0 212 652 15 44
Çalışma Saatlerimiz
Hafta İçi 09.00 - 18.00

Suçluyu Kayırma Suçu

TCK Madde 283

(1) Suç işleyen bir kişiye araştırma, yakalanma, tutuklanma veya hükmün infazından kurtulması için imkan sağlayan kimse, altı aydan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

(2) Bu suçun kamu görevlisi tarafından göreviyle bağlantılı olarak işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı oranında artırılır.

(3) Bu suçun üstsoy, altsoy, eş, kardeş veya diğer suç ortağı tarafından işlenmesi halinde, cezaya hükmolunmaz.



TCK Madde 283 Gerekçesi

Madde metninde, işlenmiş olan bir suçun failine, suçun işlenişine herhangi bir şekilde iştirak etmeksizin, yardımda bulunulması cezaî müeyyide altına alınmıştır. Bununla güdülen amaç, suç işlendikten sonra failin herhangi bir şekilde yardım görmesini engellemektir. Bu suretle ceza adaletinin gerçekleştirilmesi amaçlanmıştır. Ceza muhakemesinin amacını oluşturan maddî gerçeğin araştırılıp ortaya çıkarılması ve bu suretle adil bir yargıya varılması, suç şüphesi altında bulunan kişinin dahi esasta menfaatine bir husustur. Çünkü insan şahsîyetinin tekâmülü, ancak hakikat ve adaletle mümkün olabilecektir. Maddî gerçeğin tespitine dayalı olarak mahkemece hükmolunan ceza veya tedbirin infazı, suçlu kişinin işlediği suçtan dolayı içinde bulunduğu kusurluluk durumundan ibra olmasını, yani yeniden topluma kazandırılmasını sağlayacaktır. Bu bakımdan, suç şüphesi altında bulunan kişinin yargılanmasının veya hükümlü kişinin mahkûm olduğu cezanın veya tedbirin infazının engellenmesi, ceza adaletinin gerçekleşmesini engelleyecektir.

Bu suçun konusu, daha önce işlenmiş olan bir suçun işlenişine herhangi bir şekilde iştirak etmiş olan bir kişidir. Kayrılan kişi, önceki suçun faili veya şeriki olabilir. Bu kişi, önceden işlenen bir suçtan mahkûm olmuş bir kişi olabileceği gibi, sadece şüpheli veya sanık olması nedeniyle aranan bir kişi de olabilir.

Sanık veya mahkûm olan kimsenin saklanmasına yönelik her hareket, bu suçun oluşmasını sağlayacaktır. Sanık veya mahkûmun belli bir yerde saklanmasının temin edilmesinden başka; bu kişi, soruşturmanın veya infazın engellenmesi amacıyla örneğin bir başka ülkeye kaçırılmış olabilir. Bu tür fiilleri de söz konusu suç kapsamında değerlendirmek gerekir.

Belirtmek gerekir ki, hakkında tutuklama veya mahkûmiyet kararı verilen kişinin bir yerde barınmasını temin etme durumunda dahi, bu suçun oluştuğunu kabul etmek gerekir.

Bu suçun oluşabilmesi için, kayrılan kişinin araştırma, yakalanma, tutuklanma veya hükmün infazından kurtulması amacıyla hareket edilmesi gerekir. Böyle bir amaç güdülmemekle beraber, kişinin insani mülahazalarla bazı ihtiyaçlarının karşılanmış olması durumunda, söz konusu suç oluşmayacaktır.

Bu suçun faili herkes olabilir. Ancak, izlenen suç siyaseti gereğince, kayırma suçundan dolayı cezalandırılabilmesi için, kişinin önceden işlenmiş olan suça herhangi bir şekilde iştirak etmemiş olması aranmıştır. Keza, kayırma suçunun konusunu belli akrabalık ilişkisi içinde bulunan kişilerin oluşturması hâlinde de cezaya hükmedilmeyecektir.

Kişinin önceden işlenmiş olan asıl suça fail veya şerik olarak iştirak etmiş olması veya suçun konusunu oluşturan kişilerle belli akrabalık ilişkisi içinde bulunması, bu suç açısından sadece bir şahsî cezasızlık sebebi oluşturmaktadır. Şahsî cezasızlık sebebinin bulunduğu hâllerde işlenen fiil suç ve dolayısıyla haksızlık oluşturma özelliğini muhafaza etmektedir. Ancak, kişinin ceza hukuku açısından sorumluluğu cihetine gidilmemektedir.


