0 212 652 15 44
Çalışma Saatlerimiz
Hafta İçi 09.00 - 18.00

Suçun Gece Vakti İşlenmesi

TCK Madde 143

(1) Hırsızlık suçunun gece vakti işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı oranında artırılır.



TCK Madde 143 Gerekçesi

Madde metninde, hırsızlık suçunun gece vakti işlenmesi durumunda cezanın artırılması öngörülmüştür.


YARGITAY 2. CEZA DAİRESİ Esas: 2015/1590 Karar: 2018/116 Tarih: 23.01.2018

  • TCK 143. Madde

  • Suçun Gece Vakti İşlenmesi

5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi’nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.

I- Sanık hakkında işyeri dokunulmazlığını bozma suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde

Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;

Sanığın adli sicil kaydında yer alan ve tekerrüre esas alınan Antalya 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2006/497 Esas ve 2006/1078 Karar sayılı ilamında birden fazla suçtan verilmiş cezalar olduğu gözetilerek, bu cezalardan en ağırının tekerrüre esas alınması gerektiği gözetilmeden, ilamın tamamının tekerrüre esas alınması suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması,

Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları, bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA; ancak bu aykırılığın aynı Kanun’un 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; sanık hakkında Antalya 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2006/497 Esas ve 2006/1078 Karar sayılı ilamındaki hırsızlık suçundan verilen cezanın tekerrüre esas alınarak sanık hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve infazdan sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

II- Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde

Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;

1- Sanık hakkında temel cezanın alt sınırdan belirlenmesi karşısında, suçun geceleyin işlenmesi nedeniyle 5237 sayılı TCK’nın 143. maddesi uyarınca cezanın, üst sınır olan 1/3 oranında arttırılmasına karar verilirken yasal ve yeterli bir gerekçe gösterilmemesi,

2- Sanığın adli sicil kaydında yer alan ve tekerrüre esas alınan Antalya 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2006/497 Esas ve 2006/1078 Karar sayılı ilamında birden fazla suçtan verilmiş cezalar olduğu gözetilerek, bu cezalardan en ağırının tekerrüre esas alınması gerektiği gözetilmeden, ilamın tamamının tekerrüre esas alınması suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması,

Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan bu sebeplerden dolayı hükmün BOZULMASINA, 23.01.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.


YARGITAY 6. CEZA DAİRESİ Esas: 2014/5638 Karar: 2017/3530 Tarih: 18.10.2017

  • TCK 143. Madde

  • Suçun Gece Vakti İşlenmesi

Sanığın yakınana karşı hakkında bina dahilinden hırsızlık, konut dokunulmazlığını ihlal suçlarından mahkumiyet; yağma ve tehdit suçlarından beraat; kasten yaralama suçundan verilen düşme kararına yönelik sanık savunmanı ve o yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazlarının incelenmesinde;

Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Ancak;

1-)Sanığın geçmişte bir müddet nişanlılık ilişkisi yaşadığı mağdurenin evine geceleyin saat 01:00 sularında kapının üzerindeki boşluktan elini içeri sokup mandalı çekmek suretiyle girdiği, mağdurenin yüzüne 2 tokat vurduktan sonra masa üzerinde bulunan cep telefonunu alıp evden ayrıldığı; aradan bir saat kadar süre geçtikten sonra mağdure uyurken yine aynı yöntemle eve girerek, boş bira bardağını kırıp mağdurenin boğazına dayayıp “Seni öldüreceğim” diye tehdit ettiği, müştekinin “Beni öldürme” diyerek yalvarması üzerine bıraktığı; mağdurenin tehlikeyi bertaraf etmek amacıyla sanığı konuşarak sakinleştirmeye çalıştığı; sabahleyin saat 10:00 sularında mağdurenin cep telefonunun sanığın cebinde çalması üzerine, taraflar arasında yeniden tartışma başladığı sanığın cep telefonuyla birlikte mağdurenin kotunun arka cebinde bulunan 50.-TL parayı alıp soruşturma aşamasında etkin pişmanlık göstererek suça konu cep telefonu ve parayı iade ettiği eylemin bir bütün halinde silahla, geceleyin, konutta yağma suçunu oluşturup; sanık hakkında 149/1-a-d-h, 168/3-1. madde uyarınca sanığın cezalandırılması gerektiği gözetilmeden; suç vasıflandırılmasında yanılgıya düşülerek birbiriyle örtüşmeyecek kabul ve gerekçe ile yağma, tehdit suçlarından beraat, bina dahilinden hırsızlık ve geceleyin konut dokunulmazlığını ihlal suçlarından mahkumiyet kararı verilmesi,

2-)Kabule göre ise;

a-)Sanığın bina dahilinden hırsızlık suçunu gece sayılan zaman dilimi içerisinde işlemesi sebebiyle TCK.nın 143/1.maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,

b-)Suç tarihi itibariyle nitelikli konut dokunulmazlığını ihlal suçunun CMK.nın 253.maddesi uyarınca uzlaşmaya tabi olup sanık ve mağdurenin de soruşturma aşamasında uzlaşmayı teklifini kabul etmeleri karşısında CMK.253.madde hükümleri uyarınca sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi zorunluluğu,

3-)Hüküm tarihinden sonra 53. maddesine dair Anayasa Mahkemesi’nin 24.11.2015 tarih ve 29542 Sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 2014/140 Esas 2015/85 Karar sayılı iptal kararının gözetilmesi zorunluluğu,

4-)Mahkemece 5271 Sayılı Yasa’nın 150. maddesi uyarınca, sanığın savunmasını yapmak üzere zorunlu savunman görevlendirilmesi sebebiyle savunmana ödenen avukatlık ücretinin, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6/3-c maddesindeki düzenlemeye açıkça aykırı biçimde, sanığa yargılama gideri olarak yükletilmesine karar verilmesi,

SONUÇ : Bozmayı gerektirmiş, sanık … savunmanı ve o yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan sebeplerle isteme uygun olarak BOZULMASINA, 18.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.


YARGITAY 17. CEZA DAİRESİ Esas: 2015/21367 Karar: 2017/11275 Tarih: 09.10.2017

  • TCK 143. Madde

  • Suçun Gece Vakti İşlenmesi

I- )Sanık hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde;

Anayasa Mahkemesi’nin hükümden sonra 24.11.2015 gün ve 29542 Sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 08.10.2015 tarih, 2014/140 Esas ve 2015/85 Sayılı kararı ile TCK’nın 53. maddesinin ( 1 ) numaralı fıkrasının ( b ) bendine yönelik olarak vermiş olduğu iptal kararlarının da kapsam ve içerik itibarıyla infaz aşamasında mahallinde gözetilebileceğinden, bozma nedeni yapılmamıştır.

Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre sanık …‘ın temyiz nedenleri yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA,

II- )Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde;

Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir.

Ancak;

1- )Suç tarihi olan 30.04.2013’de yaz saati uygulaması da dikkate alındığında güneşin 19.47’de battığı, gecenin 20.47 ‘de başlayacağı, müştekinin 20.30’da evinden ayrıldığını, 21.30 gibi komşusunun haber vermesi üzerine eve geldiğini beyan ettiği, eylemin 20.30 ile 21.30 arasında gerçekleştirildiği anlaşılmakla eylemin gündüzleyin işlendiğinin kabulü gerekeceğinden sanık hakkında TCK’nın 143. maddesi uygulanarak fazla ceza tayini,

2- )T.C. Anayasa Mahkemesi’nin, TCK’nın 53. maddesine dair olan, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının, 24.11.2015 gün ve 29542 Sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmış olması sebebiyle iptal kararı doğrultusunda TCK’nın 53. maddesindeki hak yoksunluklarının yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,

Bozmayı gerektirmiş, sanık …‘ın temyiz nedeni bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan sebeple tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA,

Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 20.12.2011 gün, 2011/2363 Esas ve 2011/286 Sayılı kararına göre bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 1412 Sayılı CMUK’nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, “Sanık hakkında sonuç hapis cezasının 2 yıl olarak belirlenmesi” ve T.C. Anayasa Mahkemesi’nin, TCK’nın 53. maddesine dair olan, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının 24.11.2015 gün ve 29542 Sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmış olmasından kaynaklanan zorunluluk nedeniyle; “TCK’nın 53. maddesinin uygulanmasına dair olan tüm kısımların” hükümden çıkartılması ile yerine “TCK’nın 53. maddesinin Anayasa Mahkemesi’nin 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı da gözetilmek suretiyle uygulanmasına” ibaresinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

III- )Sanık hakkında konut dokunulmazlığının ihlali suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesine gelince;

Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir.

Ancak;

1- )Suç tarihinde yaz saati uygulaması da dikkate alındığında güneşin 19.47’de battığı, gecenin 20.47’de başlayacağı, müştekinin 20.30’da evinden ayrıldığını, 21.30 gibi komşusunun haber vermesi üzerine eve geldiğini beyan ettiği, eylemin 20.30 ile 21.30 arasında gerçekleştirildiği anlaşılmakla eylemin gündüzleyin işlendiğinin kabulü gerekeceğinden sanık hakkında TCK’nın 116/4. maddesi uygulanarak fazla ceza tayini,

2- )T.C. Anayasa Mahkemesi’nin, TCK’nın 53. maddesine dair olan, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının, 24.11.2015 gün ve 29542 Sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmış olması sebebiyle iptal kararı doğrultusunda TCK’nın 53. maddesindeki hak yoksunluklarının yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,

SONUÇ : Bozmayı gerektirmiş, sanık …‘ın temyiz nedeni bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan sebeple tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 09.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.


YARGITAY 2. CEZA DAİRESİ Esas: 2016/19408 Karar: 2017/7757 Tarih: 11.09.2017

  • TCK 143. Madde

  • Suçun Gece Vakti İşlenmesi

Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;

1- ) Suça sürüklenen çocukların, ilgili işyerinden bir adet ceket ve bir adet eşofman altını aldıktan sonra baştan beri kendilerini izleyen polis ekibince suça konu giyim eşyasıyla birlikte kesintisiz takip sonucu yakalandıklarının anlaşılması karşısında, hırsızlık suçunun teşebbüs aşamasında kaldığı gözetilmeyerek, suça sürüklenen çocuklar hakkında 5237 Sayılı TCK’nın 35. madde hükümlerinin uygulanmaması,

2- ) Kolluk tutanağı içeriğine göre, suça sürüklenen çocukların 19.09.2009 tarihinde saat 23.45’te polislerce takip edilmeye başlandığının ve 20.09.2009 günü saat 02.30’da yakalandıklarının anlaşıldığı olayda, UYAP’tan alınan güneşin doğuş ve batış çizelgesine göre yaz saati uygulaması da dikkate alındığında, suç tarihinde gece vaktinin saat 19.08’de başlayıp ertesi gün saat 07.21’e kadar devam ettiğinin, bu suretle hırsızlık suçunun gece vakti işlendiğinin anlaşılması karşısında, suça sürüklenen çocuklar hakkında koşulları oluştuğu halde 5237 Sayılı TCK’nın 143. maddesinin uygulanmaması,

3- ) Suça sürüklenen çocukların suç tarihinde sabıkasız oldukları, suçun teşebbüs aşamasında kalması sebebiyle giderilmesi gerekli somut ( maddi ) bir zararın bulunmadığı, 5271 Sayılı CMK’nın 231. maddesinin 6. fıkras 6. fıkrasının ( b ) bendinde yer alan ölçütün değerlendirilmek suretiyle suça sürüklenen çocukların tekrar suç işlemeyeceği yolunda kanaate ulaşılarak tayin edilen cezaların ertelendiği, erteleme müessesesinden daha lehe olan hükmün açıklanmasının geri bırakılması koşullarının da anılan sebeplerle oluştuğu gözetilmeden, “daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum oldukları anlaşıldığından” şeklindeki yetersiz gerekçe ile suça sürüklenen çocuklar hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,

SONUÇ : Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuklar müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, suça sürüklenen çocuklar hakkında bozma sonrası kurulacak hükümlerde 1412 Sayılı CMUK’nın 326/ son maddesinin gözetilmesine; 11.09.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.


