TCK Madde 185 Zehirli Madde Katma Suçu
Zehirli Madde Katma Suçu
TCK Madde 185
(1) İçilecek sulara veya yenilecek veya içilecek veya kullanılacak veya tüketilecek her çeşit besin veya şeylere zehir katarak veya başka suretlerle bunları bozarak kişilerin hayatını ve sağlığını tehlikeye düşüren kimseye iki yıldan onbeş yıla kadar hapis cezası verilir.
(2) Yukarıdaki fıkrada belirtilen fiillerin dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı olarak işlenmesi halinde, üç aydan bir yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
TCK Madde 185 Gerekçesi
Maddede, içme sularına, besinlere veya diğer maddelere zehir katarak veya sair suretle bozarak kamunun sağlığını tehlikeye düşüren kimse cezalandırılmaktadır.
Suç konusu olabilecek maddeler tek tek gösterilmemiştir; yenilecek ve içilecek her çeşit besin, tüketilecek her türlü madde, bu suçun konusunu oluşturabilir.
Söz konusu suç, bu besin ve maddelere zehir katılması veya bunların bozulmasını sağlamak suretiyle oluşur. Gıdaların çeşitli suretlerde mikroplandırılması da, zehir kavramı içinde mütalâa edilerek, bu madde hükmüne göre cezalandırılmayı gerektirir.
Maddeden açıkça anlaşılacağı üzere, fiil somut bir tehlike suçudur. Madde metninde tanımlanan fiillerin işlenmesiyle, kişilerin hayatının ve sağlığının tehlikeye düşürülmesi gerekir.
Maddenin ikinci fıkrasında, birinci fıkrada tanımlanan fiillerin taksirle işlenmesi, ayrı bir suç olarak tanımlanmıştır.
TCK 185 (Zehirli Madde Katma Suçu) Emsal Yargıtay Kararları
Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2024/319 E. , 2025/9917 K.
- TCK 185
- Yemek üretimi ve zehirli madde katma suçu
Somut olayda; 23.11.2010 tarihinde ... Kapı isimli fabrikada hayır yemeği olarak verilen yemekten rahatsızlanan mağdurların hastaneye kaldırılması sonrası bahsi geçen fabrikanın mutfağında yapılan kontrollerde mutfak ve gıda deposunda teknik ve hijyenik yönden eksik ve aksaklıkların bulunduğunun, küflü ve eski plastik malzeme kullanıldığının, gıda bölümlerinde yıpranmalar bulunduğunun, haşere bulunduğunun, gıda depolarının uygunsuz olduğunun 23.11.2010 tarihli Denetim ve Kontrol Raporu ile tespit edildiği, mağdurların rahatsızlanmasına neden olan öğlen yemeğinde çıkan "tavuklu pilav", "irmik helvası" ve "lavaş" ekmeğinden alınan numunelerin analizi sonucunda, ... İl Tarım Müdürlüğünün 21.12.2010 tarihli yazısında, helva numunesine ait analiz sonuçlarının kriterlere uygun bulunduğunun ancak, tavuklu pilav ve lavaş numunelerinin Türk Gıda Kodeksi Mikrobiyolojik kriterler tebliğinde belirtilen değerlere uygun olmadığının tespit edildiğinin bildirildiği, sanık ...'nun,... Gıda Limited Şirketinin yetkilisi olduğu ve ... Kapı isimli firmanın kuru gıda malzemelerini tedarik ettiği,
Dosya kapsamına göre; mağdurların rahatsızlanmasına neden olan öğlen yemeğinde çıkan "tavuklu pilav" ve "lavaş" ekmeğinden alınan numunelerin ... Çelik Kapı isimli fabrika mutfağından alındığı, sanığın savunmasında kuru gıda olarak pirinç teslimi yaptığını belirttiği ancak sanığın kuru gıda temini sağladığı iş yerinde herhangi bir kontrol yapılmadığı gibi iş yerinden herhangi bir numune de alınmadığı, pirincin fabrika mutfağında tavuk ile birlikte pişirme ve servis etme işlemlerinden geçmiş olduğu, lavaş ekmeğinden alınan numunenin de kriterlere uygun bulunmadığının tespit edildiği dikkate alındığında, tavuklu pilavdaki söz konusu bulaşımın pirincin üretim aşamasından daha sonra da bulaşmasının mümkün olduğu gözetilerek sanığın temin ettiği kuru gıdanın bulunduğu iş yerinde de kontrol yaptırılarak, numune alınmasının ve bulaşımın pirinç malzemesinden mi kaynaklandığının tespit edilmesi gerektiği, ancak Mahkemece bu hususlar araştırılmadan eksik inceleme ile karar verildiği, inceleme tarihi itibariyle de söz konusu eksikliğin tamamlanamayacağı, dolayısıyla sanığın atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, yeterli ve kesin delil bulunmadığı, sanığın "beraatine" karar verilmesi gerekirken mahkûmiyetine karar verilmesinin, Kanun'a aykırı olduğu ve bu hususun, mahkemenin takdiri ve delillerin değerlendirilmesinde hataya düşülmesi durumunu aşan mutlak hukuka aykırılık niteliğinde olduğu anlaşıldığından, kanun yararına bozma istemi değişik gerekçe ile yerinde görülmüştür. D. 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi;
"Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay Ceza Dairesi doğrudan hükmeder." şeklinde düzenlenmiş olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmekle, 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
III. KARAR
A.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
B.Aydın 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.12.2014 tarihli ve 2011/3 Esas, 2012/1 Karar sayılı ek kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
C.5271 sayılı Kanun'un 309. maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bozma nedeninin cezanın kaldırılmasını gerektirdiği belirlendiğinden;
Hüküm fıkrasının;
"Sanığın üzerine atılı dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranma sonucu tüketilecek şeylere zehir katma veya bozma suçundan, 5271 sayılı CMK'nın 223. maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi gereğince yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması nedeniyle BERAATİNE"
Şeklinde DEĞİŞTİRİLMESİNE, hükmün değiştirilen bu şekliyle infazına, Dosyanın, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,14.10.2025 tarihinde karar verildi.
