0 212 652 15 44
Çalışma Saatlerimiz
Hafta İçi 09.00 - 18.00

Kaçmaya İmkan Sağlama Suçu

TCK Madde 294

(1) Gözaltına alınanın veya tutuklunun kaçmasını sağlayan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

(2) Hükümlünün kaçmasını sağlayan kişi, çekilecek olan hapis cezasının süresine göre iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Ancak, hükümlünün cezası;

a) Müebbet hapis cezası ise, beş yıldan sekiz yıla,

b) Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ise, sekiz yıldan oniki yıla, Kadar hapis cezasına hükmolunur.

(3) Bu suçların, cebir veya tehdit kullanılarak işlenmesi halinde, verilecek ceza üçte biri oranında artırılır.

(4) Kaçması sağlanan kişi sayısının birden fazla olması halinde, bu sayı göz önünde bulundurularak, verilecek ceza üçte birden bir katına kadar artırılır.

(5) Bu suçların gözaltına alınan, tutuklu veya hükümlünün muhafaza veya nakli ile görevli kişiler tarafından işlenmesi halinde, verilecek ceza, üçte biri oranında artırılır.

(6) Bu suçların üstsoy, altsoy, eş veya kardeş tarafından işlenmesi halinde, verilecek ceza üçte biri oranında indirilir.

(7) Bu suçların işlenmesi sırasında kasten yaralama suçunun neticesi sebebiyle ağırlaşmış hallerinin veya kasten öldürme suçunun gerçekleşmesi ya da eşyaya zarar verilmesi durumunda, ayrıca bu suçlara ilişkin hükümlere göre cezaya hükmolunur.

(8) Gözaltına alınan, tutuklu veya hükümlünün, muhafaza veya nakli ile görevli kişinin dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranmasından yararlanarak kaçması halinde, altı aydan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.



TCK Madde 294 Gerekçesi

Maddenin birinci fıkrasında, gözaltına alınanın veya tutuklunun kaçmasını sağlamak, suç olarak tanımlanmıştır. İkinci fıkrasında ise, hükümlünün kaçmasını sağlamak fiili ceza yaptırımı altına alınmış ve failin ne suretle cezalandırılacağı gösterilmiştir.

Söz konusu suçlar, kaçmaya imkan sağlamakla oluşur. Ancak, suçun tamamlanabilmesi için, kaçmanın gerçekleşmesi gerekir. Örneğin, suçluya yol göstermek, talimat vermek, kılık ve kıyafet değiştirmesini sağlamak gibi kaçmanın kolaylıkla gerçekleşmesini olanaklı kılacak hareketleri yapmakla bu suç oluşur. Aslında bu fiiller, gözaltına alınanın, tutuklunun veya hükümlünün kaçması suçlarına iştirak niteliği taşımaktadır. Ancak, izlenen suç siyaseti gereğince, bunların bağımsız suç olarak tanımlanması gereği duyulmuştur.

Üçüncü fıkraya göre, bir ve ikinci fıkrada tanımlanan suçların, cebir veya tehdit kullanılarak işlenmesi, bu suçların daha ağır cezayı gerektiren nitelikli unsurunu oluşturmaktadır. Bu nitelikli unsur bağlamında söz konusu olan cebir, kasten yaralama suçunun temel şeklini oluşturur. Yedinci fıkraya göre; şayet bu suçların işlenmesi sırasında kasten yaralama suçunun neticesi sebebiyle ağırlaşmış hâlleri veya ölüm gerçekleşmiş ya da eşyaya zarar verilmiş ise; ayrıca bu suçlara ilişkin hükümlere göre cezaya hükmolunacaktır.

Maddenin dördüncü fıkrasında, özel bir içtima hükmüne yer verilmiştir. Buna göre, kaçması sağlanan kişi sayısının birden fazla olması hâlinde, faile bir ceza verilecektir; ancak, bu ceza artırılacaktır.