YARGITAY 17. CEZA DAİRESİ Esas: 2015/29034 Karar: 2017/7059 Tarih: 05.06.2017

  • TCK 143. Madde

  • Suçun Gece Vakti İşlenmesi

1- )Sanık hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde;

Doğrudan tayin edilen adli para cezasının miktarı itibariyle hüküm tarihinde yürülükte bulunan ve 14.04.2011 tarihinde yayınlanarak yürürlüğe giren Ceza Muhakemesi Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’a 6217 Sayılı Kanun ile eklenen uyarınca kesin nitelikte olup, temyizi olanaklı bulunmadığından, sanığın temyiz talebinin reddine dair 20.11.2015 tarihli ek karar usul ve kanuna uygun bulunduğundan, yerel mahkemenin temyizin reddine dair kararının ONANMASINA,

2- )Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde;

Hırsızlık suçuna konu eşyanın önem ve değeri, meydana gelen zararın ağırlığı dikkate alınarak 5237 Sayılı TCK’nın 61. maddesi uyarınca temel ceza belirlenirken alt sınırdan hüküm kurulması, aleyhe temyiz bulunmadığından, Anayasa Mahkemesi’nin hükümden sonra 24.11.2015 gün ve 29542 Sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 08.10.2015 tarih, 2014/140 Esas ve 2015/85 Sayılı Kararı ile TCK’nın 53. maddesinin ( 1 ) numaralı fıkrasının ( b ) bendine yönelik olarak vermiş olduğu iptal kararlarının da kapsam ve içerik itibarıyla infaz aşamasında mahallinde gözetilebileceğinden, bozma nedeni yapılmamıştır.

Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir.

Ancak;

Katılanın olay günü saat 07.30 sıralarında inşaata geldiğinde hırsızlık yapıldığını fark ettiğini beyan ettiği, sanığın soruşturma aşamasında savunmasının alınamadığı, kovuşturma aşamasında ise suçunu ikrar ettiği ancak eylemi gündüz mü gece mi gerçekleştirdiğini hususunda . beyanı bulunmadığı, soruşturma aşamasında dinlenen bekçi H. S.’ın sabah namazından sonra balkon kapısının açık olduğunu gördüğünü beyan ettiği, UYAP kayıtlarına göre, suç tarihinde güneşin doğuş saatinin 05.50’de olduğu, TCK’nın 6/1-e maddesi uyarınca saat 04.50’den önceki zaman diliminin gece olarak kabul edilmesi gerektiği, eylemin saat 04.50 öncesi gerçekleştirildiğine dair delillerin nelerden ibaret olduğunun gerekçeli kararda açıklanmadığı, mevcut delil durumuna göre eylemin hangi zaman diliminde gerçekleştiğinin belli olmaması sebebiyle şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği gündüz işlendiğinin kabulü gerektiğinin anlaşılması karşısında, 5237 Sayılı TCK’nın 143. maddesinin uygulanması suretiyle fazla ceza tayin edilmesi,

Bozmayı gerektirmiş, sanık …‘in temyiz nedeni bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan sebeple tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 Sayılı Kanun’un 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 Sayılı CMUK’nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından “sanığın suçu TCK’nın 6. maddesi gereğince geceden sayılan vakitte işlediği anlaşılmakla cezasının suç tarihi itibariyle ve lehine olduğu anlaşılan 6545 Sayılı Kanun ile yapılan değişiklikten önceki TCK’nın 143. maddesi gereğince 1/6 oranında artırım yapılarak 2 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına” dair bölümün tümüyle çıkarılması suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

3- )Sanık hakkında konut dokunulmazlığının ihlali suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde;

Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir.

Ancak;

1- )Sanığın katılana ait içinde oturulmayan, inşaat halindeki bina içerisinden inşaat malzemelerinin bulunduğu daireden hırsızlık yaptığının anlaşılması karşısında; konut dokunulmazlığını ihlal suçunun yasal unsurları oluşmadığı gözetilmeden yazılı şekilde sanığın mahkumiyetine karar verilmesi,

2- )Kabul ve uygulamaya göre de;

a- )Eylemin gece gerçekleştiğinin kabul edilmesine rağmen sanık hakkında TCK’nın 116/4. maddesinin uygulanmaması,

b- )Sanık hakkında konut dokunulmazlığının ihlali suçundan kurulan hükümde TCK’nın 119/1-c maddesi uyarınca artırım yapılırken “12 ay “ hapis cezası yerine “1 yıl” hapis cezasına hükmedilmesi,

c- )T.C. Anayasa Mahkemesi’nin, TCK’nın 53. maddesine dair olan, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının, 24.11.2015 gün ve 29542 Sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmış olması sebebiyle iptal kararı doğrultusunda TCK’nın 53. maddesindeki hak yoksunluklarının yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,

SONUÇ : Bozmayı gerektirmiş, sanık …‘in temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan sebeplerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 05.06.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.


YARGITAY 13. CEZA DAİRESİ Esas: 2015/17482 Karar: 2017/5125 Tarih: 10.05.2017

  • TCK 143. Madde

  • Suçun Gece Vakti İşlenmesi

1-)Sanık ile müşteki arasında suç tarihinden önce arkadaşlık ilişkisinin bulunması, müştekinin annesinin sanığın eve hırsızlık amacıyla girdiğini sanmadığını ifade etmesi, müştekinin, sanığın babası tarafından sanık ile evlenmeleri amacıyla istenmesi ancak ailesi tarafından kabul edilmemesi dikkate alınarak sanığın suç kastının hırsızlık mı yoksa cinsel saldırı mı olduğunun tespitine yönelik müşteki dinlenerek gerekirse cinsel saldırı suçundan kamu davasının açılması sağlanarak delillerin değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve taktiri gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi;

2-)Kabule göre de;

a-)Suç tarihi itibariyle yaz saatine göre, gece vaktinin saat 04:31 de bittiği, müştekinin 04:00 sıralarında uyanıp çocuğunu emzirip tekrar yatağa uzandıktan sonra sanığın geldiğini beyan ettiği, saatin tam olarak kaç olduğunun sorulmadığı, müştekinin yargılama sırasında beyanının alınmadığı, suç saatinin tespiti için katılan ve müştekiye suç saati sorularak, TCK’nın 143, 116/4 maddelerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,

b-)Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 günlü, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı, 24.11.2015 gün ve 29542 Sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan kısmi iptal kararı uyarınca, 5237 Sayılı TCK 53. madde 1.fıkra 1.fıkra b. bendinde düzenlenen “seçme ve seçilme ehliyetinden ve diğer siyasi hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına” hükmünün iptal edilmesi sebebiyle uygulanamayacağının gözetilmesi zorunluluğu,

SONUÇ : Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan sebeple isteme uygun olarak BOZULMASINA, 10.05.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.


YARGITAY 2. CEZA DAİRESİ Esas: 2014/31010 Karar: 2017/4961 Tarih: 02.05.2017

  • TCK 143. Madde

  • Suçun Gece Vakti İşlenmesi

1- ) Sanıklar hakkında mala zarar verme suçundan kurulan beraat hükümlerine yönelik o yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin incelenmesinde;

Yapılan duruşmaya toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükümlerin istem gibi ONANMASINA,

2- ) Sanıklar … ve … hakkında hırsızlık suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik sanıkların ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz istemleri ile sanık … hakkında hırsızlık suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik o yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin incelenmesinde;

Sanıklar hakkındaki tutuklama müzekkeresinin infaz görmediği anlaşıldığından, mahkemenin, tutuklu kalındığı belirtilen sürelerin sanıkların cezasından mahsubuna yer olmadığına dair kararında bir isabetsizlik görülmediğinden, Antalya E tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda başka suçtan hükümlü olarak bulunan sanık …, 03.06.2013 tarihli son duruşmada hazır edildiğinden ve UYAP’tan yapılan incelemede, sanık …‘in hüküm tarihinde başka yargı çevresinde bulunan İzmir 1 numaralı T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda başka bir suçtan hükümlü olarak bulunduğu, sanığın duruşmadan bağışık tutulmak istediğine dair herhangi bir talebi olmadığı gibi bu hususta bir karar da alınmadığı anlaşılmakla birlikte;

5271 Sayılı CMK’nın 196/5. maddesi5271 Sayılı CMK’nın 196/5. maddesi gereğince, sorgusu yapılmış olan ve hazır bulundurulmasına gerek görülmeyen sanığın getirilmemesine mahkemece zımnen karar verildiği kabul edildiğinden tebliğnamedeki 1 ve 5 numaralı bozma düşüncelerine iştirak edilmemiş; 5237 Sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline dair Anayasa Mahkemesi’nin 24.11.2015 tarihinde yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 Sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş, dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Ancak;

a- ) Kapıları kilitli halde park halinde olan otomobilin çalınması şeklinde gerçekleşen eylemin 5237 Sayılı TCK’nın 142/1-b maddesinde tanımlanan suçu oluşturduğu gözetilmeden suç vasfının nitelendirilmesinde yanılgıya düşülerek aynı Kanun’un 142/1-e maddesiyle uygulama yapılması suretiyle yazılı şekilde karar verilmesi,

b- ) Sanık …‘nun soruşturma evresinde müdafii huzurunda alınan 26.09.2012 tarihli ifadesinde ve tutuklamaya sevk üzerine çıkarıldığı mahkemece aynı tarihte yapılan sorgusunda, atılı suçlamayı kabul ettiğinin anlaşılması karşısında, gece vakti hırsızlık suçundan cezalandırılması yerine yazılı şekilde yerinde olmayan gerekçeyle beraatine karar verilmesi,

c- ) Sanıklar … ve …‘nun soruşturma evresinde müdafii huzurunda alınan ifadelerinde atılı suçu gece saat 03.00 sıralarında işlediklerini savunmaları, sanık …‘in de yine soruşturma evresinde müdafii huzurunda alınan ifadesinde suç saati olarak 05.30’u belirtmesi ve UYAP’tan alınan güneşin doğuş ve batış çizelgesine göre yaz saati uygulaması da dikkate alındığında, suç tarihinde güneşin doğuş saatinin 06.42 olduğunun, gece vaktinin saat 05.42’de bittiğinin anlaşılması karşısında, sanıklar … ve … hakkında gece vakti işlenen hırsızlık suçundan hükmolunan cezaların 5237 Sayılı TCK’nın 143. maddesi uyarınca arttırılması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,

d- ) Kullanma hırsızlığı suçunun oluşabilmesi için geçici yararlanma amacıyla alınan malın, kısa bir süre kullanıldıktan sonra sahibine geri verilmesi veya kolaylıkla bulunabileceği bir yere bırakılması, henüz bırakılmamış ise geri verilmek üzere alındığının açıkça anlaşılması ve iade amacının malın alınırken mevcut olması gerektiği, bu amacın da somut olaya dair özelliklerin değerlendirilmesiyle anlaşılabileceği, katılanın otomobilini çalan sanıkların, çaldıkları aracın yakıtının bitmesi üzerine aracı bulunduğu yerde bıraktıktan sonra kollukça yapılan araştırmada suça konu aracın bulunması şeklinde gerçekleşen somut olayda, sanıkların suça konu aracı kullanıp iade etmek amacıyla atılı suçu işlediklerine dair delillerin nelerden ibaret olduğu yöntemince açıklanıp tartışılmadan, eylemin 5237 Sayılı TCK’nın 146. maddesinde düzenlenen kullanma hırsızlığı suçunu oluşturduğundan bahisle yazılı şekilde karar verilmesi,

e- ) Sanık …‘nin tekerrüre esas alınan Antalya 5. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 28.11.2007 tarih ve 2007/1200 Esas - 2007/1535 Karar sayılı kararındaki mahkumiyetine konu suçu 18 yaşından küçükken işlemesi sebebiyle anılan hükmün 5237 Sayılı TCK’nın 58/5. maddesi uyarınca tekerrüre esas alınamayacağı ve sanığın suç tarihi itibari ile adli sicil kaydında tekerrüre esas nitelikte başkaca bir mahkumiyet kaydının da bulunmadığı gözetilmeden, sanığın tekerrüre esas mahkumiyeti bulunduğu gerekçesiyle, 5237 Sayılı TCK’nın 58. maddesi uyarınca cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmesi,

SONUÇ : Bozmayı gerektirmiş, sanıklar … ile …‘in ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin bu sebeplerden dolayı kısmen istem gibi BOZULMASINA, bozma sonrası kurulacak hükümde 1412 Sayılı CMUK’nın 326/ son maddesinin gözetilmesine, 02.05.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.


YARGITAY 13. CEZA DAİRESİ Esas: 2015/14730 Karar: 2017/3924 Tarih: 11.04.2017

  • TCK 143. Madde

  • Suçun Gece Vakti İşlenmesi

I- )Sanık … hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik sanık …‘ın ve Sanık … hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik sanığın annesi … ve eşi …‘in temyiz itirazlarının incelenmesinde;

Her ne kadar sanık …‘ın 09.02.2015 tarihli dilekçesi kanun yararına bozma talebi ile Adalet Bakanlığına yazılmış ise de, yasa yoluna başvuruda ve mercide yanılmanın haklarını ortadan kaldırmayacağından dilekçe temyiz talebi olarak kabul edilmiştir.