YARGITAY 20. CEZA DAİRESİ Esas: 2015/14384 Karar: 2017/4770 Tarih: 28.09.2017
-
TCK 185. Madde
-
Zehirli Madde Katma Suçu
5326 Sayılı Kabahatler Kanunu'nun 27/7. maddesi gereğince idari yaptırım ve beraat kararları birlikte değerlendirilerek yapılan incelemede;
A-) Sanık hakkında "dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranma sonucu tüketilecek şeylere zehirli madde katma veya bozma" suçundan kurulan beraat hükmünün incelenmesinde;
Oluşa ve dosya kapsamına göre; sanığın serasında yetiştirdiği ve Demre Toptancı Haline satmak için getirdiği hıyarlardan, 28.01.2010 tarihinde alınan numuneler üzerinde yapılan incelemede, "Türk Gıda Kodeksi Gıda Maddelerinde Bulunmasına İzin Verilen Pestisitlerin Maksimum Kalıntı Limitleri Tebliğine" göre azami 0,1 mg/kg olması gereken "carbendazim" isimli pestisit miktarının, limitin üzerinde 0,39 mg/kg; hıyar mahsulünde hiç bulunmaması gereken "pyrimethanil" isimli pestisit miktarının ise 0,5 mg/kg olarak tespit edilmesi üzerine, ... tarafından, sanığın 5179 Sayılı Kanun'un 18. maddesindeki emredici hükümleri ihlal ettiği gerekçesi ile hakkında aynı Kanun'un 29/I maddesi uyarınca adli işlem yapılması için suç duyurusunda bulunulması üzerine, sanığın, 5179 Sayılı Kanun'un 18. maddesinin c fıkrasında yer alan, "Gıda maddelerini ve gıda ile temas eden madde ve malzemeleri üreten ve/veya satan işyerleri, insan sağlığına zarar verecek muhteviyatta gıda maddeleri üretemez, içerisine zararlı bir madde katamaz, böyle bir maddenin kalıntısını bulunduramaz ve gıdaya zararlı özelliğe yol açacak herhangi bir işlem uygulayamaz." emredici hükmünü ihlal ettiği iddiası ile, aynı Kanun'un 29/I maddesinde yer alan "Bu Kanun'un 18. maddesinde belirtilen sağlığın korunması ile ilgili yasakları ihlâl eden kişiler, Türk Ceza Kanunu'nun "Kamunun Sağlığına Karşı Suçlar" başlıklı Bölümünde yer alan hükümlere göre cezalandırılır." düzenlemesi gereği, hakkında eylemine uyan 5237 Sayılı TCK'nın 185/2. maddesi uyarınca kamu davası açıldığı olayda; kovuşturma aşamasında Farmakoloji uzmanı bilirkişi Mehmet İsbir'in 24.12.2010 tarihli raporunda, "limitüstü çıkan Carbendazim isimli ilaç kalıntısının insan sağlığına zarar verebileceği" tespitine yer vermesi ve Adli Tıp Kurumu 5. İhtisas Kurulu'nun 07.03.2011 tarihli raporunda ise; "numunede tespit edilen carbendazim ve pyrimethanil isimli pestisit kalıntı miktarlarının tebliğe aykırı olduğuna, bu haliyle sağlığa az veya çok zarar verecek derecede bozulmuş sayılacağına, 5179 Sayılı Kanun'un 18. maddesinin ihlali niteliğinde olduğuna," dair görüş bildirilmesi karşısında, sanığın eyleminin TCK'nın 185/2. maddesi kapsamında kaldığı gözetilmeden, "eylemin kabahat niteliğinde olduğu, kanunda suç olarak tanımlanmadığı" gerekçeleri ile yazılı şekilde beraatine karar verilmesi,
Kanuna aykırı, Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu sebeple yerinde olduğundan, hükmün BOZULMASINA,
B-)Sanık hakkında "gıda kodeksine uygun faaliyet göstermeme" kabahatinden verilen idari para cezası kararının incelenmesinde;
SONUÇ : Sanığın eyleminin 5179 Sayılı Kanun'un 29/d maddesi kapsamında olduğu ve bu eylemin 5326 Sayılı Kabahatler Kanunu gereğince kabahat neviinden olup, kabahatin işlendiği 28.01.2010 tarihi ile inceleme tarihi arasında 5326 Sayılı Kanun'un 20/2-c maddesinde öngörülen 3 yıllık zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş bulunduğu anlaşıldığından; kararın 1412 Sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA ve 5320 Sayılı Kanun'un 8/1 ve 1412 Sayılı CMUK'nın 322. maddelerinin verdiği yetkiye dayanılarak, gerçekleşen zamanaşımı sebebiyle 5236 Sayılı Kanun'un 20. maddesi gereğince kabahatli hakkında İDARİ PARA CEZASI VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 28.09.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
