0 212 652 15 44
Çalışma Saatlerimiz
Hafta İçi 09.00 - 18.00

Soruşturmanın Gizliliği

CMK Madde 157

(1) Kanunun başka hüküm koyduğu hâller saklı kalmak ve savunma haklarına zarar vermemek koşuluyla soruşturma evresindeki usul işlemleri gizlidir.



CMK Madde 157 Gerekçesi

Soruşturma evresinin içeriği ve sınırları, bu evrenin ne suretle cereyan edeceği, aktörleri ve yetkileri Tasarıda saptanmıştır. Soruşturma evresi genel olarak ve esas itibarıyla kamuya karşı gizli biçimde cereyan eder. Usul kanunlarının gösterdiği ve belirli işlemler itibarıyla gizli cereyan edeceği saptanan özel hâllerde ihlâlleri ayrıca cezalandıran hükümler vardır. Bu maddede söz konusu olan soruşturma evresindeki gizlilik ilke veya kuralının ihlâli hâllerinde uygulanacak yaptırımın belirlenmesidir.

Soruşturma evresinin gizliliği, ceza adaletinin doğruluk, dürüstlük, gerçeğe ulaşma ilkelerine uyulması için bir zorunluluktur. Ancak her şeyden önce suçsuzluk karinesinin sağlam tutulabilmesi yönünden de vazgeçilemez niteliktedir. Aksi takdirde, bizde ve yabancı ülkelerde örneklerine rastlandığı üzere yargısız infazlar sonucu insanlar ıstıraplara sürüklenmekte ve suçsuzluk karinesi böylece lafta kalmaktadır.

Tasarı, soruşturma evresinde tarafların ve özellikle şüphelinin ve avukatının yetkilerini belirtmektedir. Avukat, belirli istisnalarla soruşturma dosyasını incelemek olanağına sahiptir. Ancak avukat adalete hizmet eden bir mesleğin mensubu olarak dosyadan elde ettiği bilgileri sadece müvekkilini, kanunun verdiği olanaklar çerçevesinde savunması için kullanacak, bunları yayınlamak, örneğin medyaya vermek gibi eylemlere girişemeyecektir. Ancak, elbette ki, soruşturması yapılan suçlar hakkında, halkın bilgi sahibi olmak ihtiyacı da vardır. Medya bu suçlar hakkında bilgilenerek halkın bilgi edinmek ihtiyacını karşılamak görevindedir. Medya mensupları, bu konularda doğru haber elde edemediklerinde öteden beriden devşirilen ve çoğu kez yanlış olan bilgileri halka yansıtmakta ve insanların en temel hakkı olan suçsuzluk karinesi böylece ihlâl edilmektedir.

Bu sakıncayı gidermek üzere, maddenin ikinci fıkrasında Cumhuriyet savcıları için kamuyu aydınlatma olanağı tanınmıştır. Ancak Cumhuriyet savcısı bu gereği yerine getirirken soruşturmanın gizlilik ve selâmetine zarar vermeyecek bir üslûbu veya anlatım tarzını seçecek ve bir takım tebliğler vasıtası ile kamuoyuna açıklamalarda bulunabilecektir.

Soruşturma evresinde gerçekleştirilen işlemlere katılanlar, gizlilik ilkesine aykırı hareket ettiklerinde Türk Ceza Kanununun bu fiilleri cezalandıran hükümlerine göre cezalandırılacaklardır.

Ayrıca 153 üncü maddenin gerekçesine de bakılmalıdır.


CMK 157 (Soruşturmanın Gizliliği) Emsal Yargıtay Kararları


YARGITAY 4. CEZA DAİRESİ Esas: 2014/41360 Karar: 2015/1042 Tarih: 14.01.2015

  • CMK 157. Madde

  • Soruşturmanın Gizliliği

KARAR : Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.

Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.

Ancak;

C.M.K.nın 157. maddesine göre soruşturma evresindeki usul işlemlerinin gizli olması ve kaçakçılık iddiasına yönelik yürütülen soruşturma kapsamında bir parfümeri dükkanında yapılan adli arama sırasında, eşinin orada bulunması sebebiyle bu işyerine gelen sanığın, aramada görevli polis memuru katılana hakaret ettiğinin kabul edilmesi karşısında, hakaret eyleminin, bir soruşturma evresi işlemi olan adli arama sırasında, herkesin mutad olarak girip çıkabileceği ve hakareti algılayabileceği bir yer olmaktan geçici olarak çıkan işyerinde gerçekleştiği gözetilmeden, 5237 Sayılı T.C.K.nın 125/4. maddesi uyarınca suçun aleni ortamda işlendiği gerekçesiyle sanığın cezasında artırım yapılması,

SONUÇ : Kanuna aykırı ve sanık Y. A. müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, tebliğnamedeki onama düşüncesinin reddiyle hükmün BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 14.01.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.


