0 212 652 15 44
Çalışma Saatlerimiz
Hafta İçi 09.00 - 18.00

Ret İsteminin Geri Çevrilmesi

CMK Madde 31

(1) Mahkeme, kovuşturma evresinde ileri sürülen hâkimin reddi istemini aşağıdaki durumlarda geri çevirir:

a) Ret istemi süresinde yapılmamışsa.

b) Ret sebebi ve delili gösterilmemişse.

c) Ret isteminin duruşmayı uzatmak amacı ile yapıldığı açıkça anlaşılıyorsa.

(2) Bu hâllerde ret istemi, toplu mahkemelerde reddedilen hâkimin müzakereye katılmasıyla, tek hâkimli mahkemelerde de reddedilen hâkimin kendisi tarafından geri çevrilir.

(3) Bu konudaki kararlara karşı itiraz yoluna başvurulabilir.



CMK Madde 31 Gerekçeleri

Madde, uygulamada gerçekleşmesini sağladığı olumlu sonuçlar gözetilerek, 1412 sayılı Kanundan kelime değişiklikleri ile aynen alınmış ve kovuşturma evresine ulaşmış davaların, tarafların iyi niyete dayanmayan ret istemleriyle sürüncemede kalmasını önlemeyi amaçlamıştır. Bu maksatla ret isteminin mutlaka geri çevrileceği hâller: Kovuşturma evresinde ileri sürülen hâkimin reddi isteminin süresinde yapılmaması, ret nedeni veya inandırıcı delilin gösterilmemesi, duruşmayı uzatmak için ileri sürüldüğünün açıkça anlaşılmasıdır. Bu hâllerde istem reddedilen hâkim tarafından doğrudan doğruya veya onun katılımıyla mahkemece geri çevrilir.

“Geri çevirme” kararına karşı hükümle birlikte, ilk derece mahkemesince verilmişse istinaf yoluna, bölge adliye mahkemesince verilmişse temyiz yoluna başvurulabilir.


Ceza Genel Kurulu 2019/364 E. , 2019/625 K.

  • CMK 31
  • Red isteminin geri çevrilmesi şartları, usulü ve itiraz

5271 sayılı Kanun’un 31. maddesinde ise ret isteminin süresinde yapılmaması, ret nedenlerinin açıklanmaması, ret delilinin belirtilmemesi veya ret isteminin duruşmayı uzatmak amacıyla yapıldığının açıkça anlaşılması durumunda ret isteminin geri çevrileceği, anılan geri çevirme kararına toplu mahkemelerde reddi istenen hâkimin de katılacağı, tek hâkimli mahkemelerde ise reddedilen hâkimin bizzat kendisi tarafından geri çevrileceği düzenlenmiş ve bu geri çevirme kararlarına karşı itiraz yoluna müracaat edilebileceği belirtilmiştir.

Görüldüğü üzere hâkimin reddi talebi üzerine; “Hâkimin reddi isteminin geri çevrilmesine”, “Hâkimin reddi isteminin kabul edilmesine” veya “Hâkimin reddi isteminin kabul edilmemesine-reddine-“ karar verilebilecektir. “Hâkimin reddi talebinin geri çevrilmesine” toplu mahkemelerde reddilen hâkimin de müzakereye katılmasıyla, tek hâkimli mahkemelerde ise reddedilen hâkim tarafından karar verilebilecek iken “Hâkimin reddi isteminin kabul edilmesine” veya “Hâkimin reddi isteminin kabul edilmemesine-reddine-“ ilişkin kararlarda reddedilen hâkim müzakereye katılmadan 5271 sayılı Kanun’un 27. maddesinde öngörülen usul izlenerek karar verilebilecektir.

Öte yandan, 5271 sayılı Kanun’un hem 27. maddesine göre verilen ret isteminin kabul edilmemesine hem de 31. maddesine göre verilen ret isteminin geri çevrilmesine ilişkin kararlara karşı itiraz yoluna başvurulabilecektir.

….