Maddenin bir ve ikinci fıkralarında tanımlanan suçların faili herkes olabilir. Ancak, beşinci fıkrada, bu suçların gözaltına alınan, tutuklu veya hükümlünün muhafaza veya nakli ile görevli kişiler tarafından işlenmesi, daha ağır cezayı gerektiren nitelikli hâl olarak kabul edilmiştir.

Altıncı fıkrada, failin, gözaltına alınmış kişi, tutuklu veya hükümlünün fıkrada belirtilen derecede akrabasından olması hâlinde verilecek cezanın indirileceği açıklanmıştır.

Maddenin son fıkrasında ise, gözaltına alınan, tutuklu veya hükümlünün, bunların muhafaza veya nakli ile görevli kişinin taksirli fiilinden yararlanarak kaçması hâlinde, faile, bu taksirli hareketinden dolayı verilecek ceza gösterilmektedir. Burada söz konusu olan fiil sadece taksirli bir hareketten ibaret bulunduğundan, artık ceza tertibi itibarıyla hükümlü hakkında verilmiş olan cezaların göz önünde bulundurulmasının bir anlam taşımayacağı sonucuna varılmış ve failin taksire dayalı kusuruna göre cezanın altı ayla üç yıl arasında hâkim tarafından saptanması uygun sayılmıştır.


TCK 294 (Kaçmaya İmkan Sağlama Suçu) Emsal Yargıtay Kararları


YARGITAY 16. CEZA DAİRESİ Esas: 2015/7595 Karar: 2016/4578 Tarih: 01.07.2016

  • TCK 294. Madde

  • Kaçmaya İmkan Sağlama Suçu

A-)Sanık hakkında kurulan hüküm ile ilgili olarak:

Tekerrüre esas mahkumiyeti bulunan sanık hakkında TCK’nın 58. maddesinin uygulanmaması aleyhe temyiz bulunmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.

1-)Tutuklu veya hükümlü olmayan, savunmasının tespiti amacıyla hakkında yakalama kararı olan sanığın gözaltında iken kolluk görevlilerinin elinden kurtularak kaçması, şeklinde gerçekleşen eyleminin TCK’nın 292/1. maddesi kapsamında düzenlenen “gözetimi altında bulunduğu görevlilerin elinden kaçma” suçunu oluşturacağı gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,

2-)Sanığın nerede ve nasıl yakalandığına dair dosyada herhangi bir tutanak veya belgenin bulunmaması karşısında, kendiliğinden teslim olup olmadığı veya yakalanıp yakalanmadığının araştırılarak sonucuna göre hakkında TCK’nın 293. maddesinde düzenlenmiş olan etkin pişmanlık hükmünün uygulanma olanağının bulunup bulunmadığı tartışılmadan eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,

B-)Diğer sanıklar hakkında kurulan hükümlerle ilgili olarak:

Sanık hakkında hükmedilen hapis cezasının 2 yıl 2 ay 20 gün yerine 2 yıl 2 ay 10 gün olarak eksik tayini aleyhe temyiz bulunmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.

1-)Kaçmasına imkan sağlananın tutuklu veya hükümlü olmadığı, savunmasının tespiti amacıyla hakkında yakalama kararı olduğu ve gözaltında iken kolluk görevlilerinin elinden kurtularak kaçtığının anlaşılması karşısında, sanıkların eyleminin TCK’nın 294/1. maddesi kapsamında düzenlenen suçu oluşturacağı gözetilmeden, kanıtların takdir ve değerlendirilmesinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması,

2-)Sanığın, kaçmasına imkan sağladığının kardeşi olması nedeniyle, TCK’nın 294/6. maddesi uyarınca cezasında indirim yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,

3-)Sanık hakkında kurulan hükümde;

