0 212 652 15 44
Çalışma Saatlerimiz
Hafta İçi 09.00 - 18.00

Çocuğun Soybağını Değiştirme Suçu

TCK Madde 231

(1) Bir çocuğun soybağını değiştiren veya gizleyen kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

(2) Özen yükümlülüğüne aykırı davranarak, sağlık kurumundaki bir çocuğun başka bir çocukla karışmasına neden olan kişi, bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.



TCK Madde 231 Gerekçesi

Madde, bir çocuğun soybağının değiştirilmesini veya gizlenmesini suç hâline getirmiştir. Bu netice, yetkili mercilere gerekli bilgileri vermemek veya yanlış bilgiler vermek suretiyle gerçekleştirilecektir.

Kişilerin aileleriyle olan ilişkileri, doğum, evlât edinme, tanıma veya babalığa hükmolunması yolları ile hukuken oluşur. Doğumla meydana gelen ilişkinin maddede belirtilen suretlerle değiştirilmesi suç hâline getirilmiştir.

Suçun oluşması için failde, çocuğun soybağını değiştirme veya gizleme kastının varlığı esastır. Maddenin ikinci fıkrasında ise, bu fiillerin taksirle işlenmesi suç olarak tanımlanmıştır. Bu suçun, sağlık kurumu bünyesinde kurum görevlileri tarafından işlenebileceğinin gözden uzak tutulmaması gerekir.


TCK 231 (Çocuğun Soybağını Değiştirme Suçu) Emsal Yargıtay Kararları


YARGITAY 11. CEZA DAİRESİ Esas : 2018/1020 Karar : 2018/846 Tarih : 5.02.2018

  • TCK 231. Madde

  • Çocuğun Soybağını Değiştirme Suçu

Sanık …’ın yokluğunda verilen hükmün duruşmada verdiği “…” adresi yerine “…” adresine gönderildiği, bu nedenle Tebligat Kanununun 21/1. maddesine göre yapılan tebligatın usulüne uygun olmadığı, sanığın temyiz talebinin öğrenme ile süresinde olduğunun kabulü ile yapılan incelemede;

Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanıkların yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;

Sanıklardan … ve …’nin gayri resmi birlikteliklerinden doğan mağdur bebeği istemediklerinden dolayı aralarında anlaşarak şüpheli …’a verip nesebi belli olan bebek mağdurun nesebinin karıştırılması amacıyla sanki terk edilmişken bulunmuş bir bebek gibi getirerek polis merkezine teslim etmesini sağladıkları ve 14.04.2006 tarihli isimlendirme tutanağıyla mağdur çocuğun isimlendirilmesinin yapıldığı somut olayda; sanıkların eylemlerinin, 5237 sayılı TCK’nın 231/1. maddesinde düzenlenen “çocuğun soybağını değiştirme” suçunu oluşturacağı gözetilmeden, suç vasfında hataya düşülerek eylemlerinin TCK’nın 231/2. maddesinde düzenlenen “sağlık kurumundaki bir çocuğun başka bir çocukla karıştırılması” olarak kabulü ile yazılı şekilde hükümler kurulması,

Yasaya aykırı, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, sanıkların sonuç ceza yönünden kazanılmış haklarının saklı tutulmasına, 05.02.2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi.


YARGITAY 21. CEZA DAİRESİ Esas : 2015/10074 Karar : 2017/124 Tarih : 12.01.2017

  • TCK 231. Madde

  • Çocuğun Soybağını Değiştirme Suçu

Sanığın, resmi nikahlı eşi olan temyiz dışı diğer sanık …‘nın evlilik dışı birlikte yaşadığı Netice Demir’den olma çocuğu Gökhan’ı, kendisinden olma gibi 07.09.2005 tarihinde bir belgeye dayanmadan beyan üzerine düzenlenen MERNİS doğum formu ile nüfusa tescil ettirmekten ibaret eyleminin, 5237 sayılı TCK’nın 231. maddesinde yazılı özel düzenleme niteliğindeki soybağını değiştirme suçunu oluşturduğu cihetle, tebliğnamedeki eylemin resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturacağı yönündeki düşünceye iştirak edilmemiş; Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 19.02.2013 gün ve 2011/5-137 Esas 2013/58 sayılı kararında da belirtildiği üzere, aynı davada yargılandığı sahtecilik suçundan beraat eden, müsnet soybağının değiştirilmesi suçundan ise mahkumiyetine karar verilen sanık hakkında, müdafii tarafından sunulan avukatlık hizmetinin bölünmesi mümkün olmadığından, beraat edilen suç nedeniyle avukatlık ücretine hükmedilemeyeceği cihetle, mahkemenin sanık … lehine vekalet ücretine hükmetmemesinde bir isabetsizlik görülmediğinden bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.