Sanık …‘in yokluğunda verilen hükmün birlikte oturan annesi …‘e 25.12.2013 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, hükmün sanığın vasisi sıfatıyla annesi … tarafından süresi içerisinde 30.12.2013 tarihinde temyiz edildiği anlaşılmakla birlikte, temyiz tarihi itibariyle sanığın 18 yaşından büyük olduğu, …‘in sanık … vasisi olduğuna dair kararın dosyada bulunmadığı, tebliğ tarihinde sanığın cezaevinde de bulunmadığı, bu sebeple …‘in sanık … adına temyize hak ve yetkisi olmadığı, hüküm 01.04.2015 tarihli dilekçeyle sanığın eşi ve vasisi olduğu anlaşılan … tarafından temyiz edilmiş ise de, 310/1. maddesinde öngörülen bir haftalık süre geçtikten sonra hükmün temyiz edildiği, anlaşılmakla sanık … yönünden … ve vasisi sıfatıyla …‘in ve sanık … yönünde sanığın 317. maddesi gereğince tebliğnameye uygun olarak temyiz istemlerinin REDDİNE,

II- )Suça sürüklenen çocuklar … ve … ile sanık … hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerinin incelenmesinde;

Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun suça sürüklenen çocuk … tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.

Ancak;

1- )Dosya içeriğine göre, devriye görevi yapan polislerin katılanın işyerinin kapısının açık olduğunu saat 06.00 sıralarında fark etmeleri üzerine olaya el koydukları, olay yeri inceleme raporunda katılanın işyerini 18.30’da kapattığını beyan ettiğinin bildirildiği, UYAP sisteminden yapılan incelemede gecenin 06.14 ile 19.26 saatleri arasında olduğu anlaşılmakla, katılanın işyerini saat kaçta kapattığına dair beyanı tespit edilip eylemin gece işlendiğine dair delillerin neler olduğu da karar yerinde gösterilmeden, hırsızlık suçundan kurulan hükümde TCK’nın 143. maddesi, işyeri dokunulmazlığını ihlal suçundan kurulan hükümde ise aynı kanunun 116/4 ile uygulama yapılması,

2- ) İşyeri dokunulmazlığının ihlali suçunun birden fazla kişi ile birlikte işlendiğinin anlaşılması karşısında TCK.nın 119/1-c maddesinin uygulanmaması,

3- )Suça sürüklenen çocuk … ve sanık … hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerinin incelenmesinde ise; Suça sürüklenen çocuk …‘in başka bir olay sebebiyle Denizli Cumhuriyet Başsavcılığında alınan 04.02.2011 tarihli ifadesinde, suçu A., T. 11.04.2017ve M. ile birlikte işlediklerini beyan etmekle birlikte kovuşturma aşamasındaki ifadesinde suçu kabullenmediği, suça sürüklenen çocuk Turgay ve sanık …‘nin baştan beri suçlamayı kabul etmediği, 09.06.2011 tarihli CD inceleme ve tespit tutanağı içeriğine göre, suçu işleyen “şahısların yüz hatları, vücut yapıları, hal ve hareketlerinden” …, …, … ve kimliği tespit edilemeyen dördüncü bir kişi olduğu belirtildiği, kamera görüntülerinde, suça sürüklenen çocuk …‘in yüzü açık olarak seçilmekle birlikte, diğer faillerin kim olduklarının kesin olarak anlaşılamaması karşısında, maddi gerçeğin kesin olarak belirlenmesi amacıyla; kamera görüntüleri ile sanıklara ait resimlerin bilirkişiye tevdi ile görüntülerde gerekli iyileştirme yapılmasından sonra görüntülerdeki şahısların T. 11.04.2017ya da A. olup olmadığının tespiti ile olay yerinde ele geçen parmak izlerinin T. 11.04.2017ya da A.’ye ait olup olmadıklarının araştırılması, sonucuna göre hukuki durumlarının tayini gerektiğinin gözetilmemesi,

Kabule göre de;

4- ) Suça sürüklenen çocuk …‘ın adli sicil kaydına göre daha suç tarihinden önce kasıtlı bir suçtan 3 aydan fazla hürriyeti bağlacı cezaya çarptırılmadığının anlaşılması ve 5237 Sayılı TCK.nın 51/1. maddesi gereğince tayin edilen hapis cezalarının ertelenmesinin mümkün bulunması karşısında, işyeri dokunulmazlığının ihlali suçundan tayin edilen hapis cezasının suça sürüklenen çocuğun “3 aydan fazla hapis cezasını gerektiren kasıtlı bir suçtan mahkum olduğu”, hırsızlık suçundan tayin edilen hapis cezasının “miktar itibariyle verilen ceza bakımından” gerekçeleri ile ertelenmesine yer olmadığına karar verilmesi,

SONUÇ : Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk … ve müdafii, suça sürüklenen çocuk … ve müdafii ile sanık …‘in temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan sebeple tebliğnameye kısmen uygun olarak BOZULMASINA, 5320 Sayılı Kanun’un 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 Sayılı 326/ son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın korunmasına, 11.04.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.


YARGITAY 2. CEZA DAİRESİ Esas: 2014/30819 Karar: 2017/3112 Tarih: 16.03.2017

  • TCK 143. Madde

  • Suçun Gece Vakti İşlenmesi

O yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;

I- )Suça sürüklenen çocuk hakkında işyeri dokunulmazlığını bozma suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün temyiz incelemesinde;

Suça sürüklenen çocuk hakkında işyeri dokunulmazlığını bozma suçundan hükmolunan 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezasının 5237 Sayılı TCK’nın 49/2 ve 50/3. madddeleri uyarınca kısa süreli hapis cezası olmaması sebebiyle adli para cezasına çevrilemeyeceğinin gözetilmemesi ve kabule göre de 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezasının aynı Kanun’un 50. maddesi uyarınca paraya çevrilmesi sonucu neticeten 8.100 TL adli para cezası yerine, 8.000 TL adli para cezasına hükmedilmesi suretiyle eksik ceza tayini, karşı temyiz olmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.

Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün ONANMASINA,

II- )Suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerinin temyiz incelemesinde;

Daha önce hapis cezasına mahkum edilmemiş ve fiili işlediği sırada 18 yaşını doldurmamış olan suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 Sayılı TCK’nın 50/3 maddesi gereğince tayin olunan kısa süreli hapis cezasının adli para cezası veya tedbire çevirme zorunluluğunun bulunması sebebiyle mala zarar verme suçundan seçenek olarak hükmedilen kısa süreli hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamedeki bu hususa yönelik bozma düşüncesine iştirak edilmemiş, dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Ancak;

1- )Hırsızlık suçunun geceden sayılan zaman diliminde işlendiğinin anlaşılması karşısında, suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçundan hüküm kurulurken 5237 Sayılı TCK’nın 143. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,

2- )Suça sürüklenen çocuk ve temyiz dışı sanık …‘nin bütün aşamalarda suçlamayı ikrar ile, sanık …‘nin anfiyi soruşturma aşamasında müştekiye iadesini sağladığının anlaşılması karşısında; gerçekleşen kısmî iade sebebiyle müştekiden, suça sürüklenen çocuk hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına rızası bulunup bulunmadığı sorularak, sonucuna göre suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 Sayılı TCK’nın 168/1-4. hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,

3- )Suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçundan hükmolunan 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezasının 5237 Sayılı TCK’nın 49/2 ve 50/3. madddeleri uyarınca kısa süreli hapis cezası olmaması sebebiyle adli para cezasına çevrilemeyeceğinin gözetilmemesi,

4- )Olay yeri inceleme tutanağına göre, müştekiye ait işyerine alt kısmında kilitleme mekanizması bulunmayan, üst kısmının ise zorlama ile yerinden çıkarılabilir katlanır camdan girildiği, 500 TL paranın alındığı kasanın ise müşteki beyanına göre kilitsiz olduğunun anlaşılması karşısında, zararın ne şekilde oluştuğunun denetime olanak verecek şekilde açıklanması gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde mala zarar verme suçundan suça sürüklenen çocuğun mahkumiyetine karar verilmesi,

5- ) 5271 Sayılı CMK’nın 150/2. maddesi uyarınca, suça sürüklenen çocuğu savunmak üzere bir avukatın görevlendirilmesi nedeniyle, zorunlu müdafii için ödenen avukatlık ücretinin, dosyadaki bilgilerden mali olanaklardan yoksun olduğu anlaşılan suça sürüklenen çocuğa, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6/3-c maddesindeki düzenlemeye açıkça aykırı şekilde yargılama gideri olarak yükletilmesine karar verilmesi,

6- ) Kabul ve uygulamaya göre de;

Hırsızlık suçundan TCK’nın 142/1-b,, 31/3, 62. maddeleri uyarınca hükmolunan 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası aynı Kanun’un 50. maddesi uyarınca paraya çevrilirken 8.100 TL yerine, 8.000 TL adli para cezasına hükmedilmesi,

SONUÇ : Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafii ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan sebeplerle istem gibi BOZULMASINA, 16.03.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.


YARGITAY 17. CEZA DAİRESİ Esas: 2016/16292 Karar: 2017/1882 Tarih: 20.02.2017

  • TCK 143. Madde

  • Suçun Gece Vakti İşlenmesi

1- )Sanık hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde:

Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz nedenleri de yerinde görülmemiştir.

Ancak;

1- )T.C. Anayasa Mahkemesi’nin, TCK’nın 53. maddesine dair olan, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının, 24.11.2015 gün ve 29542 Sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmış olması sebebiyle iptal kararı doğrultusunda TCK’nın 53. maddesindeki hak yoksunluklarının yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,

2- )Tekerrüre esas alınan Bismil Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2010/531 Esas ve 2011/604 Karar sayılı ilamda TCK’nın 31/3 maddesinin uygulanması karşısında, 5237 Sayılı TCK’nın 58/5. maddesi gözetilerek sanık hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanamayacağının gözetilmemesi,

Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan sebeplerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedenleri yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 Sayılı Kanun’un 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 Sayılı CMUK’nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, T.C. Anayasa Mahkemesi’nin, TCK’nın 53. maddesine dair olan, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının 24.11.2015 gün ve 29542 Sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmış olmasından kaynaklanan zorunluluk nedeniyle; “TCK’nın 53. maddesinin uygulanmasına dair olan tüm kısımların” hükümden çıkartılması ile yerine “TCK’nın 53. maddesinin Anayasa Mahkemesi’nin 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı da gözetilmek suretiyle uygulanmasına” cümlesinin eklenmesi, hükümden tekerrür uygulamasına dair bölümün tamamen çıkarılması suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

2- )Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde:

Dosya kapsamındaki tarafların anlatımına göre; sanığın, müştekiye ait minibüsün aralıklı olan camını indirerek minibüs içerisine girerek hırsızlığa teşebbüs etmesi şeklindeki eyleminin, TCK’nın 141/1. maddesine uyduğunun anlaşılması karşısında; tebliğnamedeki sanığın eyleminin TCK’nın 142/1-b maddesine uyduğu yönündeki görüşe iştirak olunmamıştır.

Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye, hakimin takdirine göre; sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir.

Ancak;

1- )Eylemin gece sayılan zaman diliminde gerçekleşmesi sebebiyle sanığa verilen cezanın TCK’nın 143. maddesi uyarınca artırılması gerektiğinin gözetilmemesi,

2- )Sanığın, müştekiye ait park halindeki araç içerisinde, eylemini tamamlamadan yakalandığının anlaşılması karşısında, sanık hakkında teşebbüs hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,

3- )Mahkemece tekerrüre esas alınan Bismil Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2010/531 Esas ve 2011/604 Karar sayılı ilamda TCK’nın 31/3 maddesinin uygulanması karşısında, 5237 Sayılı TCK’nın 58/5. maddesi uyarınca sanık hakkında TCK’nın 58. maddesindeki mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanamayacağının gözetilmemesi,

4- )T.C. Anayasa Mahkemesi’nin, TCK’nın 53. maddesine dair olan, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının, 24.11.2015 gün ve 29542 Sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmış olması sebebiyle iptal kararı doğrultusunda TCK’nın 53. maddesindeki hak yoksunluklarının yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,

SONUÇ : Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan sebeplerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 5320 Sayılı Kanun’un 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 Sayılı 326/ son maddesi uyarınca ceza süresi bakımından sanığın kazanılmış hakkının gözetilmesine, 20.02.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.


