0 212 652 15 44
Çalışma Saatlerimiz
Hafta İçi 09.00 - 18.00

Taksirli İflas Suçu

TCK Madde 162

(1) Tacir olmanın gerekli kıldığı dikkat ve özenin gösterilmemesi dolayısıyla iflasa sebebiyet veren kişi, iflasa karar verilmiş olması halinde, iki aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.



TCK Madde 162 Gerekçesi

Madde metninde, taksirli iflas suçu tanımlanmıştır. Tacir olmanın gerekli kıldığı dikkat ve özenin (Türk Ticaret Kanunu, madde 20, fıkra 2) gösterilmemesi yani objektif özen yükümlülüğünün ihlâli dolayısıyla iflâsa sebebiyet verilmesi hâlinde taksirli iflas söz konusudur.

Hileli iflas suçunda olduğu gibi, kişinin taksirli iflas dolayısıyla cezalandırılabilmesi için, tacir olmanın gerekli kıldığı dikkat ve özenin gösterilmemesi dolayısıyla iflâsa karar verilmiş olması gerekir. Bu nedenle, iflas olgusunun gerçekleşmesi, bu suç açısından da bir objektif cezalandırılabilme şartı niteliği taşımaktadır.


TCK 162 (Taksirli İflas Suçu) Emsal Yargıtay Kararları


YARGITAY 8. CEZA DAİRESİ Esas : 2018/1992 Karar : 2018/5059 Tarih : 9.05.2018

  • TCK 162. Madde

  • Taksirli İflas Suçu

Sanığın yetkilisi ve ortağı bulunduğu şirketin iflas etmesi üzerine, İflas dairesinin kendisinden istemiş olduğu şirkete ait 2007-2008 yıllarına ait ticari defterleri, mal varlığını kaçırmaya yönelik tasarruflarının ortaya çıkmasını önlemek için iflas müdürlüğü masasına teslim etmeyerek hileli iflas suçunu işlediği iddia edilen somut olayda;

Şirkete ait 2006 yılı defterlerinin kanuna uygun tutulmaması, sanığın aşamalardaki savunmalarında iflas eden şirketin 2007-2008 yıllarında faal olmadığı için defter tutulmadığını belirtmesi, defter ve belgelerin sunulmamış olması tek başına hileli iflas suçunun oluşturması için yeterli olmayacağı gözetilerek, sanığın eyleminin İ.İ.K’nun 310/5 maddesi delaletiyle TCK 162. maddede tanımlanan taksirli iflas suçunu oluşturduğu gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi;

Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 09.05.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.


YARGITAY 8. CEZA DAİRESİ Esas : 2017/7545 Karar : 2017/14625 Tarih : 20.12.2017

  • TCK 162. Madde

  • Taksirli İflas Suçu

Sanığın yetkilisi olduğu…. Turizm İşletmeciliği Ltd Şti’nin iflasına karar verildikten sonra iflas müdürlüğü tarafından şirkete ait defter ve belgeler üzerinde yaptırılan incelemede; işyerine ait 2011 Envanter defterinin tutulmadığı, 2009-2010 yevmiye defterinin kapanış tasdiklerinin yapılmamış olduğunun tespit edildiği, bu şekilde sanığın tacir olmanın gerekli kıldığı dikkat ve özeni göstermeyerek 2004 sayılı İİK’nun 310/5 maddesi gereğince taksirli iflas suçunu işlediği iddia edilen somut olayda;

TCK’nun 162 maddesinde “ Tacir olmanın gerekli kıldığı dikkat ve özenin gösterilmemesi dolayısıyla iflâsa sebebiyet veren kişi, iflasa karar verilmiş olması hâlinde’’ cezalandırılacağının öngörüldüğü, Türk Ticaret Kanununun 66 ve devamı maddelerinde, tacirlerin bir kısım defterleri tutmak zorunda olduğu kabul edilse de, 5237 sayılı TCK’nın 162 maddesindeki düzenlemeye göre ilgili defter ve belgelerin ibraz edilmemesi ya da usulüne uygun tutulmamasının borçlunun iflasına neden olması halinde önem arz edeceği, borçlunun ilgili ticari defter, kayıt ve belgelerin sadece kapanış tasdiklerinin yapılmamış olmasının taksirli iflas suçunu gerçekleştirmek için başlı başına yeterli olmayacağı, sanığın ticari defter, kayıt veya belgeleri usulüne uygun tutmaması şeklindeki eyleminin, şirketin iflasına sebebiyet verecek şekilde illiyet bağının kurulmasına yönelik olarak yapılmış olmasının gerekmesi ayrıca mahkemece sanıkların eylemlerine yönelik bilirkişi incelemesi de yaptırılmadığının anlaşılması karşısında; gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespiti bakımından, öncelikle şirketin ticaret sicil memurluğundan şirketi temsile yetkili kişilerin temsil ve ilzama ilişkin görevlerinin ne zaman başladığı ve bittiğine dair bilgilerin celp edilmesi daha sonra iflasına karar verilen sanıkların yetkilisi bulunduğu şirkete ait defter ve belgelerin temini ile defterler üzerinde Ticaret, İcra ve İflas Hukuku Öğretim üyesi ile Mali Müşavirden oluşan bilirkişi kurulu aracılığıyla inceleme yaptırılarak TCK’nın 162 maddelerinde sayılan eylem ve işlemlerin bulunup bulunmadığı, taksirli suçların unsurlarından olan bu eylemlerin sanıkların yetkilisi bulunduğu şirketin iflasına sebebiyet verip vermediği, başka bir deyişle taksirli iflas suçunda iflas olgusu ile sanıkların tacir olmanın gerekli kıldığı dikkat ve özeni göstermemesi şeklindeki eylemleri arasında uygun bir illiyet bağının olup olmadığı duraksamaya yer vermeyecek şekilde saptanmadan, sırf defter ve belgeleri usulüne uygun tutmadığı gerekçesi ile sanık …’nun beraatına, sanık …’nun ise taksirli iflas suçundan yazılı gerekçe ile mahkumiyetine hükmedilmesi,