Mahkemece tekerrüre esas alınan Ağır Ceza Mahkemesi’nin 19.01.2009 tarih ve 2008/291 Esas, 2009/4 Karar sayılı ilamında TCK’nın 31/2. maddesinin uygulanması karşısında, 5237 Sayılı TCK’nın 58/5. maddesi gözetilerek sanık hakkında TCK’nın 58. maddesindeki mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanamayacağının düşünülmemesi,

4-)Sanık B. hakkında kurulan kamu malına zarar verme suçu ile ilgili olarak:

Sanık hakkında “kaçmaya imkan sağlama” suçundan kurulan hükümde takdiri indirim nedenine bağlı olarak TCK’nın 62. maddesi uyarınca cezadan indirim yapılmasına rağmen, aynı olay sebebiyle “kamu malına zarar verme” suçundan kurulan hükümde ise gerekçe gösterilmeden TCK’nın 62. maddesinin uygulanmaması suretiyle sanık hakkında fazla ceza tayin edilmesi,

C-)Diğer sanıklar hakkında hükümlü veya tutuklunun cebir ve tehdit kullanarak kaçması, hükümlünün kaçmasını sağlama suçlarından kurulan hükümlerle ilgili olarak:

TCK’nın 53. maddesinde düzenlenen hak yoksunluklarının uygulanması bakımından, Anayasa Mahkemesi’nin 24.11.2015 tarih ve 29542 Sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih, 2014/140 E. 2015/85 K. sayılı iptal kararının gözetilmesi lüzumu,

SONUÇ : Bozmayı gerektirmiş olup, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 01.07.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.


YARGITAY 9. CEZA DAİRESİ Esas: 2014/2407 Karar: 2014/3992 Tarih: 03.04.2014

  • TCK 294. Madde

  • Kaçmaya İmkan Sağlama Suçu

1- Hakaret suçundan kurulan hükme ilişkin incelemede;

5271 sayılı CMK’nın 231/5. maddesi gereğince verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararlar, aynı Kanunun 231/12. maddesi gereğince itiraza tabi olup itiraz üzerine merciince karar verildiği anlaşıldığından, temyiz incelemesine yer olmadığına,

2- Kaçmaya imkan sağlama suçundan kurulan hükme ilişkin temyize gelince;

TCK’nın 294/2. maddesinde düzenlenen suçun oluşabilmesi için failin hükmün infazı için yakalanarak kolluğun egemenliği altına alınan bir hükümlünün kaçmasına imkan sağlaması gerektiği, somut olayda; hükümlü olması nedeniyle kendisini yakalamak üzere köye gelen güvenlik güçlerini görünce kaçan T. T.’ın yakalanmasına engel olmak amacıyla kolluk güçlerini adı geçenin gittiği yerin ters istikametine yönlendirmek suretiyle hükmün infazından kurtulmasını sağladığı anlaşılan sanığın eyleminin TCK’nın 283/1. maddesinde tanımlanan “Suçluyu kayırma” suçunu oluşturacağı, hukuki durumunun buna göre takdir ve tayininin gerektiği gözetilmeden suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması,

SONUÇ : Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 03.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.


YARGITAY 16. CEZA DAİRESİ Esas : 2016/1282 Karar : 2016/3477 Tarih : 31.05.2016

  • TCK 294. Madde

  • Kaçmaya İmkan Sağlama Suçu

1-Sanık … hakkında kurulan hükme yönelik temyiz taleplerinin incelenmesinde;

Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih, 2014/140 E. 2015/85 K. sayılı iptal kararının TCK’nın 53. maddesinin uygulanması yönünden infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,