Yargıtay Ceza Dairelerinin ilk derece mahkemesi sıfatı ile baktıkları davalarda vuku bulan hâkimin reddi taleplerine ilişkin olarak 5271 sayılı Kanun’un 24 ve devamında yer alan düzenlemelere göre hareket edilmesi gerektiği kabul edilmelidir.

Gelinen noktada, Anayasa’nın 40/2 ve 5271 sayılı CMK’nın 34/2. maddelerinden bahsedilmelidir.

Anayasa’nın 40/2. maddesinde; “Devlet, işlemlerinde, ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını ve sürelerini belirtmek zorundadır” hükmüne yer verilmiş, Bu düzenlemeye paralel olarak 5271 sayılı CMK’nın 34/2. maddesi; “Kararlarda, başvurulabilecek kanun yolu, süresi, mercii ve şekilleri belirtilir” biçiminde düzenlenmiş, hüküm ve kararlarda başvurulabilecek kanun yolu, mercii, şekli ve süresinin belirtilmesinin zorunluluğu vurgulanmıştır.

Dolayısıyla, 5271 sayılı Kanun’un gerek 27. maddesine göre verilen ret isteminin kabul edilmemesine gerekse 31. maddesine göre verilen ret isteminin geri çevrilmesine ilişkin kararlarda, başvurulabilecek kanun yolu, mercii, şekli ve süresinin belirtilmesi zorunludur.

Diğer taraftan, 5271 sayılı CMK’nın 289. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde, “geçerli şüphe nedeniyle hakkında ret istemi öne sürülmüş olup da bu istem kabul olunduğu hâlde hâkimin hükme katılması veya bu istemin kanuna aykırı olarak reddedilip hâkimin hükme katılması” durumu, temyiz dilekçesi veya beyanında gösterilmemiş olsa da hukuka kesin aykırılık hâlleri arasında sayılmıştır.

Hâkimin reddi, hâkimin tarafsız kalamayacağı şüphesi bulunan bir davaya bakmamasını sağlamaya yönelik bir kurumdur. Hukukumuzda, hâkimin tarafsız kalamayacağı varsayılan veya tarafsızlığından kuşku duyulabilecek durumlarda ya davaya bakması yasaklanmış ya da taraflarca reddedilebileceği kabul edilmiştir. Bu bakımdan, reddolunan hâkimin davaya bakması yasaya mutlak aykırılık sebebi olup reddedilme ihtimalini önleyecek şekilde itiraz sürecinin tamamlanmaması da aynı kapsamda değerlendirilmelidir.

Bu bilgiler ışığında konu değerlendirildiğinde;

Sanık … hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan açılan kamu davasında, ilk derece mahkemesi sıfatıyla Yargıtay 9. Ceza Dairesi tarafından yapılan yargılamanın 04.04.2018 tarihli birinci oturumunda, Mahkeme başkanı ve heyet üyelerinin çekinme kararı vermelerini talep eden sanığın, 15.01.2019 tarihli beşinci oturumda bu talebini yinelediği, 21.01.2019 tarihli dilekçesinde ise hâkimin reddi talebinde bulunması üzerine Yargıtay 9. Ceza Dairesince 05.02.2019 tarih ve 2018/2 sayı ile; hâkimin reddi talebinin geri çevrilmesine ve tutukluluk hâlinin devamına ilişkin kararda düzeltme yapılmasına yer olmadığına karar verilerek CMK’nın 31/3 ve 268. maddeleri uyarınca dosyanın itiraz mercisi olan Yargıtay 10. Ceza Dairesine gönderildiği, Yargıtay 10. Ceza Dairesince 28.02.2019 tarih ve 2019/95 değişik iş sayı ile; tutukluluk hâlinin devamına ilişkin kararda bir isabetsizlik bulunmadığından itirazın reddine karar verildiği, hâkimin reddi talebinin geri çevrilmesine ilişkin karara karşı bir itiraz bulunmadığından bu hususta bir değerlendirme yapılmadığı, Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 05.02.2019 tarihli ve 2018/2 sayılı hâkimin reddi talebinin geri çevrilmesine dair kararında başvurulabilecek kanun yolu, mercii, şekli ve süresinin belirtilmediği, dosya içerisinde geri çevirme kararının sanığa ve müdafisine tebliğ edildiğine ilişkin herhangi bir belge bulunmadığı, Yargıtay 9. Ceza Dairesince 18.03.2019 tarihli altıncı oturumda heyet değişikliği nedeniyle eski tutanaklar okunmak suretiyle yargılamaya devam olunarak aynı oturumda hüküm kurulduğu anlaşılan olayda;