YARGITAY 20. CEZA DAİRESİ Esas : 2015/14295 Karar : 2017/4868 Tarih : 3.10.2017
-
TCK 185. Madde
-
Zehirli Madde Katma Suçu
5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 27/7. maddesi gereğince idari yaptırım ve beraat kararları birlikte değerlendirilerek yapılan incelemede;
A- Sanık hakkında "dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranma sonucu tüketilecek şeylere zehirli madde katma veya bozma" suçundan kurulan beraat hükmünün incelenmesinde;
Oluşa ve dosya kapsamına göre; sanığın serasında yetiştirdiği ve ... Toptancı sebze haline satmak için getirdiği biberlerden, 02/02/2010 tarihinde alınan numuneler üzerinde yapılan incelemede, "Türk Gıda Kodeksi Gıda Maddelerinde Bulunmasına İzin Verilen Pestisitlerin Maksimum Kalıntı Limitleri Tebliğine" göre azami 0,01 mg/kg olması gereken "Zoxomide" isimli pestisit miktarının, limitin üzerinde 0,047 mg/kg olarak tespit edilmesi üzerine, Demre ... tarafından, sanığın 5179 sayılı Kanun'un 18. maddesindeki emredici hükümleri ihlal ettiği gerekçesi ile hakkında aynı Kanun'un 29/I maddesi uyarınca adli işlem yapılması için suç duyurusunda bulunulması üzerine, sanığın, 5179 sayılı Kanun'un 18. maddesinin c fıkrasında yer alan, "Gıda maddelerini ve gıda ile temas eden madde ve malzemeleri üreten ve/veya satan işyerleri, insan sağlığına zarar verecek muhteviyatta gıda maddeleri üretemez, içerisine zararlı bir madde katamaz, böyle bir maddenin kalıntısını bulunduramaz ve gıdaya zararlı özelliğe yol açacak herhangi bir işlem uygulayamaz." hükmünü ihlal ettiği iddiası ile, aynı Kanun'un 29/I maddesinde yer alan "Bu Kanun'un 18'inci maddesinde belirtilen sağlığın korunması ile ilgili yasakları ihlâl eden kişiler, Türk Ceza Kanunu'nun "Kamunun Sağlığına Karşı Suçlar" başlıklı Bölümünde yer alan hükümlere göre cezalandırılır." düzenlemesi gereği, hakkında eylemine uyan 5237 sayılı TCK'nın 185/2. maddesi uyarınca kamu davası açıldığı olayda; kovuşturma aşamasında Ziraat uzmanı bilirkişi ...'nun 23/06/2010 tarihli raporunda, "Zoxomide isimli ilacın limit üstü olarak belirlendiğinin" tespitine yer vermesi ve talimatla aldırılan Akdeniz Üniversitesi'nde görevli Bilirkişi Prof. Dr. ...'in düzenlediği 09/12/2010 tarihli raporda; limitüstü çıkan Zoxomide isimli tarım ilaç kalıntısının insan sağlığına zarar verebileceği "tespiti ve Adli Tıp Kurumu 5. İhtisas Kurulu'nun 07/03/2011 tarihli raporunda ise; "numunede tespit edilen Methomyl ve Zoxamide isimli pestisit kalıntı miktarlarının tebliğe aykırı olduğuna, bu haliyle sağlığa az veya çok zarar verecek derecede bozulmuş sayılacağına, 5179 sayılı Kanunun 18. maddesinin ihlali niteliğinde olduğuna," ilişkin görüş bildirilmesi karşısında, sanığın eyleminin TCK'nın 185/2. maddesi kapsamında kaldığı gözetilmeden, "eylemin kabahat niteliğinde olduğu, kanunda suç olarak tanımlanmadığı" gerekçeleri ile yazılı şekilde beraatine karar verilmesi,
Kanuna aykırı, Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan, hükmün BOZULMASINA,
B-Sanık hakkında "gıda kodeksine uygun faaliyet göstermeme" kabahatinden verilen idari para cezası kararının incelenmesinde;