YARGITAY 10. CEZA DAİRESİ Esas: 2013/9333 Karar: 2013/7369 Tarih: 09.09.2013

  • CMK 157. Madde

  • Soruşturmanın Gizliliği

Yüksek Adalet Bakanlığı’nın, uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan şüpheli E. Y. hakkındaki soruşturma dosyasının incelenmesi isteğiyle ilgili verilen karara yönelik itiraz üzerine Kırşehir 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nce 19.10.2012 tarihinde 2012/205 değişik iş sayıyla verilen itirazın reddi kararının kanun yararına bozulmasına yönelik talebi nedeniyle: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca dava dosyasının 25.6.2013 tarihli ihbar yazısı ekinde Dairemize gönderildiği anlaşıldı.

Dosya incelendi. Gereği düşünüldü:

Karar: İncelenen dosyadan;

a-) Uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan şüpheli E. Y. hakkında, Kırşehir Cumhuriyet Başsavcılığınca 2012/2757 soruşturma sayı üzerinden yapılan soruşturma sırasında Av. M. D.’nın, şüphelinin müdafii olacağı için vekaletname şartı aranmaksızın dosyayı inceleme isteğinin Cumhuriyet savcısınca 11.10.2012 tarihinde reddedildiği,

b-) Av. M. D.’nın itirazı üzerine, Kırşehir 1. Sulh Ceza Mahkemesi’nce 17.10.2012 tarihinde 2012/374 değişik sayı ile C.M.K.nın 153. maddesi gerekçe gösterilerek “itirazın kabulüyle Kırşehir Cumhuriyet Başsavcılığımın 11.10.2012 tarihli kararının kaldırılmasına” karar verildiği,

c-) Cumhuriyet savcısının belirtilen karara itiraz etmesi üzerine, Kırşehir 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nce 19.10.2012 tarihinde 2012/205 değişik sayı ile “itirazın reddine” karar verildiği anlaşılmıştır.

Kanun yararına bozma talebi ve ihbar yazısında; (… Dosya kapsamına göre; 1136 Sayılı Avukatlık Kanunu’nun 46/2. maddesinde “Avukat veya stajyer, vekaletname olmaksızın dava ve takip dosyalarını inceleyebilir. Bu inceleme isteğinin ilgililerce yerine getirilmesi zorunludur. Vekaletname ibraz etmeyen avukata dosyadaki kağıt veya belgelerin örneği veya fotokopisi verilmez.”,

5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun “Tanımlar başlıklı 2. maddesinde “Bu Kanunun uygulanmasında; a) Şüpheli: Soruşturma evresinde, suç şüphesi altında bulunan kişiyi, b) Müdafii: Şüpheli veya sanığın ceza muhakemesinde savunmasını yapan avukatı, c) Vekil: Katılan, suçtan zarar gören veya malen sorumlu kişiyi ceza muhakemesinde temsil eden avukatı, d) Soruşturma: Yasaya göre yetkili mercilerce suç şüphesinin öğrenilmesinden iddianamenin kabulüne kadar geçen evreyi, e) Kovuşturma: iddianamenin kabulüyle başlayıp, hükmün kesinleşmesine kadar geçen evreyi,… f) Malen sorumlu: Yargılama konusu işin hükme bağlanması ve bunun kesinleşmesinden sonra, maddi ve mali sorumluluk taşıyarak hükmün sonuçlarından etkilenecek veya bunlara katlanacak kişiyi,… İfade eder.”, “Soruşturmanın Gizliliği” başlıklı 157. maddesinde “Kanunun başka hüküm koyduğu haller saklı kalmak ve savunma haklarına zarar vermemek koşuluyla soruşturma evresindeki usul işlemleri gizlidir.”

Hükümlerinin bulunduğu,

Cumhuriyet Başsavcılıklarıyla Adli Yargı İlk Derece Ceza Mahkemeleri Kalem Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmelik’in “Soruşturma Evrakının incelenmesi” başlıklı 45. maddesinin iptali için açılan davanın Danıştay 10. Dairesinin 22.5.2008 tarihli ve 2005/5971 esas, 2008/3448 Sayılı kararıyla reddedildiği, anılan maddede, “Müdafi soruşturma evresinde soruşturmanın amacını tehlikeye düşürmemek kaydıyla görevlendirme yazısı veya vekaletname ibraz ederek soruşturma evrakı içeriğini inceleyebilir ve dilekçeyle müracaatı halinde istediği belgelerin bir örneğini harçsız olarak alabilir. Mağdur veya Şikayetçinin vekili soruşturma evresinde soruşturmanın amacını tehlikeye düşürmemek kaydıyla görevlendirme belgesi veya vekaletname ibraz ederek soruşturma evrakının içeriğiyle el konulan ve muhafazaya alınan eşyayı inceleyebilir ve dilekçeyle müracaatı halinde istediği belgelerin bir örneğini harçsız olarak alabilir…” hükmüne yer verildiği,