5271 sayılı Kanun’un 31. maddesinin üçüncü fıkrasında hâkimin reddi isteminin geri çevrilmesine ilişkin kararlara itiraz edilebileceğinin belirtilmesi, Yargıtay 9. Ceza Dairesince verilen hâkimin reddi isteminin geri çevrilmesine ilişkin kararda, Anayasa’nın 40/2 ve 5271 sayılı CMK’nın 34/2. maddeleri uyarınca başvurulabilecek kanun yolu, mercii, şekli ve süresinin belirtilmesi zorunluluğuna uyulmamış olması, hükmün kurulduğu 18.03.2019 tarihli altıncı oturumda heyet değişikliği nedeniyle eski tutanakların okunduğu belirtilmekle birlikte hazır bulunan sanığa ve müdafisine sözü edilen geri çevirme kararı okunup anlatılmış olsa bile bu karara itiraz olanağı sağlanmadan yargılamaya devam olunarak hüküm kurulmasının, 5271 sayılı CMK’nın 289. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında yasaya mutlak aykırılık oluşturması nedeniyle usul ve yasaya aykırı olduğu kabul edilmelidir.


Ceza Genel Kurulu - Karar: 2017/537

  • TCK 31
  • Hakimin reddi talebinin geri çevrilmesine ilişkin ara karara 5271 sayılı CMK’nın 31/son maddesi uyarınca itiraz edilmesi mümkündür.

Kanun’un “Ret isteminin usulü” kenar başlıklı 26. maddesi;

“(1) Hâkimin reddi, mensup olduğu mahkemeye verilecek dilekçeyle veya bu hususta zabıt kâtibine bir tutanak düzenlenmesi için başvurulması suretiyle yapılır.

(2) Ret isteminde bulunan, öğrendiği ret sebeplerinin tümünü bir defada açıklamak ve süresi içinde olguları ile birlikte ortaya koymakla yükümlüdür.

(3) Reddi istenen hâkim, ret sebepleri hakkındaki görüşlerini yazılı olarak bildirir.”,

Kanun’un “Ret isteminin geri çevrilmesi” kenar başlıklı 31. maddesi ise;

“(1) Mahkeme, kovuşturma evresinde ileri sürülen hâkimin reddi istemini aşağıdaki durumlarda geri çevirir:

a) Ret istemi süresinde yapılmamışsa.

b) Ret sebebi ve delili gösterilmemişse.

c) Ret isteminin duruşmayı uzatmak amacı ile yapıldığı açıkça anlaşılıyorsa.

(2) Bu hâllerde ret istemi, toplu mahkemelerde reddedilen hâkimin müzakereye katılmasıyla, tek hâkimli mahkemelerde de reddedilen hâkimin kendisi tarafından geri çevrilir.

(3) Bu konudaki kararlara karşı itiraz yoluna başvurulabilir.” şeklinde düzenlemeler içermektedir.