Sanığın eyleminin 5179 sayılı Kanun'un 29/1-ı maddesi kapsamında olduğu ve bu eylemin 5326 sayılı Kabahatler Kanunu gereğince kabahat neviinden olup, kabahatin işlendiği 02/02/2010 tarihi ile inceleme tarihi arasında 5326 sayılı Kanun'un 20/2-c maddesinde öngörülen 3 yıllık zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş bulunduğu anlaşıldığından; kararın 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA ve 5320 sayılı Kanun'un 8/1 ve 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddelerinin verdiği yetkiye dayanılarak, gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 5236 sayılı Kanun'un 20. maddesi gereğince kabahatli hakkında İDARİ PARA CEZASI VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 03/10/2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
YARGITAY 20. CEZA DAİRESİ Esas : 2015/15142 Karar : 2017/2942 Tarih : 4.05.2017
-
TCK 185. Madde
-
Zehirli Madde Katma Suçu
Oluşa ve dosya içeriğine göre; sanığın ürettiği "patlıcan" lardan 02/03/2010 tarihinde alınan numunelerin analizinde 0,015 mg/kg Pyridaben ve 0,027 mg/kg Pyrimethalin isimli pestisit kalıntılarının tespit edildiği, ancak hükme esas alınan bilirkişi raporunda değerlendirmenin "kabak" üzerinden yapıldığı ve "sanığın kullandığı ilaçların yasal mevzuatta belirtilen hükümlere uygun olmadığı ve bunun bir sağlık riski oluşturacağı sonucuna varıldığı" nın bildirildiği anlaşılmakla;
08/02/2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanun ile değişik 5179 sayılı Kanun'un 29/I maddesinin yollaması gereği, 5237 sayılı TCK'nın 185/2. maddesi uyarınca, "pyridaben" ve "pyrimethalin" isimli pestisit kalıntılarının, numune olan "patlıcan" ürünündeki miktarı itibari ile, "insan hayatını ve sağlığını tehlikeye düşürüp düşürmeyeceği" hususunda uzman kişi ya da kurumlardan rapor aldırılıp sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan hükmün BOZULMASINA, CMUK’nın 326/son maddesi uyarınca sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 03/05/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
YARGITAY 20. CEZA DAİRESİ Esas : 2015/14122 Karar : 2016/5 Tarih : 11.01.2016
-
TCK 185. Madde
-
Zehirli Madde Katma Suçu
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranıp, katılanın yediği sosa madde katarak sağlığını tehlikeye düşürme şeklinde gerçekleşen eylem nedeniyle, sanık hakkında bozulmuş gıda ticareti yapma suçu işlediğinden bahisle dava açılmış ise de; eylemin 5237 sayılı TCK'nın 185/2. maddesinde tanımlanan dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranmak suretiyle zehirli madde katma suçunu oluşturacağı, anılan maddede öngörülen cezanın süresi itibariyle, TCK'nın 66. maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde belirlenen asli zamanaşımı süresinin sanığın sorgusunun yapıldığı 26.07.2007 tarihi ile inceleme tarihi arasında gerçekleştiği anlaşılmakla hükmün bu sebepten dolayı ( BOZULMASINA ), CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca sanık hakkındaki davanın zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, oybirliğiyle karar verildi.
UYARI
Web sitemizdeki tüm makale ve içeriklerin telif hakkı Av. Baran Doğan’a aittir. Tüm makaleler hak sahipliğinin tescili amacıyla elektronik imzalı zaman damgalıdır. Sitemizdeki makalelerin kopyalanarak veya özetlenerek izinsiz bir şekilde başka web sitelerinde yayınlanması halinde hukuki ve cezai işlem yapılacaktır. Avukat meslektaşların makale içeriklerini dava dilekçelerinde kullanması serbesttir.
Makale Yazarlığı İçin
Avukat veya akademisyenler hukuk makalelerini özgeçmişleri ile birlikte yayımlanmak üzere avukatbd@gmail.com adresine gönderebilirler. Makale yazımında konu sınırlaması yoktur. Makalelerin uygulamaya yönelik bir perspektifle hazırlanması rica olunur.