1-Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 29.09.2015 gün ve 2015/412 Esas, 2015/286 Karar sayılı ilamında açıklandığı üzere, sanığın, resmi nikahlı eşi olan temyiz dışı diğer sanık …‘nın evlilik dışı birlikte yaşadığı Netice Demir’den olma çocuğu Gökhan’ı, nüfus müdürlüğüne müracaat ederek bir belgeye dayanmadan, sadece beyanla kendi çocuğuymuş gibi nüfusa kaydettirmekten ibaret oluşa uygun olarak sübutu kabul edilen eyleminin, kül halinde 5237 sayılı TCK’nun 231. maddesindeki soybağını değiştirme suçu kapsamında kaldığı gözetilerek tek bir hüküm kurulması gerekirken, eylem bölünmek suretiyle çocuğun soybağını değiştirmek suçundan mahkumiyet, resmi belgede sahtecilik suçundan ise beraat hükümleri kurulması,

2-5271 sayılı CMK’nun 231/6-c maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını isteyip istemediğinin sanığa sorulması yerine, müdafine sorularak yazılı şekilde bu maddenin sanık hakkında uygulanmamasına hükmedilmesi,

3-Kısa süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında, ertelemeye ilişkin hükümlere göre daha lehe sonuçlar içeren 5237 sayılı TCK’nın 50. maddesinde düzenlenen “kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımlara” karar verilip verilmeyeceği hususunun tartışmasız bırakılması,

Yasaya aykırı, sanık müdafinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, hükümlerin bu sebeplerden, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 12.01.2017 gününde oybirliği ile karar verildi.


YARGITAY 21. CEZA DAİRESİ Esas : 2015/10078 Karar : 2016/7460 Tarih : 6.12.2016

  • TCK 231. Madde

  • Çocuğun Soybağını Değiştirme Suçu

1-)Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 2015/11-412 Esas, 2015/286 Karar nolu kararında belirtildiği gibi, çocuğun soybağının doğumu gösteren herhangi bir resmi belgeye dayanılmadan nüfus müdürlüğüne gerçek dışı beyanda bulunulması suretiyle değiştirilmesi durumunda, sahte bir resmi belge düzenlenmesi, gerçek bir resmi belgenin başkalarını aldatacak şekilde değiştirilmesi veya sahte resmi belgenin kullanılması söz konusu olmadığından resmi belgede sahtecilik suçunun unsurlarının oluşmadığı, nüfus müdürlüğüne gerçeğe aykırı beyanda bulunmak suretiyle çocuğunun soybağının değiştirilmesi nedeni ile hem TCK’nun 231/1. maddesinde düzenlenen çocuğun soybağının değiştirilmesi, hem de 206. maddesinde düzenlenen resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan ve 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu’nun 67/1. maddesinde hüküm altına alınan nüfus müdürlüğüne gerçeğe aykırı beyanda bulunma suçlarının oluştuğundan söz etmek mümkün ise de, TCK’nun 206. maddesinde genel olarak her türlü yalan beyanın, 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu 67/1. maddesinde bundan daha özel biçimde nüfus işlemlerinde yalan beyanın TCK’nun 231/1. maddesinde ise sadece çocuğun soybağı konusundaki yalan beyanın yaptırım altına alındığı nazara alındığında, TCK’nun 231/1. maddesinin her iki düzenlemeye göre de “özel norm” niteliğinde olup “özel normun önceliği” ilkesi uyarınca eyleminin sadece TCK’nun 231/1. maddesinde düzenlenen çocuğun soybağının değiştirilmesi suçunu oluşturacağı cihetle; sanığın, gerçekte Derya Alğan’ın çocuğu olan … 27.10.2011 tarihinde içerik itibariyle sahte olan doğum raporuna istinaden kendi çocuğuymuş gibi nüfusa kaydettirdiğinin anlaşılması karşısında; eylemin zincirleme şekilde işlenen resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturduğu gözetilmeden, suç vasfında yanılgı sonucu TCK`nun 231/1. maddesinde düzenlenen çocuğun soybağının değiştirilmesi suçundan hüküm kurulması,