YARGITAY 17. CEZA DAİRESİ Esas: 2016/11537 Karar: 2017/1663 Tarih: 14.02.2017

  • TCK 143. Madde

  • Suçun Gece Vakti İşlenmesi

Hükümden sonra 02.12.2016 tarihinde 29906 Sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un değişik 5271 Sayılı CMK’nın 253. maddesinin 1. fıkras 1. fıkrasının (b) bendine eklenen alt bendler arasında yer alan ve 5237 Sayılı TCK’nın 141. maddesinde tanımı yapılan hırsızlık suçu da uzlaşma kapsamına alındığı anlaşılmakta ise de; hırsızlık suçunun gece vakti işlenmesi halinde eylemin nitelikli hırsızlık suçuna dönüşeceği ve eylemi uzlaşma kapsamı dışına çıkaracağı gözetilip yüklenen suçu gece vakti işlediği anlaşılan sanıklar hakkında uzlaşma hükümlerinin uygulanamayacağı belirlenerek yapılan incelemede;

Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz nedenleri de yerinde görülmemiştir.

Ancak;

1-)Suç tarihinde güneşin 16.37’de battığı, suçun ise 18.30 sıralarında işlendiği dikkate alındığında, suçun gece sayılan vakitte işlendiği ve sanıklar hakkında TCK’nın 143. maddesinin uygulanması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,

2-)Her iki sanığın soruşturma aşamasında müştekinin zararını gidermek istediklerini beyan etmesi, sanık …‘nın ise kovuşturma aşamasında, suça konu malzemelerin benzerlerini aldıklarını teslim etmek istediklerini ancak şahısların arayacaklarını söyleyip kendilerini arayan olmadıklarını ifade etmiş olması, müştekinin ise kovuşturma aşamasında ifadesinin alınamayıp, iadeya dair hususların sorulamadığının anlaşılması karşısında, sanıklara bu hak tanınarak ve TCK’nın 168. maddesinin uygulama koşullarının değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,

3-)T.C. Anayasa Mahkemesi’nin, TCK’nın 53. maddesine dair olan, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının, 24.11.2015 gün ve 29542 Sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmış olması sebebiyle iptal kararı doğrultusunda TCK’nın 53. maddesindeki hak yoksunluklarının yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,

SONUÇ : Bozmayı gerektirmiş, sanıklar … ve …‘ın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan sebeplerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 5320 Sayılı Kanun’un 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 Sayılı 326/ son maddesinin gözetilmesine, 14.02.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.


YARGITAY 2. CEZA DAİRESİ Esas: 2016/19399 Karar: 2017/1343 Tarih: 07.02.2017

  • TCK 143. Madde

  • Suçun Gece Vakti İşlenmesi

Dosya kapsamına göre;

1-)Suça sürüklenen çocuğun soruşturma aşamasında alınan ifadesinde müştekiye ait bisikleti askeri lojmanın bahçesinde görerek binmek için aldığını ikrar etmesi karşısında, eylemin kullanma hırsızlığı olduğu ve müştekinin de şikayetçi olmadığı cihetle, 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 146/1. maddesinde yer alan “Hırsızlık suçunun, malın geçici bir süre kullanılıp zilyedine iade edilmek üzere işlenmesi hâlinde, şikâyet üzerine, verilecek ceza yarı oranına kadar indirilir.” şeklindeki düzenleme uyarınca düşme kararı verilmesi gerektiğinin gözetilmemesinde,

2-)Kabule göre de, suç tarihi olan 23.06.2015 tarihinde Gaziantep’te güneşin saat 19.58’de battığı, suç saatinin ise kesin olarak belirlenemeyip, suça sürüklenen çocuğun ikrarına göre “tahminen saat 21.00 sıraları” olduğunun kabul edildiği cihetle, gece vaktinin 20.58’de başlaması karşısında, suçun gece vakti işlenip işlenmediğinin şüpheli olduğu gözetilerek şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince eylemin gece vakti dışında işlendiğinin kabul edilmesi yerine, yazılı şekilde gece vakti işlendiğinden bahisle cezada artırım yapılmasında isabet görülmediğinden, 5271 Sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.

Gereği Düşünüldü:

KARAR : I-) (1) numaralı kanun yararına bozma istemi sebebiyle yapılan incelemede;

Kullanma hırsızlığı suçunun oluşabilmesi için geçici yararlanma amacıyla alınan malın, kısa bir süre kullanıldıktan sonra sahibine geri verilmesi veya kolaylıkla bulunabileceği bir yere bırakılması, henüz bırakılmamış ise geri verilmek üzere alındığının açıkça anlaşılması ve iade amacının malın alınırken mevcut olması gerektiği, bu amacın da somut olaya dair özelliklerin değerlendirilmesiyle anlaşılabileceği, davaya konu olayda ise; müştekiye ait bisikletin ikametinin giriş katı merdiven boşluğundan çalındıktan sonra kolluk tarafından yapılan araştırma ile suça konu bisikletin suça sürüklenen çocukta olduğuna dair bilgi edinilmesi üzerine, suça sürüklenen çocuğun suça konu bisiklet ile birlikte yakalandığının ve soruşturma aşamasında bisikleti gezmek için aldığını beyan eden suça sürüklenen çocuğun kovuşturma aşamasında bu yönde bir beyanının bulunmadığının anlaşılması karşısında, suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 Sayılı TCK’nın 146/1. maddesinin uygulanma koşullarının gerçekleşmemesi sebebiyle kanun yararına bozma istemi yerinde görülmediğinden, (GAZİANTEP) 1. Çocuk Mahkemesinden verilip kesinleşen 05.05.2016 gün ve 2015/947 E., 2016/690 K. sayılı hükme yönelik kanun yararına bozma isteminin REDDİNE,

II-) (2) numaralı kanun yararına bozma istemine gelince;

Müştekinin 24.06.2015 günü saat 07.00’de uyandığında bisikletin çalındığını fark ettiği, suça sürüklenen çocuğun soruşturma aşamasındaki beyanında, suçu tahminen 21.00 sıralarında işlediğini beyan ettiği, UYAP’tan alınan güneşin doğuş ve batış çizelgesine göre yaz saati uygulaması da dikkate alındığında, suç tarihinde gece vaktinin 20.58’de başladığı, suça sürüklenen çocuğun soruşturma aşamasında tahmine dayalı olarak ve gece vaktinin başlangıcından 2 dakika sonra hırsızlık suçunu işlediğine dayanan beyanından başka suçun gece vakti işlendiğini gösteren başkaca bir delilin bulunmadığının anlaşılması karşısında, hırsızlık suçunun suça sürüklenen çocuk lehine gündüz sayılan zaman dilimi içerisinde işlendiğinin kabul edilmesi gerekmesi ve suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 Sayılı TCK’nın 143. maddesinin uygulanması suretiyle fazla ceza tayin edilmesi nedenleriyle,

SONUÇ : (GAZİANTEP) 1. Çocuk Mahkemesinden verilip kesinleşen 05.05.2016 gün ve 2015/947 E., 2016/690 K. sayılı kararın 5271 Sayılı CMK’nın 309. maddesinin 4. fıkras 4. fıkrasının (d) bendi uyarınca BOZULMASINA, suça sürüklenen çocuğun eylemine uyan TCK’nın 142/2-h maddesi uyarınca ve mahkemenin alt sınırdan hüküm kurmak yönündeki takdiri de gözetilerek hapis cezasının 5 yıl olarak belirlenmek suretiyle cezalandırılmasına, TCK’nın 31/2. maddesi gereğince, verilen cezada 1/2 oranında indirim yapılarak 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve aynı Kanun’un 62. maddesi uyarınca takdire göre 1/6 oranında indirim ile sonuç cezanın 2 yıl 1 ay hapis olarak belirlenmesine, infazın bu miktar üzerinden yapılmasına, hükmün diğer bölümlerinin aynen korunmasına, 07.02.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.


YARGITAY 17. CEZA DAİRESİ Esas: 2015/14997 Karar: 2017/806 Tarih: 30.01.2017

  • TCK 143. Madde

  • Suçun Gece Vakti İşlenmesi

1-)Katılanlar … ve … vekilinin temyiz talebinin incelenmesinde;

02.05.2012 tarihli dilekçesi ile hükmü temyiz eden katılanlar vekilinin geçerli bir vekaletnameyi dosyaya ibraz etmediği, yokluğunda verilen hükmün bizzat katılan …‘ye tebliğ edildiği ancak katılanların hükmü temyiz etmediği anlaşılmakla, hükmü temyiz etme yetkisi bulunmayan vekilin temyiz isteminin 317. maddesi uyarınca tebliğnameye uygun olarak REDDİNE,

2-)Sanıklar …, ve … haklarında katılan …‘e karşı işledikleri hırsızlık suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerin temyiz incelenmesinde;

Anayasa Mahkemesi’nin hükümden sonra 24.11.2015 gün ve 29542 Sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 08.10.2015 tarih, 2014/140 Esas ve 2015/ 85 Sayılı kararı ile TCK’nın 53. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendine yönelik olarak vermiş olduğu iptal kararlarının da kapsam ve içerik itibarıyla infaz aşamasında mahallinde gözetilebileceğinden, bozma nedeni yapılmamıştır.

Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre sanıklar …, ve … müdafilerinin temyiz nedeni yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükümlerin tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA,

3-)Sanıklar …, ve … haklarında müştekiler …, ve … ile katılanlar … ve …‘ye karşı işledikleri hırsızlık suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerinin temyiz incelenmesinde;

Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçların sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir.

Ancak;

1-)Katılanlar … ve … ile müştekiler …,ve …‘e karşı işlenen hırsızlık suçlarından kurulan hükümlerde, müştekiler ile katılanların özetle akşam uyuduklarını, sabah uyandıklarında ise hırsızlığı fark ettiklerini beyan ettikleri, soruşturma aşamasında suçunu ikrar eden sanık …‘ın açık ve net bir saat diliminden bahsetmediği, olay anını gören veya duyan kimsenin bulunmadığı, olay anını ve zamanı gösterir kamera görüntüsünün bulunmadığı, eylemlerin gece vakti gerçekleştirildiklerine dair delillerin nelerden ibaret olduğunun gerekçeli kararda açıklanmadığı, mevcut delil durumuna göre eylemin hangi zaman diliminde gerçekleştiğinin belli olmaması sebebiyle şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği gündüz işlendiğinin kabulü gerektiğinin anlaşılması karşısında, 5237 Sayılı TCK’nın 143/1. maddesinin uygulanması suretiyle fazla ceza tayin edilmesi,

2-)Tüm sanıklar hakkında kurulan hükümlerde, T.C. Anayasa Mahkemesi’nin, TCK’nın 53. maddesine dair olan, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının, 24.11.2015 gün ve 29542 Sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmış olması sebebiyle iptal kararı doğrultusunda TCK’nın 53. maddesindeki hak yoksunluklarının yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,

Bozmayı gerektirmiş, sanıklar …, ve … müdafilerinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan sebeplerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 5320 Sayılı Kanun’un 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 Sayılı CMUK’nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, bozma nedenleri yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, müştekiler …, ve …‘e karşı işlenen hırsızlık suçlarından kurulan hükümlerde verilen ceza 2 yılın altında kalsa bile gerekçeli kararda 5237 Sayılı TCK’nun 51. maddesiyle 5271 Sayılı CMK’nın 231. maddelerinin uygulanma koşulları tartışılarak uygulanmamasına karar verilmemesi de gözönünde alınarak, 5237 Sayılı TCK’nın 143. maddesinin uygulandığı paragrafın çıkartılması, sanıklar hakkında hırsızlık suçlarında tayin edilen 2 yıl hapis cezasının 5237 Sayılı TCK’nın 62/1. maddesi uyarınca 1/6 oranında indirilmesi ile sanıkların sonuç olarak “1 yıl 8 ay” hapis cezası ile cezalandırılmalarına, eylemin gece işlendiği sabit olmadığından artırım yapılmasına yer olmadığına cümlelerinin eklenmesi, müşteki … ile katılanlar … ve …‘ye karşı işlenen hırsızlık suçundan kurulan hükümlerde, 5237 Sayılı TCK’nın 143. maddesinin uygulandığı paragrafın çıkartılması, sanıklar hakkında hırsızlık suçundan tayin edilen 3 yıl hapis cezasının 5237 Sayılı TCK’nın 62/1. maddesi uyarınca 1/6 oranında indirilmesi ile sanıkların sonuç olarak “2 yıl 6 ay” hapis cezası ile cezalandırılmalarına, eylemlerin gece işlendiği sabit olmadığından artırım yapılmasına yer olmadığına cümlelerinin eklenmesi, T.C. Anayasa Mahkemesi’nin, TCK’nın 53. maddesine dair olan, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının 24.11.2015 gün ve 29542 Sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmış olmasından kaynaklanan zorunluluk nedeniyle; “TCK’nın 53. maddesinin uygulanmasına dair olan tüm kısımların” hükümlerden çıkartılması ile yerlerine “TCK’nın 53. maddesinin Anayasa Mahkemesi’nin 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı da gözetilmek suretiyle uygulanmasına” cümlelerinin eklenmesi suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun olan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

4-)Sanıklar …, ve … haklarında müştekiler …, ve …‘a karşı işledikleri hırsızlık suçları ile sanık … hakkında suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan kurulan hükmün temyiz incelenmesinde;

Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçların sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir.