2- Sanık … hakkında kurulan hükme yönelik temyiz taleplerinin incelenmesinde ise;

a-TCK’nın 294/8. maddesindeki suçun, gözaltına alınan, tutuklu veya hükümlünün muhafaza veya nakli ile görevli kişilerin taksirli eylemlerine ilişkin bir düzenleme olduğu da gözönüne alındığında, yağma olayına karışması neticesinde yaralı olarak gözaltına alınan sanığın, başında bulunan polis memurunun tuvalete gitmesini fırsat bilerek sanık …‘ı aradığı ve kendisini hastaneden araba ile almasını istediği olayda, eyleminin TCK’nın 294/1. maddesinde düzenlenen kaçmaya imkan sağlama suçuna azmettirme suçunu oluşturacağı gözetilmeden suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması,

b-TCK’nın 53. maddesinde düzenlenen hak yoksunluklarının uygulanması bakımından, Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih, 2014/140 E., 2015/85 K.sayılı iptal kararının gözetilmesi lüzumu,

Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesi uyarınca sonuç ceza yönünden kazanılmış hakkı saklı tutulmak suretiyle hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 31.05.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.


YARGITAY 16. CEZA DAİRESİ Esas : 2015/8177 Karar : 2016/1615 Tarih : 16.03.2016

  • TCK 294. Madde

  • Kaçmaya İmkan Sağlama Suçu

1-TCK’nın 294/8. maddesinde tanımlanan kaçmaya imkan sağlama suçunun faili tutuklu, hükümlü veya gözaltına alınan şahsın muhafaza ve naklinde görevli olan kolluk memuru, infaz koruma memuru veya başka bir kimsedir.

TCK’nın 292. maddesinde düzenlenen hükümlü veya tutuklunun kaçması suçunda ise failin CMK’nın 101. maddesi uyarınca hakkında tutuklama kararı verilmiş ya da hakkında kesinleşmiş bir mahkumiyet hükmü bulunan bir kimse olması gerektiği, söz konusu suçların özgü suç niteliğinde olup bu suçların yalnızca durum ve sıfatı anılan maddelerdeki tanıma uyan kişilerin işleyebileceği gözetilip bu ilkeler ışığında somut olay incelendiğinde;

Uyuşturucu madde kullanmak suçundan Cumhuriyet savcısının talimatıyla gözaltında iken kolluk görevlisinin elinden kaçan sanığın konumu TCK’nın 294/8. maddesine uymadığı gibi hükümlü veya tutuklu olmaması nedeniyle TCK’nın 292. maddesindeki suçun unsurları da oluşmadığından beraatine karar verilmesi gerekirken TCK’nın 294. maddesinin yorumlanmasında yanılgıya düşülerek TCK’nın 294/8. maddesi uyarınca cezalandırılmasına karar verilmesi,

2- Kabul ve uygulamaya göre de;

TCK’nın 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca 53/1-c bendindeki “velayet

hakkından; vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan” yoksunluğun sanığın sadece kendi altsoyu yönünden koşullu salıverme tarihine kadar süreceği, altsoyu haricindekiler yönünden ise hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar devam edeceğinin gözetilmemiş olması ve ayrıca TCK’nın 53. maddesinde düzenlenen hak yoksunluklarının uygulanması bakımından, Anayasa Mahkemesi’nin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih, 2014/140 E. 2015/85 sayılı iptal kararının gözetilmesi lüzumu,

Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 16.03.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.


UYARI

Web sitemizdeki tüm makale ve içeriklerin telif hakkı Av. Baran Doğan’a aittir. Tüm makaleler hak sahipliğinin tescili amacıyla elektronik imzalı zaman damgalıdır. Sitemizdeki makalelerin kopyalanarak veya özetlenerek izinsiz bir şekilde başka web sitelerinde yayınlanması halinde hukuki ve cezai işlem yapılacaktır. Avukat meslektaşların makale içeriklerini dava dilekçelerinde kullanması serbesttir.

Makale Yazarlığı İçin

Avukat veya akademisyenler hukuk makalelerini özgeçmişleri ile birlikte yayımlanmak üzere avukatbd@gmail.com adresine gönderebilirler. Makale yazımında konu sınırlaması yoktur. Makalelerin uygulamaya yönelik bir perspektifle hazırlanması rica olunur.

Paylaş
RSS