2-)Kabul ve uygulamaya göre de;

TCK`nun 51/7. maddesinde “hükümlünün deneme süresi içinde kasıtlı bir suç işlemesi veya kendisine yüklenen yükümlülüklere hâkimin uyarısına rağmen uymamakta ısrar etmesi halinde ertelenen cezanın kısmen veya tamamen infaz kurumunda çektirilmesine karar verileceği”nin belirtilmesi karşısında; mahkemece sanık hakkında “kasıtlı bir suç işlediği taktirde ertelenen cezanın tamamen infazına” karar verilerek infazı kısıtlayacak şekilde hüküm tesisi,

Yasaya aykırı; sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 6723 sayılı Yasa ile değişik 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK`nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, aleyhe temyiz bulunmadığından ceza miktarı itibariyle kazanılmış hakkın saklı tutulmasına, 06.12.2016 gününde oybirliği ile karar verildi.


YARGITAY 21. CEZA DAİRESİ Esas : 2015/10246 Karar : 2016/7332 Tarih : 30.11.2016

  • TCK 231. Madde

  • Çocuğun Soybağını Değiştirme Suçu

I-) Sanık hakkında “resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan” suçundan kurulan hükme yönelik temyiz incelenmesinde:

6217 sayılı Kanunun 26. maddesi ile değişik 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli hakkında Kanunun geçici 2. maddesi uyarınca, sanık hakkında mahkemece doğrudan hükmedilen 1.500 TL adli para cezasına dair hükmün temyizi olanaklı bulunmayıp kesin nitelikte olduğundan sanığın temyiz isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi uyarınca istem gibi REDDİNE,

II-) Sanık hakkında “Çocuğun soybağını değiştirme veya gizleme” suçundan kurulan hükme yönelik temyiz incelemesine gelince;

Çocuğun soybağının değiştirilmesi suçu, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun “Topluma Karşı Suçlar” kısmının “Aile düzenine karşı suçlar” bölümünde yer alan 231. maddesinde;

(1) Bir çocuğun soybağını değiştiren veya gizleyen kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

(2) Özen yükümlülüğüne aykırı davranarak, sağlık kurumundaki bir çocuğun başka bir çocukla karışmasına neden olan kişi, bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır” biçiminde düzenlenmiştir.

Soybağı ailenin, aile de toplumun temelidir. Soybağının doğru olarak belirlenmesinde hem ilgili kişilere ait ferdi, hem de topluma ait genel fayda bulunmaktadır. Zira soybağına miras, velayet, nafaka, yurttaşlık, ceza sorumluluğu gibi bir çok konuda çok ciddi hukuki sonuçlar bağlanmıştır.

Bu nedenle maddenin birinci fıkrasında, bir çocuğun soybağının kasten değiştirilmesi veya gizlenmesi suç haline getirilmiş, ikinci fıkrasında ise bu fiillerin taksirle işlenmesi suç olarak tanımlanmıştır.

Çocuğun soybağının kasten değiştirilmesinde suçun faili, çocuğun gerçek annesi ve babası dahil herkes olabilir. Soybağının taksirle değiştirilmesi suçunda ise fail ancak bir sağlık kurumunda çalışan görevli personel olabilecektir. Suçun mağduru soybağı değiştirilen veya gizlenen çocuktur. Ancak bu çocuğun sağ doğmuş ve yaşı itibarıyla kişisel durumu hakkında yeterli bilgi ve tasavvura sahip olmayan soybağı değiştirilebilecek veya gizlenebilecek bir çocuk olması gerekmektedir.