1-)Müştekiler …, ve …‘a karşı işlenen hırsızlık suçlarından kurulan hükümlerde, olay yeri inceleme raporu, 25.12.2010 tarihli keşif tutanağı ve olay yeri fotoğraflarına göre, sanıkların müştekilere ait evlerin uzağında ayrı olarak bulunan, müştemilat niteliğinde olmayan ahır içerisindeki hayvanlar ile evin önündeki kazığa bağlı hayvanları çaldıklarının anlaşılması karşısında; sanıkların eyleminin TCK’nın 142/2-g maddesinde düzenlenen suçu oluşturduğu gözetilmeden aynı Kanun’un 142/1-b maddesiyle uygulama yapılması,

2-) Müştekiler …, ve … hakkında kurulan hükümlerde, hayvanların çalındığı yerlerin konutun eklentisi olup-olmadığı hususunda mahallinde keşif yapılarak, eklenti niteliğinde ise hırsızlık suçu için 5237 Sayılı TCK’nın 142/1-b maddesi uyarınca ve ayrıca konut dokunulmazlığının ihlali suçundan da aynı Kanun’un 116/1. maddesine göre; eklenti niteliğinde değilse aynı Kanun’un 142/2-g maddesi uyarınca cezalandırılması gerekmesi sebebiyle eksik soruşturma ile yetinilip yazılı şekilde hüküm kurulması,

3-) Müştekiler …, ve …‘a karşı işlenen hırsızlık suçlarından kurulan hükümlerde, müştekiler ile katılanların özetle akşam uyuduklarını, sabah uyandıklarında ise hırsızlığı fark ettiklerini beyan ettikleri, soruşturma aşamasında suçunu ikrar eden sanık …‘ın açık ve net bir saat diliminden bahsetmediği, olay anını gören veya duyan kimsenin bulunmadığı, olay anını ve zamanı gösterir kamera görüntüsünün bulunmadığı, eylemlerin gece vakti gerçekleştirildiklerine dair delillerin nelerden ibaret olduğunun gerekçeli kararda açıklanmadığı, mevcut delil durumuna göre eylemin hangi zaman diliminde gerçekleştiğinin belli olmaması sebebiyle şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği gündüz işlendiğinin kabulü gerektiğinin anlaşılması karşısında, 5237 Sayılı TCK’nın 143/1. maddesinin uygulanması suretiyle fazla ceza tayin edilmesi,

4-)Sanık … hakkında kurulan hükümlerde, sanığın aşamalarda diğer sanıklardan farklı zamanlarda toplam üç kez kulağında etiket olmayan hayvan satın aldığını beyan etmesi karşısında, satın aldığı hayvanların birden fazla kişiye ait olabileceğini bilebilecek durumda olmayan sanığın 3 kez yerine 11 kez cezalandırılması suretiyle fazla ceza tayin edilmesi,

5-)Alanya Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2009/2103 Esas sayılı iddianamesi ile sanık …‘ın eylemlerine uyan TCK’nın 165. maddesi uyarınca 8 kez cezalandırılması istemiyle kamu davası açıldığı, mahkemece sanığa hakkında TCK’nın 165. maddesinin 11 kez uygulanması ihtimaline binaen CMK’nın 226. maddesi uyarınca ek savunma hakkı tanınarak hüküm kurulması gerektiği halde ek savunma hakkı hatırlatılmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,

6-)T.C. Anayasa Mahkemesi’nin, TCK’nın 53. maddesine dair olan, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının, 24.11.2015 gün ve 29542 Sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmış olması sebebiyle iptal kararı doğrultusunda TCK’nın 53. maddesindeki hak yoksunluklarının yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,

SONUÇ : Bozmayı gerektirmiş, sanıklar …, ve … müdafilerinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan sebeplerle tebliğnameye kısmen uygun olarak BOZULMASINA, ceza süresi bakımından 5320 Sayılı Kanun’un 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 Sayılı 326/ son maddesi uyarınca sanıkların kazanılmış haklarının gözetilmesine, 30.01.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.


YARGITAY 2. CEZA DAİRESİ Esas: 2016/19362 Karar: 2017/690 Tarih: 23.01.2017

  • TCK 143. Madde

  • Suçun Gece Vakti İşlenmesi

1-) Sanıklar … ve … hakkında katılan …‘a yönelik hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından, katılan …‘a yönelik hırsızlık, işyeri dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme suçlarından kurulan beraat hükümlerine dair o yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin incelenmesinde;

İddianamede deliller arasında sayılan ve iddianame içeriğinde de ismi belirtilen tanık….’un, başka bir olay sebebiyle ifadesi alınırken, davaya konu hırsızlık olaylarına dair duyuma dayalı bilgilerini aktardığının, ancak görgüye dayalı bir bilgisinin bulunmadığının anlaşılması karşısında mahkemenin kabul ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamedeki bozma düşüncesine katılınmamıştır.

Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükümlerin isteme aykırı olarak ONANMASINA,

2-) Sanıklar … ve … hakkında katılan …‘a yönelik işyeri dokunulmazlığının ihlali suçundan kurulan beraat hükümlerine dair o yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin ve sanık … hakkında katılanlara yönelik hırsızlık suçları ile katılan …‘a yönelik mala zarar verme suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine dair sanık …‘ın ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz istemlerinin incelenmesinde;

Sanık … hakkında 5237 Sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline dair Anayasa Mahkemesi’nin 24.11.2015 tarihinde yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı iptal kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının hapis cezasının infazı aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş, dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Ancak;

a-)Sanıklar … ve …‘ın katılan …‘a ait kuyumcudan hırsızlık yapmak amacıyla işyerinin alarm sistemini devre dışı bıraktıkları değerlendirilerek hırsızlığa teşebbüs ettiklerinin kabul edilmesine rağmen hırsızlığın yapılabilmesi için işyerine girilmesinin zorunlu olduğu da gözetildiğinde, atılı suçun hazırlık hareketlerine başlayan ancak ihbar sonrası eylemlerini tamamlayamadan olay yerinden uzaklaşmak zorunda kalan sanıkların işyeri dokunulmazlığının ihlali suçuna teşebbüs ettikleri gözetilmeden, anılan suçtan herhangi bir gerekçe de gösterilmeden beraatlerine karar verilmesi,

b-)Sanık … hakkında, katılan …‘a yönelik hırsızlık suçuyla ilgili olarak; sanığın aşamalarda atılı suçlamayı kabul etmediğinin, katılanın kolluk ifadesinde, suça konu aracı işyeri önüne olay günü saat 17.00 sıralarında park ettiğini beyan ettiğinin, suça konu bu aracın ertesi gün saat 04.00 sıralarında kolluk görevlilerince katılan …‘a ait kuyumcu dükkanı önünde terk vaziyette bulunduğunun ve UYAP’tan alınan güneşin doğuş ve batış çizelgesine göre suç tarihinde güneşin batış saatinin saat 18.18 olduğunun, gece vaktinin saat 19.18’de başladığının anlaşılması karşısında, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği hırsızlık suçunun sanık lehine gündüz sayılan zaman dilimi içerisinde işlendiğinin kabul edilmesi gerektiği gözetilmeden ve hırsızlık suçunun gece vakti işlendiğine dair kanıtlar denetime olanak verecek biçimde karar yerinde gösterilip tartışılmadan, atılı suçtan hükmolunan cezanın 5237 Sayılı TCK’nın 143/1. maddesi uyarınca artırılarak yazılı şekilde hüküm kurulması,

c-)Sanık … hakkında, katılanlara yönelik hırsızlık suçlarıyla ve katılan …‘a yönelik mala zarar verme suçuyla ilgili olarak; sanığın adli sicil kaydına göre hakkında Üsküdar 3. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2007/417 Esas-2009/53 Karar sayılı kararıyla hırsızlık suçundan verilen 2 yıl 8 ay 15 gün hapis cezasının 24.03.2009 tarihinde kesinleştiği de gözetildiğinde anılan kararın kesinleşme ve infaz şerhleriyle birlikte dosya içerisine getirtilerek incelenmesi ve sonucuna göre sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,

SONUÇ : Bozmayı gerektirmiş, sanık …‘ın ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı kısmen istem gibi BOZULMASINA, 23.01.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.


YARGITAY 17. CEZA DAİRESİ Esas: 2015/21906 Karar: 2017/565 Tarih: 17.01.2017

  • TCK 143. Madde

  • Suçun Gece Vakti İşlenmesi

Hükümden sonra 02.12.2016 tarihinde 29906 Sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanun’u ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un değişik 5271 Sayılı CMK’nın 253. maddesinin 1. fıkras 1. fıkrasının (b) bendine eklenen alt bendler arasında yer alan ve 5237 Sayılı TCK’nın 141. maddesinde tanımı yapılan hırsızlık suçun da uzlaşma kapsamına alındığı anlaşılmakta ise de; suça konu araç plakalarının sökülerek çalınması eyleminin TCK’nın 142/1-e maddesi kapsamında kaldığı anlaşıldığından sanık hakkında uzlaşma hükümleri uygulanamayacağı belirlenerek yapılan incelemede;

Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz nedenleri de yerinde görülmemiştir.

Ancak;

1-)Suça konu araç plakalarının sökülerek çalınması eyleminin TCK’nın 142 /1-e maddesine uyduğu gözetilmeden, yazılı şekilde uygulama yapılması,

2-)Müştekinin aracını gece 01.00 sıralarında park edip, 11.00 sıralarında ise aracının yanına geldiğinde … numaralı plakalarının yerinde olmadığını gördüğü, aynı gün 07.13 sıralarında … plakalı bir araç ile başka bir hırsızlık suçunun işlendiğinin ihbar edildiği, suç tarihinde ise güneşin 06.25’te doğduğu, sanığın ise plaka çalınma olayı ile ilgisi olmadığını belirttiğinin anlaşılması karşısında, suçun gece vakti işlendiğine dair delillerin nelerden ibaret olduğu karar yerinde tartışılıp gösterilmeden TCK’nın 143. maddesiyle yazılı şekilde uygulama yapılması,

3-)T.C. Anayasa Mahkemesi’nin, TCK’nın 53. maddesine dair olan, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının, 24.11.2015 gün ve 29542 Sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmış olması sebebiyle iptal kararı doğrultusunda TCK’nın 53. maddesindeki hak yoksunluklarının yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,

SONUÇ : Bozmayı gerektirmiş, sanık …‘nun temyiz nedeni bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan sebeplerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 5320 Sayılı Kanun’un 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 Sayılı 326/ son maddesinin gözetilmesine, 17.01.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.


YARGITAY 2. CEZA DAİRESİ Esas: 2014/29273 Karar: 2016/16938 Tarih: 14.12.2016

  • TCK 143. Madde

  • Suçun Gece Vakti İşlenmesi

Adli sicil kaydına göre tekerrüre esas mahkumiyeti bulunan sanık hakkında yasal şartları oluştuğu halde, TCK’nın 58/6. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimi ve denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmemesi, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.

1- )Sanık hakkında müşteki …, … ve …‘a yönelik hırsızlık ve konut dokunulmazlığını bozma,müşteki …‘a yönelik hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlere dair temyiz isteminin incelenmesinde;

Sanık hakkında müşteki …‘e yönelik hırsızlık suçundan TCK’nın 142/1-b,, 143/1 maddeleri uyarınca belirlenen 2 yıl 8 ay hapis cezasından aynı Kanun’un 62. maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapılırken 2 yıl 2 ay 20 gün yerine, hesap hatası sonucu 1 yıl 14 ay 20 gün hapis cezasına hükmedilmek suretiyle eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.

5237 Sayılı TCK’nın 53. maddesinin5237 Sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline dair Anayasa Mahkemesi’nin 24.11.2015 tarihinde yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 Sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.