Kabule göre de;

İflas kararı objektif bir cezalandırılabilme şartı olup, sanıkların taksirli iflas suçundan cezalandırılabilmesi için mutlaka kesinleşmiş iflas kararının bulunması ve denetime imkan verecek şekilde kesinleşme şerhi içeren onaylı suretinin dosya içerisine alınması gerekmekte olup, sanığın yönetim kurulu başkanı olduğu …. Turizm İşletmeciliği Ltd Şti hakkında İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen 12/05/2011 tarih ve 2008/558 Esas sayılı iflas kararının denetime imkan verecek şekilde dosya içerisine alınmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi,

Yasaya aykırı, katılan vekili ile sanıklar müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 20.12.2017 gününde oybirliği ile karar verildi.


YARGITAY 15. CEZA DAİRESİ Esas: 2013/29071 Karar: 2016/2941 Tarih: 04.04.2016

  • TCK 162. Madde

  • Taksirli İflas Suçu

Sanığın … Şirketi’nin sahibi ve yetkili temsilcisi olduğu, Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 16.06.2009 tarih ve 2008/493 Esas, 2009/221 Sayılı kararı ile şirketin iflasına karar verilmesini müteakip, iflas idaresince şirket kayıtları üzerinde yaptırılan incelemede, sanığın basiretli tacir gibi davranmadığı, muvazaalı işlemler ile zararların büyümesine neden olduğunun tespit edildiği ve sanığın bu şekilde hileli iflas suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda; hükme esas alınan bilirkişi raporunda; iflasın açıldığı 16.06.2009 tarihi itibarıyle bilanço kalemlerinin diğer ticari alacaklar hesabında görülen ve N.’e verildiği belirtilen 963.072 TL’nin ne için verildiğinin belli olmadığının belirtildiği, borç senetleri hesabında görülen 131.417 TL’nin hangi ticari faaliyetten kaynaklandığının belirlenemediği belirtildiği, söz konusu işlemlerin hangi tarihte gerçekleştiğine dair bir tespitin bulunmadığı, sanık müdafiinin bilirkişi raporuna karşı beyanlarını içerir 04.11.2011 tarihli dilekçede …‘e verilen bedelin şirketin … tarafından alınan avanslara karşılık olarak verildiğini, bilirkişi heyeti tarafından sakıncalı olarak görülen her iki işlem tutarı ile şirketin öz varlığı karşılaştırıldığında bu işlemlerden kaynaklanan bir iflasın söz konusu olamayacağını savunduğu gözetilerek,

Gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde ortaya çıkartılması açısından, Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 16.06.2009 tarih ve 2008/493 Esas, 2009/221 Sayılı iflas dosyasına konu … Müdürlüğü’nün 2007/15662 Sayılı dosya içeriğinin tutanaklara yansıtılıp Yargıtay denetimine olanak verecek şekilde adı geçen dosya içeriğinin onaylı örneklerinin veya asıllarının dosya içine alınması, …‘in tanık sıfatıyla celbedilerek olaya dair bilgisine başvurulması, savunmada adı geçen … firmasına ait muhasebe kayıt defter ve belgeleri ile sanığın sahibi ve yetkilisi olduğu … Limited Şirketi’ne ait ticari defterler ile bunların dayanağını oluşturan muhasebe kayıtları, banka hesapları, çek hesapları, borç ilişkilerini tevsik eden sözleşmeler, faturalar, makbuzlar, sevk irsaliyeleri ile varsa elektronik kayıtların temin edilerek, dosyanın Ticaret, İcra ve İflas ve Ceza Hukuku alanında uzman üç kişilik bilirkişi heyetine tevdii ile TCK’nın 161,, 162 maddelerinde sayılan eylem ve işlemlerin bulunup bulunmadığı duraksamaya yer vermeyecek şekilde saptanması gerekirken, yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi,

SONUÇ : Kanuna aykırı olup, sanık müdafinin temyiz itirazları bu sebeple yerinde görüldüğünden 5320 Sayılı Kanun’un 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 Sayılı 321. maddesi uyarınca hükmün isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 04.04.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.


UYARI

Web sitemizdeki tüm makale ve içeriklerin telif hakkı Av. Baran Doğan’a aittir. Tüm makaleler hak sahipliğinin tescili amacıyla elektronik imzalı zaman damgalıdır. Sitemizdeki makalelerin kopyalanarak veya özetlenerek izinsiz bir şekilde başka web sitelerinde yayınlanması halinde hukuki ve cezai işlem yapılacaktır. Avukat meslektaşların makale içeriklerini dava dilekçelerinde kullanması serbesttir.

Makale Yazarlığı İçin

Avukat veya akademisyenler hukuk makalelerini özgeçmişleri ile birlikte yayımlanmak üzere avukatbd@gmail.com adresine gönderebilirler. Makale yazımında konu sınırlaması yoktur. Makalelerin uygulamaya yönelik bir perspektifle hazırlanması rica olunur.

Paylaş
RSS