Suçun konusu soybağıdır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 282. maddesi uyarınca çocuk ile ana arasında soybağı doğumla, çocuk ile baba arasında soybağı ise ana ile evlilik, tanıma veya hakim hükmüyle kurulur. Soybağı ayrıca evlat edinme yoluyla da kurulabilir. Bu suçun konusunu oluşturan soybağının doğumla meydana gelen yani kan bağına dayanan soybağı olarak anlaşılması gerekir. Ancak doğumun evlilik içi veya evlilik dışı oluşmasının bir önemi yoktur. Nitekim madde gerekçesinde de, kişilerin aileleriyle olan ilişkilerinin doğum, evlat edinme, tanıma veya babalığa hükmolunması yollarıyla hukuken oluştuğu belirtildikten sonra, doğumla meydana gelen ilişkinin maddede belirtilen suretlerle değiştirilmesinin suç haline getirildiği ifade edilmiştir.

Maddenin uyuşmazlık konusu olan birinci fıkrasındaki suç, seçimlik hareketli olup, bu hareketler çocuğun soybağının değiştirilmesi veya gizlenmesidir. Madde metninde soybağının değiştirilmesi veya gizlenmesinin ne tür hareketlerle işlenebileceği belirtilmemiştir. Buna karşılık maddenin gerekçesinde değiştirme veya gizlemenin, yetkili mercilere gerekli bilgileri vermemek veya yanlış bilgiler vermek suretiyle gerçekleştirilebileceği ifade edilmiştir. Ancak gerekçedeki bu açıklama örnek kabilinden olup soybağının değiştirilmesi veya gizlenmesini mümkün kılan elverişli her türlü hareketle bu suç işlenebilecektir. (Özlem Yenerer Çakmut, Soybağının Belirlenmesi ve Ceza Hukukunda Çocuğun Soybağını Değiştirme Suçu, Beta Basın Yayım Dağıtım, 1. Bası, …, 2008, s.197-198)

Soybağının değiştirilmesi, bir çocuğun gerçek soybağından başka bir soybağında görünmesini sağlayan hareketlerin yapılmasıdır. Esasen bir çocuğun soybağı gerçek anlamda hiçbir zaman değiştirilemez. Çocuğun genetik anne ve babası baştan belli olup sonradan değiştirilmesi mümkün değildir. Değiştirilen husus, çocuğun hukuk düzeni içinde gözüken resmi soybağıdır. Bu nedenle soybağını değiştirme, mutlaka diğer kişilere karşı gerçek soybağı konusunda yanlış bilgi vermeye yönelik bir hareketin yapılmasını zorunlu kılmaktadır. Bu nedenle soybağının değiştirilmesi, genellikle yetkili makamlara karşı yanlış bilgiler vermek suretiyle yapılabilir. Ancak değiştirmenin bir çocuğun yerine başkasınının konulması gibi objektif olarak çocuğun soybağının resmi olarak tespitini tehlikeye düşüren aldatıcı başka hareketlerlerle de işlenmesi mümkündür. (Mahmut Koca, Soybağını Değiştirme Suçu, V. Türk-Alman Tıp Hukuku Sempozyumu, Tıp Ceza Hukukunun Güncel Sorunları, … 28 Şubat-1 Mart 2008, Türkiye Barolar Birliği, Tıp Ceza Hukukunun Güncel Sorunları, TBB Yayınları, …, 2008, s. 515)

Suçun diğer bir seçimlik hareketini soybağını gizlemek oluşturmaktadır. Soybağının gizlenmesi, bir çocuğun gerçek soybağının ortaya çıkmasını engelleyen veya esaslı şekilde zorlaştıran bir duruma sebebiyet vermek demektir. Bunun için soybağının değiştirilmesinden farklı olarak her zaman bir aldatmanın varlığı gerekmez. Örneğin; çocuk doğduktan sonra, onun doğum beyannamesinin düzenlenmesine ve nüfus kütüğüne yazılmasına engel olmak, yaşadığı bilinen bir çocuğun öldüğünü ileri sürmek soybağını gizlemektir. Gizlenmesi gereken soybağı olup, çocuğun maddi anlamda gizlenmesi bu suçu oluşturmaz.

Soybağının değiştirilmesi icrai bir hareketle gerçekleştirilebilir. Buna karşılık gizlemek, hem icrai hem de ihmali hareketlerle işlenebilir.