TCK 283 (Suçluyu Kayırma Suçu) Emsal Yargıtay Kararları


YARGITAY 16. CEZA DAİRESİ Esas : 2015/533 Karar : 2015/371 Tarih : 24.03.2015

  • TCK 283. Madde

  • Suçluyu Kayırma Suçu

TCK’nın 283. maddesinde tanımlanan suçluyu kayırma suçunun oluşması için, failin suç işleyen kişiye araştırma, yakalama, tutuklanma veya hükmün infazından kurtulması için imkân sağlaması gerektiği, somut olayda; Kalecik ilçesi cezaevinden cinayet zanlısı ve firari … isimli şahsın… Köyünde bir evde saklandığı şeklinde bilgi alınması neticesinde mezkur yerde bulunmaması üzerine ihbar edenle iletişime geçilerek ihbarın asılsız çıktığı beyanı üzerine Kuşçali Köyü yakınındaki su deposunun yanında olduklarının belirlenmesi üzerine söz konusu yere gidildiğinde, firari Satılmış’ın gece karanlığından istifade ederek kaçtığı fakat yanında bulunan sanığın kovalama neticesi yakalandığına dair tutanak karşısında, sanığın üzerine atılı suçluyu kayırma suçunu işlediğine dair mahkumiyetine yeterli her türlü kuşkudan uzak, kesin, inandırıcı delil elde edilemediği gözetilmeden, atılı suçtan beraati yerine, takdirde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,

Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı ( BOZULMASINA ), oybirliğiyle karar verildi.


YARGITAY 10. CEZA DAİRESİ Esas: 2016/1950 Karar: 2017/797 Tarih: 02.03.2017

  • TCK 283. Madde

  • Suçluyu Kayırma Suçu

A- ) Sanıklar Ö. ve G. hakkındaki hükümlerin incelenmesi:

Olay tutanağı, sanıkların savunmaları ve tüm dosya kapsamına göre; sanıkların diğer sanık N.’nin suçuna iştirak ettiklerine dair delil bulunmadığı, diğer sanık N.’nin kolluk görevlilerini fark ederek, aracın penceresinden suç konusu hapları attığını söylemesinden sonra, durmayarak sanık N.’nin yakalanmasını engellemek için kolluk görevlilerinden kaçmaktan ibaret eylemlerinin TCK’nın 283/1. maddesinde düzenlenen “suçluyu kayırma” suçunu oluşturduğu gözetilmeksizin, uyuşturucu madde ticareti suçundan hüküm kurulması,

Yasaya aykırı, sanıkların müdafilerinin temyiz itirazları bu sebeple yerinde olduğundan, re’sen de temyize tabi olan hükümlerin BOZULMASINA, bozma nedenine göre sanıkların SALIVERİLMELERİNE, başka suçtan hükümlü ya da tutuklu olmadıkları takdirde derhal salıverilmeleri için ilgili Cumhuriyet Başsavcılığı’na yazı yazılmasına,

B- ) Sanık N. hakkındaki hükmün incelenmesi:

Yargılama sürecindeki işlemlerin yasaya uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç tipi ile aşağıda belirtilenin dışındaki yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;

Sanıklar Ö. ve G. hakkındaki bozma nedenine göre, TCK’nın 188/5. maddesinin uygulanmasının mümkün olmaması,

SONUÇ : Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları ile duruşmadaki savunması bu sebeple yerinde görülmüş olduğundan, re’sen de temyize tabi olan hükmün BOZULMASINA, tutuklama koşullarında değişiklik olmaması ve tutuklama tarihine göre sanık hakkındaki salıverilme isteğinin reddine, 02.03.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.


YARGITAY 16. CEZA DAİRESİ Esas: 2015/3257 Karar: 2015/1744 Tarih: 08.06.2015

  • TCK 283. Madde

  • Suçluyu Kayırma Suçu

1- 5237 sayılı TCK’nın 270. maddesinde tanımlanan suç üstlenme suçunun oluşması için, failin yetkili makamlara gerçeğe aykırı olarak suçu işlediğini veya suça katıldığını bildirmesi ve üstlenilen fiilin de suç oluşturması gerekir.