Yapılan duruşmaya toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,

2- )Sanık hakkında müşteki …, …, …, … ve …‘a yönelik hırsızlık ve konut dokunulmazlığını bozma suçlarından, müşteki …, ve …‘a yönelik konut dokunulmazlığını bozma suçlarından kurulan hükümlere dair temyiz isteminin incelenmesinde;

Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;

a- )Müşteki … soruşturma aşamasında kollukça alınan ifadesinde suçun saat 19:30-22:30 sıralarında işlendiğini ifade etmesi,sanığın savunmasında eylemi 19:00-20:30 saatleri arasında gerçekleştirdiğini belirtmesi karşısında; UYAP’tan alınan güneşin doğuş ve batış çizelgesine göre yaz saati uygulaması da dikkate alındığında, suç tarihinde güneşin batış saatinin 19.38 olduğu, gece vaktinin saat 20.38’de başladığının anlaşılması karşısında,şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği hırsızlık ve konut dokunulmazlığını bozma suçlarının sanık lehine gündüz sayılan zaman dilimi içerisinde işlendiğinin kabul edilmesi gerektiği gözetilmeden , hırsızlık ve konut dokunulmazlığını bozma suçlarının gece vakti işlendiğine dair kanıtlar denetime olanak verecek biçimde karar yerinde gösterilip tartışılmadan, hırsızlık suçundan hükmolunan cezanın TCK’nın 143/1. maddesiyle artırılması ve konut dokunulmazlığını bozma suçundan aynı Kanun’un 116/1. maddesi yerine 116/4. maddesinin uygulanması,

b- )Müşteki … soruşturma aşamasında kollukça alınan ifadesinde eylemi sabah saat 09:00 sıralarında fark ettiğini ifade etmesi, sanığın savunmasında eylemi 19:00-20:30 saatleri arasında gerçekleştirdiğini belirtmesi karşısında; UYAP’tan alınan güneşin doğuş ve batış çizelgesine göre yaz saati uygulaması da dikkate alındığında, suç tarihinde güneşin batış saatinin 19.51 olduğu, gece vaktinin saat 20.51’de başladığının anlaşılması karşısında, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği hırsızlık ve konut dokunulmazlığını bozma suçlarının sanık lehine gündüz sayılan zaman dilimi içerisinde işlendiğinin kabul edilmesi gerektiği gözetilmeden , hırsızlık ve konut dokunulmazlığını bozma suçlarının gece vakti işlendiğine dair kanıtlar denetime olanak verecek biçimde karar yerinde gösterilip tartışılmadan, hırsızlık suçundan hükmolunan cezanın TCK’nın 143/1. maddesiyle artırılması ve konut dokunulmazlığını bozma suçundan aynı Kanun’un 116/1. maddesi yerine 116/4. maddesinin uygulanması,

c- )Müşteki … soruşturma aşamasında kollukça alınan ifadesinde eylemi gündüz saat 12:00 sıralarında fark ettiğini ifade etmesi, sanığın savunmasında eylemi 19:00-20:30 saatleri arasında gerçekleştirdiğini belirtmesi karşısında; UYAP’tan alınan güneşin doğuş ve batış çizelgesine göre yaz saati uygulaması da dikkate alındığında, suç tarihinde güneşin batış saatinin 19.53 olduğu, gece vaktinin saat 20.53’de başladığının anlaşılması karşısında,şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği konut dokunulmazlığını bozma suçunun sanık lehine gündüz sayılan zaman dilimi içerisinde işlendiğinin kabul edilmesi gerektiği gözetilmeden, konut dokunulmazlığını bozma suçunun gece vakti işlendiğine dair kanıtlar denetime olanak verecek biçimde karar yerinde gösterilip tartışılmadan, konut dokunulmazlığını bozma suçundan aynı Kanun’un 116/1. maddesi yerine 116/4. maddesinin uygulanması,

d- )Müşteki … soruşturma aşamasında kollukça alınan ifadesinde suçun saat 20:00-22:30 sıralarında işlendiğini ifade etmesi,sanığın savunmasında eylemi 19:00-20:30 saatleri arasında gerçekleştirdiğini belirtmesi karşısında; UYAP’tan alınan güneşin doğuş ve batış çizelgesine göre yaz saati uygulaması da dikkate alındığında, suç tarihinde güneşin batış saatinin 19.45 olduğu, gece vaktinin saat 20.45’de başladığının anlaşılması karşısında,şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği hırsızlık ve konut dokunulmazlığını bozma suçlarının sanık lehine gündüz sayılan zaman dilimi içerisinde işlendiğinin kabul edilmesi gerektiği gözetilmeden, hırsızlık ve konut dokunulmazlığını bozma suçlarının gece vakti işlendiğine dair kanıtlar denetime olanak verecek biçimde karar yerinde gösterilip tartışılmadan, hırsızlık suçundan hükmolunan cezanın TCK’nın 143/1. maddesiyle artırılması ve konut dokunulmazlığını bozma suçundan aynı Kanun’un 116/1. maddesi yerine 116/4. maddesinin uygulanması,

e- )Müşteki … soruşturma aşamasında kollukça alınan ifadesinde suçun saat 20:00-23:30 sıralarında işlendiğini ifade etmesi,sanığın savunmasında eylemi 19:00-20:30 saatleri arasında gerçekleştirdiğini belirtmesi karşısında; UYAP’tan alınan güneşin doğuş ve batış çizelgesine göre yaz saati uygulaması da dikkate alındığında, suç tarihinde güneşin batış saatinin 19.46 olduğu, gece vaktinin saat 20.46’da başladığının anlaşılması karşısında, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği konut dokunulmazlığını bozma suçunun sanık lehine gündüz sayılan zaman dilimi içerisinde işlendiğinin kabul edilmesi gerektiği gözetilmeden , konut dokunulmazlığını bozma suçunun gece vakti işlendiğine dair kanıtlar denetime olanak verecek biçimde karar yerinde gösterilip tartışılmadan, konut dokunulmazlığını bozma suçundan aynı Kanun’un 116/1. maddesi yerine 116/4. maddesinin uygulanması,

f- )Müşteki … soruşturma aşamasında kollukça alınan ifadesinde suçun sabah saat 09:00 sıralarında işlendiğini fark ettiğini ifade etmesi,sanığın savunmasında eylemi 19:00-20:30 saatleri arasında gerçekleştirdiğini belirtmesi karşısında; UYAP’tan alınan güneşin doğuş ve batış çizelgesine göre yaz saati uygulaması da dikkate alındığında, suç tarihinde güneşin batış saatinin 19.52 olduğu, gece vaktinin saat 20.52’de başladığının anlaşılması karşısında, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği konut dokunulmazlığını bozma suçunun sanık lehine gündüz sayılan zaman dilimi içerisinde işlendiğinin kabul edilmesi gerektiği gözetilmeden, konut dokunulmazlığını bozma suçunun gece vakti işlendiğine dair kanıtlar denetime olanak verecek biçimde karar yerinde gösterilip tartışılmadan, konut dokunulmazlığını bozma suçundan aynı Kanun’un 116/1. maddesi yerine 116/4. maddesinin uygulanması,

g- )Müşteki … soruşturma aşamasında kollukça alınan ifadesinde suçun saat 17:00-22:20 sıralarında işlendiğini ifade etmesi, sanığın savunmasında eylemi 19:00-20:30 saatleri arasında gerçekleştirdiğini belirtmesi karşısında; UYAP’tan alınan güneşin doğuş ve batış çizelgesine göre yaz saati uygulaması da dikkate alındığında, suç tarihinde güneşin batış saatinin 19.32 olduğu, gece vaktinin saat 20.32’de başladığının anlaşılması karşısında,şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği hırsızlık ve konut dokunulmazlığını bozma suçlarının sanık lehine gündüz sayılan zaman dilimi içerisinde işlendiğinin kabul edilmesi gerektiği gözetilmeden, hırsızlık ve konut dokunulmazlığını bozma suçlarının gece vakti işlendiğine dair kanıtlar denetime olanak verecek biçimde karar yerinde gösterilip tartışılmadan, hırsızlık suçundan hükmolunan cezanın TCK’nın 143/1. maddesiyle artırılması ve konut dokunulmazlığını bozma suçundan aynı Kanun’un 116/1. maddesi yerine 116/4. maddesinin uygulanması,

h- )Müşteki … soruşturma aşamasında kollukça alınan ifadesinde suçun saat 23:00-07:00 sıralarında işlendiğini ifade etmesi, sanığın savunmasında eylemi 19:00-20:30 saatleri arasında gerçekleştirdiğini belirtmesi karşısında; UYAP’tan alınan güneşin doğuş ve batış çizelgesine göre yaz saati uygulaması da dikkate alındığında, suç tarihinde güneşin batış saatinin 19.32 olduğu, gece vaktinin saat 20.32’de başladığının anlaşılması karşısında,şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği hırsızlık ve konut dokunulmazlığını bozma suçlarının sanık lehine gündüz sayılan zaman dilimi içerisinde işlendiğinin kabul edilmesi gerektiği gözetilmeden, hırsızlık ve konut dokunulmazlığını bozma suçlarının gece vakti işlendiğine dair kanıtlar denetime olanak verecek biçimde karar yerinde gösterilip tartışılmadan, hırsızlık suçundan hükmolunan cezanın TCK’nın 143/1. maddesiyle artırılması ve konut dokunulmazlığını bozma suçundan aynı Kanun’un 116/1. maddesi yerine 116/4. maddesinin uygulanması,

ı )Müşteki … soruşturma aşamasında kollukça alınan ifadesinde suçun saat 19:30-23:00 sıralarında işlendiğini ifade etmesi, sanığın savunmasında eylemi saat 19:00-20:30 saatleri arasında gerçekleştirdiğini belirtmesi karşısında; UYAP’tan alınan güneşin doğuş ve batış çizelgesine göre yaz saati uygulaması da dikkate alındığında, suç tarihinde güneşin batış saatinin 19.46 olduğu, gece vaktinin saat 20.46’da başladığının anlaşılması karşısında,şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği hırsızlık ve konut dokunulmazlığını bozma suçlarının sanık lehine gündüz sayılan zaman dilimi içerisinde işlendiğinin kabul edilmesi gerektiği gözetilmeden, hırsızlık ve konut dokunulmazlığını bozma suçlarının gece vakti işlendiğine dair kanıtlar denetime olanak verecek biçimde karar yerinde gösterilip tartışılmadan, hırsızlık suçundan hükmolunan cezanın TCK’nın 143/1. maddesiyle artırılması ve konut dokunulmazlığını bozma suçundan aynı Kanun’un 116/1. maddesi yerine 116/4. maddesinin uygulanması,

SONUÇ : Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan sebeplerle BOZULMASINA, 14.12.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.


YARGITAY 6. CEZA DAİRESİ Esas: 2016/3548 Karar: 2016/5667 Tarih: 13.07.2016

  • TCK 143. Madde

  • Suçun Gece Vakti İşlenmesi

Hükmedilen cezaların süresine göre, sanık … savunmanının duruşmalı inceleme talebinin, 5320 Sayılı Kanun’un 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 Sayılı CMUK’nın 318. maddesi gereğince REDDİNE;

Soruşturmanın sonuçlarını içeren tutanaklar, belgeler ve sanık … hakkında müşteki … yönelik yağma suçundan duruşmalı inceleme sırasında ileri sürülen savunma doğrultusunda yapılan değerlendirmede;

I- )İddianamedeki 11.olay sebebiyle ( müştekisi belli değil ) sanıklar … ve … için hırsızlık suçundan kurulan beraat; sanık … hakkında suç eşyasını satın almak suçundan kurulan beraat;

İddianamedeki 23.olay sebebiyle ( müştekisi belli değil ) hırsızlık suçundan sanıklar …, …, … ve … hakkında kurulan beraat; sanık … hakkında suç eşyasını satın almak suçundan kurulan beraat hükümlerine yönelik temyiz incelemesinde;

Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; O yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, usul ve kanuna uygun bulunan hükümlerin ONANMASINA,

II-İddianamedeki 6-7-8-9-12.olaylar sebebiyle müştekiler … ve …‘a yönelik hırsızlık suçlarından, sanıklar … ve … hakkında kurulan mahkumiyet;

İddianamedeki 16.olay sebebiyle müdahil …‘ya yönelik sanıklar …, …, …, … ve … hakkında kurulan mahkumiyet;

İddianamedeki 18.olay sebebiyle müşteki Sefer’e yönelik sanıklar … ve … hakkında kurulan mahkumiyet;

İddianamedeki 21.olay sebebiyle müşteki …‘a yönelik hırsızlık suçundan sanık …, … ve … hakkında kurulan mahkumiyet;

İddianamedeki 22. ve 26. olaylar sebebiyle müşteki …‘a yönelik hırsızlık suçundan sanıklar …, …, … ve … hakkında kurulan mahkumiyet;

İddianamedeki 24.olay sebebiyle müşteki …‘ya yönelik yağma ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından sanıklar …, …, … ve … hakkında kurulan mahkumiyet; sanıklar …, …, … ve … hakkında müşteki …‘ya yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan mahkumiyet;

İddianamedeki 25.olay sebebiyle müşteki …‘e yönelik hırsızlık suçundan sanıklar … ve … hakkında kurulan mahkumiyet;