TCK`nun 231. maddesinin birinci fıkrasındaki suç kasten işlenebilen bir suç olup fail çocuğun gerçek soybağını bilmeli ve bunu değiştirmek veya gizlemek bilinci ile hareket etmelidir. Ancak failin hangi saikle veya amaçla hareket ettiğinin suçun manevi unsuru bakımından bir önemi yoktur.

Somut olaya gelince, sanığın resmi nikahlı eşi …‘in 29.03.2006 tarihinde doğum yaptığı, ancak bu sırada sanık ile gayri resmi birliktelik yaşayan …‘ın da hamile olduğu ve sanığın Nüfus Müdürlüğüne giderek 03.04.2006 tarihinde eşi Yasemin`in ikiz bebek doğurduğunu beyan ederek henüz dünyaya gelmemiş çocuğu nüfusa kaydettirmesinden ibaret eyleminde, henüz doğmamış çoçuğun soybağının değiştirilmesi imkanının bulunmadığı ve atılı suçun unsurları itibariyle oluşmadığı gözetilmeksizin, sanığın beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,

Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK`nun 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 30.11.2016 gününde oybirliği ile karar verildi.


YARGITAY 11. CEZA DAİRESİ Esas : 2012/28474 Karar : 2014/11785 Tarih : 16.06.2014

  • TCK 231. Madde

  • Çocuğun Soybağını Değiştirme Suçu

Yapılan duruşmaya toplanıp karar yerinde gösterilen delillere mahkemenin soruşturma ve kovuşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine incelenen dosya içeriğine göre sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak:

1-Sanığın, gayrı resmi nikahlı eşi olan Z. Ö.’dan doğan … isimli çocuğunu, resmi nikahlı eşi M. A.’den doğmuş gibi 25.07.2005 tarihinde nüfus memuruna beyanla tescil ettirmekten ibaret eyleminin bir bütün halinde 5237 sayılı TCK`nun 231. maddesindeki soybağını değiştirme suçunu oluşturduğu gözetilmeden ayrıca resmi belgede sahtecilik suçundan da hüküm kurulması,

2- Kabul ve uygulamaya göre de;

Sanığın beyanına dayalı olarak çocuğunun resmi nikahlı eşi M. A.’den doğmuş gibi nüfusa kayıt ve tescil edilmesi eyleminde zincirleme suçun unsurlarının bulunmadığı gözetilmeden TCK`nun 43/1. maddesi uygulanarak fazla ceza tayin edilmesi,

SONUÇ : Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK`nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, oyçokluğu ile karar verildi.

KARŞI OY :

Sanık A. A.’ün gayri resmi eşi olan Z. Ö.’dan doğan çocuğu resmi nikahlı eşi M. A.`den doğmuş gibi sözlü beyanla nüfusa tescil ettirmekten ibaret eyleminin resmi belge niteliğindeki nüfus kütüğünün sahte oluşturulması nedeniyle 5237 sayılı TCK.nun 44. maddesi delaletiyle aynı Kanunun 204/1. maddesine uyan suçu oluşturacağı gözetilerek hükmün bu nedenle bozulması yerine, eylemin bir bütün halinde TCK.nun 231. maddesindeki soybağını değiştirme suçunu oluşturacağına ilişkin sayın çoğunluk görüşüne katılmıyorum.


UYARI

Web sitemizdeki tüm makale ve içeriklerin telif hakkı Av. Baran Doğan’a aittir. Tüm makaleler hak sahipliğinin tescili amacıyla elektronik imzalı zaman damgalıdır. Sitemizdeki makalelerin kopyalanarak veya özetlenerek izinsiz bir şekilde başka web sitelerinde yayınlanması halinde hukuki ve cezai işlem yapılacaktır. Avukat meslektaşların makale içeriklerini dava dilekçelerinde kullanması serbesttir.

Makale Yazarlığı İçin

Avukat veya akademisyenler hukuk makalelerini özgeçmişleri ile birlikte yayımlanmak üzere avukatbd@gmail.com adresine gönderebilirler. Makale yazımında konu sınırlaması yoktur. Makalelerin uygulamaya yönelik bir perspektifle hazırlanması rica olunur.

Paylaş
RSS