Ön sorun bu açıklamalar ışığında değerlendirildiğinde,

Sanıklar M.S ve T.S. hakkında kasten öldürme suçuna teşebbüs ve kasten öldürme suçundan açılan kamu davalarının görüldüğü B. 10. Ağır Ceza Mahkemesinde, 13.05.2015 tarihinde yapılan üçüncü oturumda sanık M.S. müdafiince verilen aynı tarihli dilekçede; mahkeme başkanı H.Ö., üyeler G.T ve Ö.Y. aleyhine … esas sayı ile Yargıtay 4. Hukuk Dairesinde manevi tazminat talepli dava açıldığı, isimleri belirtilen heyet üyeleri hakkında Hâkimler ve Savcılar Kuruluna şikâyette bulunulduğu, Anayasa Mahkemesine konu ile ilgili olarak bireysel başvuru yapıldığı, uzun süredir yargılamanın bitirilemediği, savunma ve taleplerinin dikkate alınmadığı, bu şekilde tarafsızlığını yitiren heyetle aralarında husumet oluştuğu ileri sürülerek hâkimin reddi talebinde bulunulduğu, bu gerekçelere ilişkin belge ve başvuru evrakının da dilekçe ekinde ibraz edildiği, Yerel Mahkemece talebin davayı uzatmaya matuf olduğu ve nihai karar ile birlikte üst mercii tarafından değerlendirilebilir nitelikte olduğundan bahisle geri çevrilmesine karar verilip, nihai hükmün tefhim edildiği anlaşılan olayda; hâkimin reddi talebinin geri çevrilmesine ilişkin 13.05.2015 günlü ara karara 5271 sayılı CMK’nın 31/son maddesi uyarınca itiraz edilmesi mümkün olduğu halde, sanık Mustafa Sevimli müdafiine Kanun’da düzenlenen itiraz hakkını kullanma imkânı verilmeden nihai hüküm kurulması usul ve kanuna aykırıdır.


YARGITAY 8. CEZA DAİRESİ Esas : 2014/33889 Karar : 2016/1153 Tarih : 8.02.2016

  • CMK 31. Madde

  • Ret İsteminin Geri Çevrilmesi

Sanıklar …, …, …, …, … ve … hakkında şikayetçiler … ve …’e karşı işledikleri işkence, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, hakaret suçlarından TCK.nun 94/1, 109/2-3-d, 125/1. maddeleri uyarınca Bakırköy 15. Ağır Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, mahkemenin 19.01.2012 gün ve 2011/370 esas, 2012/13 sayılı kararı ile, “her ne kadar sanıklar hakkında TCK.nun 94/1, 109/2-3, 125/1. maddeleri gereğince cezalandırılmaları için mahkememize kamu davası açılmış ise de olayda TCK.nun 94. maddesinin unsurları yönüyle oluşmadığı nedeni ile CMK.nun 3, 4, 5. maddeleri gereğince mahkememizin görevsizliği ile sanıkların TCK.nun 109/2, 109/3-d, 125/1. maddeleri gereğince yargılanmak üzere dosyanın görevli Bakırköy Asliye Ceza Mahkemesine gönderilmesine” karar verildiği, şikayetçiler … ve … vekilinin itirazının reddedildiği, Bakırköy 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.02.2012 gün ve 2012/114-59 esas-karar sayılı kararı ile sanıklar …, …, …, …, … ve …’ın TCK.nun 94/1, 109/2, 109/3-d ve 125/1. maddeleri uyarınca cezalandırılmaları için görevli ve yetkili Bakırköy Ağır Ceza Mahkemesine karşı görevsizlik verilerek, görev uyuşmazlığının çözümü için dosyanın Yargıtay 5. Ceza Dairesine gönderilmesine karar verildiği, Yargıtay 5. Ceza Dairesinin 29.05.2012 gün ve 2012/6275-6004 esas-karar sayılı ilamı ile, Bakırköy 15. Ağır Ceza Mahkemesinin görevsizlik kararının kaldırılmasına karar verildiği, Bakırköy 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.07.2012 tarihli müzekkeresi ile dosyanın Bakırköy 15. Ağır Ceza Mahkemesine gönderildiği, Bakırköy 15. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı tarafından 10.07.2012 tarihinde dosyanın kaleme havale edildiği,

