılması karşısında tebliğnamenin 1. bendinde yer alan bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.

Yerinde görülmeyen sair temyiz itirazının reddine, ancak;

1- TCK.nun 292/1 maddesinde ceza tayin edilirken gerekçe gösterilerek ceza alt hadden tayin edildiği halde, aynı maddenin 3. fıkrasının uygulanmasında, gerekçe gösterilmeyerek üst hadden arttırım yapılmak suretiyle ceza tayini,

2- Suça sürüklenen çocuk hakkında hükmedilen hürriyeti bağlayıcı cezanın adli para cezasına çevrilmesi sırasında adli para cezasına esas alınan tam gün sayısı ile bir gün karşılığı 20 TL’den hesap edilmek suretiyle belirlenen 4000 TL adli para cezasına dayanak kanun ve maddesinin gösterilmemesi suretiyle CMK.nun 232/6. maddesine muhalefet edilmesi,

Yasaya aykırı, suça sürüklenen çocuk müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 05.07.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.


YARGITAY 16. CEZA DAİRESİ Esas : 2015/6788 Karar : 2016/1100 Tarih : 1.02.2016

  • TCK 292. Madde

  • Hükümlü veya Tutuklunun Kaçması Suçu

A- Sanıklar … ve … hakkında kamu malına zarar verme suçu yönünden kurulan hükümlere yönelik olarak; 28.06.2014 tarih ve 29044 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanunun 65. maddesiyle 5237 sayılı TCK’nın 152. maddesinde yapılan değişiklik de dikkate alındığında her iki sanık hakkında alt sınırdan cezalarının belirlenmiş olması nedeni ile cezaların üst sınırında yapılan yasal değişikliğin sanıkların hukuki durumunda değişiklik yapmayacağı gözetilerek ve sanık … hakkında TCK`nın 283 maddesi uyarınca kurulan hükme yönelik yapılan incelemede;

Sanık … hakkında TCK’nın 37. maddesi kapsamında değerlendirme yapılması gerektiği gözetilmeden TCK`nın 39. maddesi uygulanmak sureti ile hüküm tesis edilmiş ise de bu durum aleyhe temyiz bulunmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.

Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih, 2014/140 E. 2015/85 K. sayılı iptal kararının TCK`nın 53. maddesinin uygulanması yönünden infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanık ve diğer sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA,

B- Sanık … hakkında TCK`nın 292. maddesi uyarınca kurulan hükme yönelik temyize gelince;

Olay tarihinde üzerinde uyuşturucu madde ile yakalandıktan sonra gözaltına alındığı ve hazırlanan tahkikat evrakı ile birlikte Cumhuriyet Başsavcılığına sevk edildikten sonra elleri kelepçeli halde adliye binasından kaçtığı anlaşılan ve hakkında tutuklama kararı veya kesinleşmiş bir hüküm bulunmayan sanığın eyleminde hükümlü veya tutuklunun firarı suçları unsurları itibariyle oluşmadığı gözetilmeksizin mahkumiyetine karar verilmesi,

Kabul ve uygulamaya göre de;

TCK’nın 53. maddesinde düzenlenen hak yoksunluklarının uygulanması bakımından, Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete`de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih, 2014/140 E. 2015/85 sayılı iptal kararının gözetilmesi zarureti,

Kanuna aykırı, sanık ve sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 01.02.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.


YARGITAY 4. CEZA DAİRESİ Esas : 2010/3330 Karar : 2012/6872 Tarih : 26.03.2012

  • TCK 292. Madde

  • Hükümlü veya Tutuklunun Kaçması Suçu

Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.

Ancak;

5237 sayılı TCK`nın 292/1. maddesinde tanımlanan suçun oluşabilmesi için, mahkeme kararı ile tutuklanan ya da kesinleşmiş bir mahkumiyet kararına istinaden görevli ve yetkili kişilerce yakalanmış failin, bu kişilerin elinden ya da gözetimi altında bulunduğu yerden kaçması gerekir. Hakkında tutuklama ya da kesinleşmiş mahkumiyet kararı bulunmayan kişinin gözaltından veya gözlem altından kaçması, suç olarak tanımlanmamıştır.

Yargılamaya konu somut olayda; E… ilçesinde meydana gelen hayvan hırsızlığı suçunda, suça iştirak olduğu ve A…‘da ikamet ettiği düşünülen, açık adresleri ve kimlik bilgileri bilinmeyen bazı kişilerin, Ethem adındaki kişi tarafından teşhis edildikten sonra yakalanarak gözaltına alınması amacıyla E… Jandarmasının, E… Cumhuriyet Savcılığının, A… Cumhuriyet Savcılığına hitaben yazdığı, gösterilen adreslerde arama, elde edilecek delillere el koyma, şüphelilerin gözaltına alınması için gerekli çalışmanın yapılabilmesi amacıyla izin verilmesi ricasını içeren yazı ile A… polisine müracaat ettikleri, henüz alınmış bir arama, yakalama ve gözaltı kararı olmadığı için polisin, jandarma görevlilerini sadece gitmek istedikleri mahalle bıraktığı, jandarma görevlilerinin, sokakta tesadüfen hayvan hırsızlığı şüphelisi olan sanığı gördükleri, dur ihtarına uymayarak kaçan sonra da tabancayla ateş ederek kurtulmaya çalışan sanığın, 05.04.2007 tarihinde saat 19.00 civarında yaralı şekilde yakalandığı, saat 19.20 civarında da tedavisinin sağlanması için hastaneye yatırıldığı, sanığın, hastane ranzasına bağlı kelepçesinden kurtularak 06.04.2007 tarihinde muhtemelen saat 04.30`da hastaneden kaçtığı dosya kapsamından anlaşılmakla;

Sanık hakkında yakalandığı ve kaçtığı tarih/saat itibariyle tutuklama kararı ya da kesinleşmiş mahkumiyet kararı gibi hukuken kaçmama yükümlülüğü yükleyecek hürriyeti kısıtlayıcı bir kararın bulunup bulunmadığı araştırılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken eksik inceleme ile hükümlülük kararı verilmesi,

Yasaya aykırı ve sanık Resul`ün temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnamedeki onama düşüncesinin reddiyle hükmün ( BOZULMASINA ), yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine ( GÖNDERİLMESİNE ), oybirliğiyle karar verildi.


UYARI

Web sitemizdeki tüm makale ve içeriklerin telif hakkı Av. Baran Doğan’a aittir. Tüm makaleler hak sahipliğinin tescili amacıyla elektronik imzalı zaman damgalıdır. Sitemizdeki makalelerin kopyalanarak veya özetlenerek izinsiz bir şekilde başka web sitelerinde yayınlanması halinde hukuki ve cezai işlem yapılacaktır. Avukat meslektaşların makale içeriklerini dava dilekçelerinde kullanması serbesttir.

Makale Yazarlığı İçin

Avukat veya akademisyenler hukuk makalelerini özgeçmişleri ile birlikte yayımlanmak üzere avukatbd@gmail.com adresine gönderebilirler. Makale yazımında konu sınırlaması yoktur. Makalelerin uygulamaya yönelik bir perspektifle hazırlanması rica olunur.

Paylaş
RSS