Somut olayda ise; alkollü olarak araç kullanarak trafik güvenliğini tehlikeye düşüren D…. Ö…. hakkında soruşturma yapılmasını engellemek için alkolsüz olan sanık Ö…. İ….’nin aracı kendisinin kullandığını görevli polis memurlarına beyan etmesinin TCK’nın 283/1 inci maddesinde tanımlanan “Suçluyu kayırma” suçunu oluşturacağı, hukuki durumunun buna göre takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması,

2- Kabule göre de;

01.03.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5739 s. Kanunla yapılan değişiklikle TCK’nın 50/6 ncı madde ve fıkrasında yer alan “yaptırım” ibaresinin “tedbir” olarak değiştirilip, 5275 s. Kanunun 106 ncı maddesinin 4 9 uncu fıkralar 4 ve 9 uncu fıkralarının yeniden düzenlenip, 10. fıkrasının da yürürlükten kaldırılması karşısında, sanık hakkında kurulan hükümde infazda yetkiyi kısıtlayacak şekilde seçenek yaptırım olan adli para cezasının ödenmemesi durumunda hapis cezasının kısmen veya tamamen infazına karar verilemeyeceğinin gözetilmemesi,

Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, ceza miktarı itibarıyla kazanılmış hakkın saklı tutulmasına, 08.06.2015 tarihinde oybirliği ile, karar verildi.


YARGITAY 16. CEZA DAİRESİ Esas : 2016/1038 Karar : 2016/4448 Tarih : 27.06.2016

  • TCK 283. Madde

  • Suçluyu Kayırma Suçu

1-Sanık … hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan verilen hükmün temyiz incelemesinde;

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,

2-Sanık … hakkında suç üstlenme ve sanık … hakkında yalan tanıklık suçlarından verilen hükümlerin temyiz incelemesinde ise;

Sanıkların yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;

5237 sayılı TCK’nın 270. maddesinde tanımlanan suç üstlenme suçunun oluşması için, failin yetkili makamlara gerçeğe aykırı olarak suçu işlediğini veya suça

katıldığını bildirmesi ve üstlenilen fiilin de suç oluşturması gerekir. Somut olayda ise; hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan mahkumiyet kararı verilen sanık …‘un alkollü olarak araç ile seyir halinde iken kaza yapması sonrasında alkolsüz olan sanık …‘nın, söz konusu aracı kendisinin kullandığını beyan etmesi diğer sanık …‘ın da aynı doğrultuda beyanda bulunması şeklindeki eyleminin, trafik güvenliğini tehlikeye sokma ve taksirle yaralama suçunu işleyen diğer sanık …‘ın yargılanmasının engellenmesine imkan sağlamaya yönelik olduğu ve her iki sanığın eyleminin de TCK’nın 283/1. maddesinde tanımlanan suçluyu kayırma suçunu oluşturacağı gözetilmeden suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması,

Kanuna aykırı, sanıklar … ve …‘un temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca uygulanması gerekli olan CMUK’nın 326/son maddesi uyarınca sonuç ceza yönünden kazanılmış hakları gözetilerek hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 27.06.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.


YARGITAY 16. CEZA DAİRESİ Esas : 2015/1098 Karar : 2015/1794 Tarih : 15.06.2015

  • TCK 283. Madde

  • Suçluyu Kayırma Suçu

Hükmedilen cezanın süresi itibariyle koşulları oluşmadığından sanık … müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin CMUK’nın 318. maddesi gereğince REDDİNE,

Sanıklar … ve … yönünden duruşmalı, usulüne uygun tebligata rağmen sanıklar … ve … müdafilerinin duruşmaya gelmediği ve geçerli bir mazerette bildirmediği anlaşıldığından, sanıklar … ve … ile diğer sanıklar yönünden ise duruşmasız olarak yapılan inceleme sonunda gereği düşünüldü:

Sanık …‘in ikametinde 50 adet tabanca mermisi ele geçirildiği iddiası ile 6136 sayılı Kanuna muhalefet suçundan hakkında açılan davaya ilişkin olarak Mahkemece zamanaşımı süresince bir hüküm kurulması mümkün görülmüştür.

1- Sanıklar …, …, …, …, …, …, … ve …‘a yüklenen devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma, suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve örgüte üye olma, sanıklar … ve …‘e yüklenen 6136 sayılı Kanuna aykırılık, sanık …‘ya yüklenen silahlı terör örgütüne üye olma suçlarının niteliği itibariyle suçtan doğrudan doğruya zarar görmeyen ve bu nedenle de davaya katılma hakkı bulunmayan …‘ın bu suçlardan davaya katılmasına ilişkin karar hukukî değerden yoksun olup, hükmü temyiz yetkisi vermeyeceğinden, vekilinin anılan suçlardan kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi gereğince REDDİNE,