… ve … vekili Av. …’ın Bakırköy 15. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanlığına sunduğu 11.07.2012 tarihli dilekçesi ile “..mahkemenizce verilen bu görevsizlik kararındaki gerekçeye göre mahkemenizce suçun oluşup oluşmadığı yolunda görüş beyan edilmiş bulunmaktadır. Bu nedenle mahke- menizce aynı dosya ile ilgili olarak yargılamanın yapılması CMK.nun 22, 23, 24, 25. maddeleri uyarınca mahkemenin tarafsızlığını şüpheye düşürecek sebep niteliğinde olmakla, yukarıda açıklanan sebepler ile CMK.nun 22 ve devamı maddeleri uyarınca mahkemenizin davaya bakmaktan çekinmesine karar verilmesi” talebinde bulunulduğu, Bakırköy 15. Ağır Ceza Mahkemesinin 23.07.2012 tarihli tensip kararı ile, yapılan itirazın reddine karar verildiği ve duruşmanın 16.10.2012 tarihine bırakıldığı, duruşmada ara kararı ile, müştekiler vekilinin mahkemeyi red talebinin CMK.nun 31/1-b-c maddeleri gereğince yetersiz gerekçe ve dosyayı sürüncemede bırakmak amacıyla yapıldığı nedeni ile itirazı kabil olmak üzere 31/2. maddesi gereğince geri çevrilmesine karar verilip yargılamaya devam olunduğu anlaşılmakla;

5271 sayılı CMK.nun 24/1. madde ve fıkrasında;

Hakimin davaya bakamayacağı hallerde reddi istenebileceği gibi, taraf- sızlığını şüpheye düşürecek diğer sebeplerden dolayı da reddi istenebilir. hükmü uyarınca,

Bakırköy 15. Ağır Ceza Mahkemesinin 19.01.2012 gün 2011/370 esas, 2012/13 karar sayılı görevsizlik kararında “her ne kadar sanıklar hakkında TCK.nun 94/1, 109/2-3, 125/1 maddeleri gereğince cezalandırılmaları için mahkememize kamu davası açılmış ise de, olayda TCK.nun 94. maddesinin unsurları yönüyle oluşmadığı nedeni ile CMK.nun 3, 4, 5. maddeleri gereğince mahkememizin görevsizliği ile sanıkların TCK.nun 109/2, 109/3-d, 125/1. maddeleri gereğince yargılanmak üzere dosyanın görevli Bakırköy Asliye Ceza Mahkemesine gönderilmesine,” denilmek suretiyle mahkemenin görevsizlik kararında kesin olarak işkence suçunun unsurlarının oluşmadığı belirtilerek hukuki düşüncesini açıklamak suretiyle tarafsızlığını şüpheye düşürdüğü anlaşılmakla, mahkeme heyetinin davadan çekinme kararı vermesi gerekirken, yargılamaya devamla yazılı şekilde esasa ilişkin hükümler kurulması,

Yasaya aykırı, katılan/sanıklar … ve … müdafinin, sanıklar …, …, …, …, … ve … müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükümlerin bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMK.nun 321. maddesi gereğince (BOZULMASINA), oybirliğiyle karar verildi.


UYARI

Web sitemizdeki tüm makale ve içeriklerin telif hakkı Av. Baran Doğan’a aittir. Tüm makaleler hak sahipliğinin tescili amacıyla elektronik imzalı zaman damgalıdır. Sitemizdeki makalelerin kopyalanarak veya özetlenerek izinsiz bir şekilde başka web sitelerinde yayınlanması halinde hukuki ve cezai işlem yapılacaktır. Avukat meslektaşların makale içeriklerini dava dilekçelerinde kullanması serbesttir.

Makale Yazarlığı İçin

Avukat veya akademisyenler hukuk makalelerini özgeçmişleri ile birlikte yayımlanmak üzere avukatbd@gmail.com adresine gönderebilirler. Makale yazımında konu sınırlaması yoktur. Makalelerin uygulamaya yönelik bir perspektifle hazırlanması rica olunur.

Paylaş
RSS