İddianamedeki 27.olay sebebiyle müşteki …‘a yönelik yağma suçundan sanıklar …, … ve … hakkında kurulan mahkumiyet;

İddianamedeki 28.olay sebebiyle katılan …‘a yönelik hırsızlık suçundan sanık … hakkında kurulan mahkumiyet;

Sanık … hakkında kurulan suç eşyasını satın almak suçundan kurulan mahkumiyet hükümleri ile sanıklar … ve … hakkında kazanç müsaderesine dair hükümlere yönelik temyiz incelemesinde;

İddianamede 6. ve 7.olay olarak gösterilen mağdur …‘ya yönelik mala zarar verme suçundan sanıklar …, …, … ve … hakkında; mala zarar verme suçundan; iddianamede 10.olay olarak gösterilen müşteki Apo lakaplı kişiye yönelik hırsızlık suçundan sanık … hakkında açılan kamu davaları ile ilgili olarak zamanaşımı içinde yerinde karar verilmesi olanaklı kabul edilmiş;

Oluş ve dosya kapsamına göre; sanık …‘in iddianamede belirtilen 1,2,3,, 10. ve 16. olaylarda suça konu eşyayı kabul ettiğine dair delil olmadığı anlaşılmış ise de, 9. ve 18. olaylardaki mevcut delillerle eyleminin sabit olduğu sonucuna ulaşılmakla yapılan incelemede, yukarıdaki husus sonuç cezaya etkili bulunmadığından; hakkında TCK’nın 43.maddesiyle artırım yapılırken adli para cezasının 300 gün, neticede 6000.-TL adli para cezası yerine, 5000.-TL adli para cezası verilerek eksik para cezası tayini karşı temyiz olmadığından;

İddianamedeki 24. olay olarak anlatılan suçta, müşteki …‘ya yönelik yağma suçunun işlenmesi sırasında sopa kullanıldığının anlaşılması nedeni ile TCK’nın f maddesi yollamasıyla aynı Kanun’un 149/1.maddesinin ( c ) bendinin yanı sıra ( a ) bendi ile uygulama yapılması gerektiğinin gözetilmemesi; müştekiden 50.-TL’nın zorla alındığı ve ayrıca 1.000.-TL para da istendiği dikkate alındığında, TCK’nın 150/2. maddesiyle cezada indirim yapılamayacağının düşünülmemesi,

Karşı temyiz olmadığından anılan hususlar bozma nedeni yapılmamıştır.

Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçların sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, eleştiri dışında diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Ancak;

1- )Sanık … hakkında uygulanan, 28.06.2014 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 Sayılı Kanun’un 81. maddesiyle 5275 Sayılı Kanun’un 106/3. maddesinde; “Hükümlü, tebliğ olunan ödeme emri üzerine belli süre içinde adli para cezasını ödemezse, Cumhuriyet savcısının kararı ile ödenmeyen kısma karşılık gelen gün miktarı hapis cezasına çevrilerek, hükümlünün iki saat çalışması karşılığı bir gün olmak üzere kamuya yararlı bir işte çalıştırılmasına karar verilir. Günlük çalışma süresi, en az iki saat ve en fazla sekiz saat olacak şekilde denetimli serbestlik müdürlüğünce belirlenir. Hükümlünün hakkında hazırlanan programa ve denetimli serbestlik görevlilerinin bu kapsamdaki uyarı ve önerilerine uymaması hâlinde, çalıştığı günler hapis cezasından mahsup edilerek kalan kısmın tamamı açık ceza infaz kurumunda yerine getirilir.” şeklinde düzenleme yapıldığı dikkate alındığında, hükmedilen 5.000.-TL adli para cezasının ödenmemesi durumunda, hapse çevrilemeyeceğinde yasal zorunluluk bulunması,

2- )Sanıklar … ve … hakkında, TCK’nın 55.maddesince verilen kazanç müsaderesinde; TCK’nın 55. maddesi uyarınca kazanç müsaderesinin, suçun işlenmesiyle elde edilen veya suçun konusunu oluşturan ya da suçun işlenmesiyle oluşan maddi menfaatlerle, bunların değerlendirilmesi veya dönüştürülmesi sonucu ortaya çıkan ekonomik kazancın, suçun mağduruna iade edilememesi halinde mümkün olduğuna dair düzenleme gözetildiğinde; somut olaylarda bazı suçlarda mağdurların kimliklerinin açıkça belli olduğu, bu bağlamda kazanç müsaderesi koşulları oluşmadığı halde, sanık …‘tan ele geçirilen 530.-TL, sanık …‘den ele geçirilen 1.931.-TL paranın TCK’nın 55. maddesi uyarınca müsaderesine karar verilmesi,

3- )24.11.2015 tarihli ve 29542 Sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas-2015/85 Karar sayılı kararı ışığında; hükümde yer alan 5237 Sayılı TCK’nın 53. maddesine dair uygulamanın iptal kararı doğrultusunda düzenlenmesinde zorunluluk bulunması,

Bozmayı gerektirmiş, sanıklar …, …, …, …, …, …, …, … ve … savunmanlarının, sanıklar …, …, …, … ile savunmanları, sanık … ve …‘in temyiz dilekçelerinde ve sanık … savunmanı Avukat …‘in duruşmada ileri sürdükleri tüm itiraz ve savunmaları ile müşteki … yönelik yağma suçundan duruşmalı temyiz incelemesi yapılan hükümlerin açıklanan sebeplerle BOZULMASINA, bozma nedenleri yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 Sayılı Kanun’un maddesi yollamasıyla 1412 Sayılı CMUK’nın 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından “TCK’nın 53.maddenin uygulanmasına, sanık … hakkında ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrilmesine” ve “sanıklar … ve … hakkında kazanç müsaderesine dair kısımlar çıkartılarak yerine, “Sanığın kasten işlemiş olduğu suç için hapis cezasıyla mahkumiyetinin yasal sonucu olarak, TCK’nın 53/1. maddesinin uygulanması yönünden, ( a, c, d ve e ) bentleri ile ( b ) bendinde yazılı seçme, seçilme ve diğer siyasi hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına; aynı Kanunun 53/2. maddesinin uygulanması açısından, 53/1.maddesinin ( a, c, d ve e ) bentleri ile ( b ) bendinde yazılı seçme ve diğer siyasi hakları ve aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca, ( c ) bendinde yazılı kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkilerini mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar kullanamamasına” cümlesinin yazılması suretiyle, eleştiri dışında, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

III- İddianamedeki 1.olay sebebiyle müşteki … yönelik hırsızlık suçundan sanıklar …, …, … ve … hakkında kurulan mahkumiyet;

İddianamedeki 2.olay sebebiyle müşteki … yönelik hırsızlık suçundan sanıklar … ve … hakkında kurulan beraat; İddianamedeki 2.olay sebebiyle müşteki … yönelik hırsızlık suçundan sanık … hakkında kurulan mahkumiyet;

İddianamedeki 3.olay sebebiyle müşteki …‘ya yönelik hırsızlık suçundan sanıklar …, …, … ve … hakkında kurulan mahkumiyet;

Sanık … için müştekiler … ve …‘a yönelik 6-7-8.olaylar için kurulan mahkumiyet;

İddianamedeki 10.olay sebebiyle müşteki … lakaplı kişiye yönelik hırsızlık suçundan sanıklar …, …, … ve … hakkında kurulan mahkumiyet;

İddianamedeki 13.olay sebebiyle katılan … yönelik hırsızlık suçundan sanıklar … ve … hakkında kurulan mahkumiyet;

İddianamedeki 16.olay sebebiyle müdahil …‘ya yönelik hırsızlık suçundan sanık … hakkında kurulan mahkumiyet;

İddianamedeki 17.olay sebebiyle müşteki …‘a yönelik hırsızlık suçundan sanıklar …, …, … ve … hakkında kurulan mahkumiyet;

İddianamedeki 18.olay sebebiyle müşteki Sefer’e yönelik hırsızlık suçundan, sanıklar …, … ve … hakkında kurulan mahkumiyet;

İddianamedeki 19.olay sebebiyle müşteki …‘na yönelik hırsızlık suçundan sanıklar … ve … için kurulan mahkumiyet;

İddianamedeki 20.olay sebebiyle müşteki …‘a yönelik hırsızlık suçundan sanıklar … ve … hakkında kurulan mahkumiyet;

İddianamedeki 21.olay sebebiyle müşteki …‘a yönelik hırsızlık suçundan sanıklar … ve … hakkında kurulan mahkumiyet;

Sanık … hakkında 22. ve 26.olaylar sebebiyle müşteki …‘a yönelik hırsızlık suçundan kurulan mahkumiyet;

Sanık … hakkında kazanç müsaderesine dair hükümlere yönelik temyiz incelemesine gelince;

Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir

Ancak;

1- )İddianamede 1.olay olarak belirtilen açık kimliği belli olmayan mağdur A. B., 2.olay olarak belirtilen açık kimliği belli olmayan mağdur C., 10. olay olarak belirtilen açık kimliği belli olmayan A. lakaplı kişi ile 20.olay olarak belirtilen …‘a yönelik hırsızlık olaylarında; olay yeri görgü tespit tutanakları tutulmadan mağdurların açık kimlikleri tespit edilip, ayrıntılı beyanları alınmadan ve 03.04.2015 tarihli kolluk görevlileri tarafından tutulan tutanakta, … lakaplı kişilerin kilise köyünde tanınmadığının bildirildiği de gözetilmeden, salt telefon görüşmelerine ve bu görüşmelerden de hangisine dayanılarak karar verildiği de denetime olanak verecek şekilde karar yerinde gösterilmeden, genel geçişli ifadelerle yazılı şekilde, karar verilmesi,

2- )İddianamedeki 3.olay sebebiyle müşteki …‘ya yönelik hırsızlık olayında;

Mağdur …‘nın beyanında; “suç tarihi itibari ile kilise köyünde İ. isimli şahsın narenciye bahçesinde bekçilik yapıyordum, ben sanıklar …, …, …, …‘yı tanırım, ancak …‘i hatırlayamadım, bu sanıkların 10 Mart 2011 tarihinde bekçilik yaptığım bahçede narenciye çaldıklarını ben görmedim, duymadım”, şeklinde beyanda bulunduğu, telefon dinleme tapelerinden sanıkların bir yere gitmekten bahsettikleri, “ ( karakol ) geliyor” sözcükleri kullanılmış ise de, olay sırasında mağdur İ. narenciye bahçesinden narenciye çalındığına dair bir kayıt olmadığı gibi, mağdur olan … beyanınında alınmadığı dikkate alındığında; sanıklar …, …, … ve …‘nın suç teşkil eden haksız bir fiilde bulundukları ve/veya hırsızlık suçunu işlediklerine dair, her türlü şüpheden uzak, kesin delillerin neler olduğu duraksamaya yer vermeyecek şekilde karar yerinde gösterilmeden, genel ifadelerle yazılı şekilde hüküm kurulması,

3- )Sanık … hakkında, müştekiler … ve …‘a yönelik 6-8.olaylarda; “müştekinin narenciye bahçesinden, demir kapı ve hurdaların çalınması” ile 7.olayda “narenciyenin çalınması” sırasında, sanık …‘in diğer sanıklar ile birlikte olmadığı ve/veya suç mahalline ulaşmadığı dikkate alındığında, sanık …‘in bu olaylara katıldığına dair kesin inandırıcı delillerin neler olduğu gösterilmeden, hangi telefon dinlemesine dayanıldığı açıklanmadan, genel geçişli ifadelerle yazılı şekilde, karar verilmesi,

4- )İddianamedeki 13.olay sebebiyle katılan … yönelik hırsızlık olayında; eylemin gece işlendiğine dair kesin delillerin neler olduğu karar yerinde gösterilmeden, yerinde ve yeterli olmayan gerekçe ile TCK’nın 143 .maddesiyle sanıklar … ve … hakkında uygulama yapılması,

5- )İddianamedeki 16.olay sebebiyle müdahil …‘ya yönelik hırsızlık olayında; sanık …‘ın suçlamayı kabul etmediği, mağdurun da “hırsızlık yapanları görmediğini” belirtmesi, telefon dinlemelerinde de, sanık …‘ın diğer sanıkların suçuna katıldığına dair bir delil olmadığı halde, hangi telefon dinlemesine dayanıldığı da gösterilmeden; genel, geçişli ifadelerle sanık … hakkında yazılı şekilde karar verilmesi,

6- )İddianamedeki 17.olay sebebiyle müşteki …‘a yönelik hırsızlık olayında;

a- )Eylemin gece işlendiğine dair kesin delillerin neler olduğu karar yerinde gösterilmeden, yerinde ve yeterli olmayan gerekçe ile TCK’nın 143 .maddesiyle uygulama yapılması,

b- )Müştekiye ait sera tellerinin sanık … tarafından, hakkında ek kovuşturmaya yer olmadığına karar verilen …‘ya satıldığı, sanık …‘in … ve İ. K. tarafından teşhis edildiği, telefon dinlemelerinde,