2- Sanıklar …, …, …, …, …, … ve … hakkında kasten öldürmeye yardım, sanık … hakkında kasten öldürmeye yardım ve suçluyu kayırma suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz incelemesinde;

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre Cumhuriyet savcısının, katılan vekilinin, sanıklar …, …, …, … ve müdafileri ile sanıklar … ve … müdafilerinin temyiz dilekçeleri ile sanıklar … ve … müdafiinin duruşmalı inceleme sırasında ileri sürdüğü yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle beraat ve mahkûmiyete ilişkin kısmen re’sen de temyize tabi olan hükümlerin ONANMASINA,

3- Sanık … hakkında silahlı terör örgütüne üye olma, sanık … hakkında suçluyu kayırma, sanık … hakkında tutuklu, hükümlü veya suç delillerini bildirmeme suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyizlere gelince;

a) Sanık … hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kurulan hükme yönelik olarak;

Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;

Tüm dosya içeriğinden, sanık …‘nın, tefrik edilen dosya sanığı Barış Batur’un silahlı terör örgütüne katılması için aracılık yaptığı anlaşılmış ise de; sanık …‘un daha önceden de silahlı terör örgütünün üyesi olduğu, ancak sonrasında örgütten ayrıldığı ve suç tarihinde yeniden örgüte katılma yönünde iradesinin var olduğu, sanık …‘nın eyleminin ilk kez örgütün dağ kadrosuna dahil olacak bir kimseyi yönlendirerek örgüte eleman temin etme şeklinde olmadığı, bu nedenle eylemin örgüte yardım suçunu oluşturacağı gözetilerek, TCK’nın 220/7 ve 314/3. maddeleri delaletiyle 314/2, 3713 sayılı Kanunun 5. maddeleri uyarınca cezalandırılması gerekirken suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde uygulama yapılması,

b) Sanık … hakkında suçluyu kayırma suçundan kurulan hükme yönelik olarak;

TCK’nın 283. maddesinde tanımlanan suçluyu kayırma suçunun oluşması için, failin suç işleyen bir kişiye araştırma, yakalanma, tutuklanma veya hükmün infazından kurtulması için imkân sağlaması gerektiği, somut olayda; …‘u evinde saklayan sanık …‘nın yanında çoban olarak çalışan sanık …‘ın, …‘un araştırma veya yakalanmadan kurtulması için imkân sağladığına dair mahkumiyetine yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği gözetilmeden yüklenen suçtan beraati yerine mahkumiyetine karar verilmesi,

c) Sanık … hakkında tutuklu, hükümlü veya suç delillerini bildirmeme suçundan kurulan hükme yönelik olarak;

Sanık ve müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;

Sanığın, 26.02.2012 tarihinde, hakkında kasten öldürme suçundan yakalama kararı olan …un içinde bulunduğu, sanık …‘e ait yolda kalan aracı, kendi yönetimindeki araç ile çekerek kurtarması şeklinde gerçekleşen ve suç işleyen kişiye araştırmadan kurtulması için imkan sağlama mahiyetinde olan eyleminin, TCK’nın 283/1. maddesinde tanımlanan “suçluyu kayırma” suçunu oluşturacağı, hukukî durumunun buna göre takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması,

Kanuna aykırı, Cumhuriyet savcısının, katılan vekilinin, sanıklar … ve … müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 15.06.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

TEFHİM ŞERHİ :

15.06.2015 tarihinde verilen iş bu karar, Yargıtay Cumhuriyet savcısı .’un huzurunda, duruşmada sanıklar … ve …‘in savunmasını yapmış bulunan Av. …‘in yokluğunda, 17.06.2015 tarihinde usulen ve açık olarak tefhim olundu.


UYARI

Web sitemizdeki tüm makale ve içeriklerin telif hakkı Av. Baran Doğan’a aittir. Tüm makaleler hak sahipliğinin tescili amacıyla elektronik imzalı zaman damgalıdır. Sitemizdeki makalelerin kopyalanarak veya özetlenerek izinsiz bir şekilde başka web sitelerinde yayınlanması halinde hukuki ve cezai işlem yapılacaktır. Avukat meslektaşların makale içeriklerini dava dilekçelerinde kullanması serbesttir.

Makale Yazarlığı İçin

Avukat veya akademisyenler hukuk makalelerini özgeçmişleri ile birlikte yayımlanmak üzere avukatbd@gmail.com adresine gönderebilirler. Makale yazımında konu sınırlaması yoktur. Makalelerin uygulamaya yönelik bir perspektifle hazırlanması rica olunur.

Paylaş
RSS