Sanıklar … ve …‘ın katıldığına dair bir görüşme olmadığı halde, hangi delile dayanıldığı karar yerinde gösterilmeden adı geçen sanıklar … ve … haklarında yeterli olmayan gerekçe ile yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi,

7- )İddianamedeki 18.olay sebebiyle müşteki … yönelik hırsızlık olayında; mağdura ait tarladan istiflenmiş, 108 çuval soğan çalınırken, telefon dinlemesinden sanıklar … ve …‘ın olay yerinde oldukları; 16.05.2011 tarihinde 21:25:27 sıralarında … ile … arasında yapılan telefon görüşmesinde özetle, sanık …‘ın, …‘tan nerede olduğunu sorduğu, onun da mağdurun tarlasında olduğunu söylemesi üzerine, …‘ın oradan çıkmalarını söylemesi şeklinde gelişen telefon konuşması dikkate alındığında; sanıklar …, … ve …‘ın bu mağdura karşı suça katıldığına dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı deliller gösterilip açıklanmadan ve/veya hangi telefon dinlemesine dayanılarak hüküm kurulduğu, denetime olanak verecek şekilde gösterilmeden genel geçişli ifadelerle hüküm kurulması,

8- )İddianamedeki 19.olay sebebiyle müşteki …‘na yönelik hırsızlık olayında;

a- )10.11.2011 tarih, 2011/626 soruşturma numaralı iddianame ile, sanık … hakkında hırsızlık suçundan, 5271 Sayılı CMK’nın 170. maddesine uygun yöntemince açılmış bir dava bulunmadığı, hükmün konusunun iddianamede gösterilen

eylemle sınırlı olduğu gözetilmeden, davaya konu dışına çıkılarak hükümlülüğüne karar verilmek suretiyle, 5271 Sayılı CMK’nın 225 /1.maddesine aykırı davranılması,

b- )28.05.2011 tarihinde … ili … ilçesi … Mahallesinde bulunan … isimli kişiye ait narenciye bahçesindeki müştekiye ait sondaj kuyu suyu demir malzemelerinin çalınması olayı ile ilgili telefon dinlemelerinden, sanık …‘ın herhangi bir konuşmasının olmadığı ve suçlamayı da kabul etmediği dikkate alındığında; adı geçen sanığın eyleme katıldığına dair her türlü şüpheden uzak kesin delillerin neler olduğu ve hangi telefon konuşmasına dayanılarak hüküm kurulduğu karar yerinde denetime olanak verecek şekilde gösterilmeden, yerinde ve yeterli gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmesi,

9- )İddianamedeki 21.olay sebebiyle müşteki …‘a yönelik hırsızlık suçunda; mağdurun aşamalarda, “… Mahallesinde çiftçilik yaptığını, 14.06.2011 günü sabah saatlerinde karpuz ektiği tarlaya gittiğinde, tarlada bulunan karpuzların bir kısmının çalındığını gördüğünü, daha sonra durumu jandarmaya bildirdiğini, ayrıca karpuzların satılabileceği yerlere gittiğini, … İli … İlçesi sebze haline gittiğinde, … köyünde ikamet eden ve hırsızlıktan sabıkası bulunan … isimli şahsı gördüğünü, şahsın kendisini görünce kaçmaya başladığını, şahsın yanında bulunan araca doğru gittiğinde ise çalınan karpuzlarının kamyonette yüklü vaziyette olduğunu gördüğünü, o sırada aracın başında … isimli şahsın olduğunu, sorduğunda ise ‘karpuzları … isimli şahsın evinden yükleyip kira karşılığında aracı ile birlikte … haline getirdiklerini’ söylediğini, bunun üzerine durumu polise bildirdiğini, karpuzları geri teslim aldığını” ifade etmiş olması karşısında; sanıklar … ve …‘ın bu eyleme katıldığına dair delillerin neler olduğu, telefon dinlemesinde bu sanıkların herhangi bir konuşmaları olmadığı gibi diğer sanıklar …, … ve …‘in bu sanıkların yanında olmadığını söylemeleri karşısında; sanıklar … ve …‘ın, bu eyleme katıldıklarına dair her türlü şüpheden uzak kesin delillerin neler olduğu ve hangi telefon görüşmesine dayanılarak hüküm kurulduğu karar yerinde gösterilmeden yerinde ve yeterli olmayan gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmesi,

10-a-Sanık … hakkında, 22.olay olarak gösterilen 14.06.2011 tarihinde …‘a ait olan karpuz tarlasına gelinerek yaklaşık 5 ton kadar karpuzun çalınması olayına katıldığına dair bir delilin olmadığı dikkate alınmadan, 26.olay da sanık …‘ın bu eyleme ne şekilde katıldığı ve hangi telefon dinlemesine dayanılarak hüküm kurulduğu karar yerinde duraksamasız gösterilmesi gerekirken, yeterli ve yerinde olmayan gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmesi,

b- )Sanık … hakkında, 26.olay sebebiyle müşteki …‘a yönelik hırsızlık olayında, kamu davası açıldığı halde, bu konuda olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesi,

11-Sanık … hakkında, TCK’nın 55.maddesince verilen kazanç müsaderesinde; TCK’nın 55. maddesi uyarınca kazanç müsaderesinin, suçun işlenmesiyle elde edilen veya suçun konusunu oluşturan ya da suçun işlenmesiyle oluşan maddi menfaatlerle, bunların değerlendirilmesi veya dönüştürülmesi sonucu ortaya çıkan ekonomik kazancın, suçun mağduruna iade edilememesi halinde mümkün olduğuna dair düzenleme dikkate alındığında; somut olaylarda bazı suçlarda mağdurların kimliklerinin açıkça belli olduğu, bu bağlamda kazanç müsaderesi koşulları oluşmadığı halde, sanık …‘dan ele geçirilen 2.405.-TL’nın TCK’nın 55. maddesi uyarınca müsadere kararı verilmesi,

12-24.11.2015 tarihli ve 29542 Sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas-2015/85 Karar sayılı kararı ışığında; hükümde yer alan 5237 Sayılı TCK’nın 53. maddesine dair uygulamanın iptal kararı doğrultusunda düzenlenmesinde zorunluluk bulunması,

SONUÇ : Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet Savcısının, sanıklar …, …, …, …, …, …, ve … savunmanlarının, sanıklar …, … ile savunmanlarının ve sanık …‘nın temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri tüm itiraz ve savunmaları yerinde görüldüğünden hükmün açıklanan sebeplerle BOZULMASINA, dair oybirliğiyle alınan karar, 13.07.2016 gününde Yargıtay Cumhuriyet Savcısının katıldığı oturumda sanık ve savunmanlarının yokluğunda, açıkça ve yöntemince okunup anlatıldı.


YARGITAY 13. CEZA DAİRESİ Esas: 2015/7049 Karar: 2016/10331 Tarih: 01.06.2016

  • TCK 143. Madde

  • Suçun Gece Vakti İşlenmesi

Sanığın kovuşturmada alınan savunmasında, duruşmalara katılmak istediğini belirtmeyip gerek kovuşturmada, gerekse temyiz dilekçesinde bu yönde bir talebi de bulunmadığından, tebliğnamedeki ( 1 ) numaralı bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.

Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz nedenleri de yerinde görülmemiştir.

Ancak;

1- )Suç tarihinde gecenin 21.00’da başlayıp müştekinin de 20.30 sıralarında evden ayrıldığını belirtmesi, sanığın da suçlamayı reddetmesi karşısında; suçun geceleyin işlendiğini gösterir delillerin neden ibaret olduğu açıklanıp gösterilmeden hırsızlık suçu için TCK’nın 143/1. maddesinin uygulanması, konut dokunulmazlığını ihlal suçu için ise TCK’nın 116/1. maddesi yerine 116/4. maddesinin uygulanmasına karar verilmesi,

2- )Mala zarar verme suçu yönünden, tutanaklarda müştekiye ait pencere üzerinde zorlama izinin mevcut olduğu belirtilmiş ise de, söz konusu zorlama izinin “zarar” niteliğinde olup olmadığına dair gerekirse mahallinde keşif de yapılarak, konusunda uzman olan bir bilirkişiden rapor alınmadan eksik kovuşturma ile mala zarar verme suçundan sanığın mahkumiyetine karar verilmesi,

3- )İddianamede TCK’nın 58. maddesinin uygulanması istenmediği gibi, mükerrir olan sanığa adli sicil kaydı okunmadan ve CMK’nın 226. maddesi uyarınca ek savunma hakkı da tanınmadan TCK’nın 58. maddesinin uygulanması,

4- )Mala zarar verme suçundan hapis cezasına mahkum edilen sanık hakkında TCK’nın 53. maddesinin uygulanmaması,

5- )Hırsızlık ve konut dokunulmazlığını ihlal suçları bakımından, Mahkemesi’nin 08.10.2015 günlü, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı, 24.11.2015 gün ve 29542 Sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan kısmi iptal kararı uyarınca, 5237 Sayılı TCK 53.madde 1.fıkra 1.fıkra b. bendinde düzenlenen “seçme ve seçilme ehliyetinden ve diğer siyasi hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına” hükmünün iptal edilmesi sebebiyle uygulanamayacağının gözetilmesi zorunluluğu,

SONUÇ : Bozmayı gerektirmiş, sanık …‘in temyiz istemi bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan sebeplerle tebliğnameye kısmen aykırı olarak BOZULMASINA, 01.06.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.


YARGITAY 2. CEZA DAİRESİ Esas: 2014/27262 Karar: 2016/9148 Tarih: 12.05.2016

  • TCK 143. Madde

  • Suçun Gece Vakti İşlenmesi

Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Ancak;

1- )Suça sürüklenen çocuğun mağdura ait kilitli olan aracın kapısını zorlayarak, araçtan çeşitli eşyaları çalması şeklinde gerçekleşen olayda, suça sürüklenen çocuğun eyleminin 5237 Sayılı TCK’nın 142/1-b maddesinde düzenlenen suçu oluşturduğu gözetilmeden, aynı Kanun’un 141/1. maddesiyle uygulama yapılarak eksik ceza tayini,

2- ) hakkında temel cezanın alt sınırdan belirlenmesi karşısında, suçu gece işlediğinden bahisle artırım yapılırken, 5237 Sayılı TCK’nın 143. maddesi uyarınca ceza en fazla üçte bire kadar artırılabilir olmakla birlikte, suça sürüklenen çocuğun cezasının anılan madde uyarınca üst had olan 1/3 oranında arttırılmasına karar verilirken yasal ve yeterli gerekçe gösterilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,

3- )Suça sürüklenen çocuğun aşamalardaki beyanı, kolluk tarafından düzenlenen 25.03.2010 tarihli tutanak ve dosya içeriğine göre, suça sürüklenen çocuğun hakkında 12 yaşından küçük olması sebebiyle ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilen… ile birlikte mağdura ait araçtan jant kapağı, poşet çaylar, nescafe, el feneri ve termosu çaldıktan sonra, şüphe üzerine yakalandıktan sonra, suça sürüklenen çocuğun suça konu eşyaları çaldıkları aracı söylemek suretiyle henüz yasal müracaatı bulunmayan mağdura iadesini sağladığının anlaşılması karşısında, hakkında 5237 Sayılı TCK’nın 168/1. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükmünün uygulama olanağının tartışılmaması,

SONUÇ : Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuğun temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan sebeplerle istem gibi BOZULMASINA, bozma sonrası kurulacak hükümde 1412 Sayılı CMUK’nın 326 / son maddesinin gözetilmesine, 12.05.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.


UYARI

Web sitemizdeki tüm makale ve içeriklerin telif hakkı Av. Baran Doğan’a aittir. Tüm makaleler hak sahipliğinin tescili amacıyla elektronik imzalı zaman damgalıdır. Sitemizdeki makalelerin kopyalanarak veya özetlenerek izinsiz bir şekilde başka web sitelerinde yayınlanması halinde hukuki ve cezai işlem yapılacaktır. Avukat meslektaşların makale içeriklerini dava dilekçelerinde kullanması serbesttir.

Makale Yazarlığı İçin

Avukat veya akademisyenler hukuk makalelerini özgeçmişleri ile birlikte yayımlanmak üzere avukatbd@gmail.com adresine gönderebilirler. Makale yazımında konu sınırlaması yoktur. Makalelerin uygulamaya yönelik bir perspektifle hazırlanması rica olunur.

Paylaş
RSS