Belirtilen yasal düzenlemelerle dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, genel olarak soruşturma evresinin gizli olduğu, şüpheli müdafii ya da katılan, suçtan zarar gören veya malen sorumlu kişi vekili olan avukatın soruşturmanın amacını tehlikeye düşürmemek kaydıyla soruşturma evrakını inceleyebileceği, ancak bunun için de avukatın müdafii veya vekil olduğuna dair görevlendirme yazısı veya vekaletname ibraz etmesi gerektiği, vekaletname ya da görevlendirme yazısı olmadan sadece mahkemelerdeki dava dosyalarıyla icra dairelerindeki takip dosyalarının incelenebileceği, soruşturma dosyalarının ise incelenemeyeceği gözetilmeden, inceleme talebinin reddine dair Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı kararına karşı itirazın kabulüne dair karara yönelik itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir…) denilerek, Kırşehir 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 19.10.2012 tarihli kararının bozulması istenmiştir.

5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 153. maddesinin5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 153. maddesinin 1. fıkrasında, müdafiin, soruşturma evresinde dosya içeriğini inceleyebileceği ve istediği belgelerin bir örneğini harçsız olarak alabileceği, aynı maddenin 2, 3. fıkralarında ise soruşturmanın amacını tehlikeye düşürebilecek ise, Cumhuriyet savcısının istemi üzerine, sulh ceza hakiminin kararıyla bu yetkisinin kısıtlanabileceği, ancak yakalanan kişinin veya şüphelinin ifadesini içeren tutanakla bilirkişi raporları ve adı geçenlerin hazır bulunmaya yetkili oldukları diğer adli işlemlere dair tutanaklar hakkında, kısıtlamaya dair hükmün uygulanmayacağı belirtilmiştir.

Sonuç: Somut olayda, soruşturma dosyasını inceleme isteğinde bulunan Av. M. D.’ın, şüpheli E. Y.’ün müdafii olmadığı ve adı geçen şüpheliye ait vekaletnamesi de bulunmadığı için soruşturma dosyasını inceleyemeyeceği gözetilmeden, Cumhuriyet savcısının itirazının kabulü yerine reddine karar verilmesi yasaya aykırı olup, kanun yararına bozma istemi bu sebeple yerinde olduğundan; Kırşehir 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 19.10.2012 tarihli ve 2012/205 değişik iş sayılı kararının 5271 Sayılı C.M.K.ın 309. maddesinin 3. fıkras 3. fıkrası gereğince kanun yararına BOZULMASINA; aynı Kanun’un 309. maddesinin 4. fıkrasının (a) bendi uyarınca itiraz merciince gerekli işlemlerin yapılması için, dosyanın adı geçen Mahkemeye iletilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine, 09.09.2013 tarihinde oybirliği ile, karar verildi.


YARGITAY 15. CEZA DAİRESİ Esas: 2013/2162 Karar: 2013/3283 Tarih: 25.02.2013

  • CMK 157. Madde

  • Soruşturmanın Gizliliği

Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı vekilinin şikâyeti üzerine dolandırıcılık ve resmî evrakta sahtecilik suçlarından Batman Cumhuriyet Başsavcılığının 2012/1435 sayılı dosyası üzerinden yürütülen soruşturma sırasında, Avukat A. D.’ın soruşturma evrakını inceleme talebinin reddine ilişkin anılan Cumhuriyet Başsavcılığının 22/02/2012 tarihli kararına karşı adı geçen avukat tarafından yapılan itirazının kabulüne dair Batman 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 05/03/2012 tarihli ve 2012/299 değişik iş sayılı kararına yönelik itirazın reddine ilişkin Batman 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 08/03/2012 tarihli ve 2012/168 değişik iş sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 07.05.2012 gün ve 2012/7976/27229 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 22.05.2012 gün ve 2012/132575 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.

Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun “Tanımlar” başlıklı 2.maddesinde “Bu Kanunun uygulanmasında; a )Şüpheli: Soruşturma evresinde, suç şüphesi altında bulunan kişiyi, … c )Müdafi: Şüpheli veya sanığın ceza muhakemesinde savunmasını yapan avukatı, d )Vekil: Katılan, suçtan zarar gören veya malen sorumlu kişiyi ceza muhakemesinde temsil eden avukatı, e )Soruşturma: Kanuna göre yetkili mercilerce suç şüphesinin öğrenilmesinden iddianamenin kabulüne kadar geçen evreyi, f )Kovuşturma: İddianamenin kabulüyle başlayıp, hükmün kesinleşmesine kadar geçen evreyi, … i )Malen sorumlu: Yargılama konusu işin hükme bağlanması ve bunun kesinleşmesinden sonra, maddî ve malî sorumluluk taşıyarak hükmün sonuçlarından etkilenecek veya bunlara katlanacak kişiyi, … ifade eder.”,

“Soruşturmanın Gizliliği” başlıklı 157.maddesinde “Soruşturmanın Gizliliği” başlıklı 157.maddesinde “Kanunun başka hüküm koyduğu hâller saklı kalmak ve savunma haklarına zarar vermemek koşuluyla soruşturma evresindeki usul işlemleri gizlidir.” hükümlerinin bulunduğu,

1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 46/2.maddesinde “Avukat veya stajyer, vekaletname olmaksızın dava ve takip dosyalarını inceleyebilir. Bu inceleme isteğinin ilgililerce yerine getirilmesi zorunludur. Vekaletname ibraz etmeyen avukata dosyadaki kağıt veya belgelerin örneği veya fotokopisi verilmez.”,

Cumhuriyet Başsavcılıkları ile Adli Yargı İlk Derece Ceza Mahkemeleri Kalem Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmelik’in “Soruşturma Evrakının İncelenmesi” başlıklı 45/2.maddesinde, “Şüpheli ya da müdafi soruşturma evresinde dosya içeriğini inceleyebilir ve istediği belgelerin bir örneğini harçsız olarak alabilir.” hükmüne yer verildiği,

Belirtilen yasal düzenlemeler ile dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, genel olarak soruşturma evresinin gizli olduğu, şüpheli müdafii ya da katılan, suçtan zarar gören veya malen sorumlu kişi vekili olan avukatın soruşturmanın amacını tehlikeye düşürmemek kaydıyla soruşturma evrakını inceleyebileceği, vekâletname ya da görevlendirme yazısı olmadan soruşturma dosyaları haricinde sadece mahkemelerdeki dava dosyaları ile icra dairelerindeki takip dosyalarının incelenebileceği gözetilmeden,

Batman Cumhuriyet Başsavcılığının kararına karşı yapılan itirazın kabulüne ilişkin karara yönelik itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.

Gereği görüşüldü:

KARAR VE SONUÇ : Kanun yararına bozmaya atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden Batman 1. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 08.03.2012 gün ve 2012/168 D. İş sayılı kararın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309.maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmek üzere dosyanın Yargıtay C.Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.02.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.


YARGITAY 15. CEZA DAİRESİ Esas: 2011/10088 Karar: 2011/5760 Tarih: 25.10.2011

  • CMK 157. Madde

  • Soruşturmanın Gizliliği

Bursa Cumhuriyet Başsavcılığının 2010/20020 sayılı dosyası üzerinden yürütülen soruşturma sırasında, aynı Cumhuriyet Başsavcılığınca Avukat T. Ö.’ün soruşturma dosyasını inceleme talebinin reddine yönelik karara karşı adı geçen avukatın itirazının kabulüne dair Bursa 2.Sulh Ceza Mahkemesinin 21.04.2010 tarihli ve 2010/763 değişik iş sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin Bursa 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.04.2010 tarihli ve 2010/129 değişik iş sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 09.11.2010 gün ve 2010/13065/68197 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 02.12.2010 gün ve 2010/295774 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.

Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;

1136 sayılı Avukatlık Kanununun 46/2.maddesinde “Avukat veya stajyer, vekâletname olmaksızın dava ve takip dosyalarını inceleyebilir. Bu inceleme isteğinin ilgililerce yerine getirilmesi zorunludur. Vekâletname ibraz etmeyen avukata dosyadaki kağıt veya belgelerin örneği veya fotokopisi verilmez.”,

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun “Tanımlar” başlıklı 2.maddesinde “Bu Kanunun uygulanmasında;

a ) Şüpheli: Soruşturma evresinde, suç şüphesi altında bulunan kişiyi,

b ) Müdafii: Şüpheli veya sanığın ceza muhakemesinde savunmasını yapan avukatı,

c ) Vekil: Katılan, suçtan zarar gören veya malen sorumlu kişiyi ceza muhakemesinde temsil eden avukatı,

d ) Soruşturma: Kanuna göre yetkili mercilerce suç şüphesinin öğrenilmesinden iddianamenin kabulüne kadar geçen evreyi,

e ) Kovuşturma: iddianamenin kabulüyle başlayıp, hükmün kesinleşmesine kadar geçen evreyi,

f ) Malen sorumlu: Yargılama konusu için hükme bağlanması ve bunun kesinleşmesinden sonra, maddi ve mali sorumluluk taşıyarak hükmün sonuçlarından etkilenecek veya bunlara katlanacak kişiyi, … İfade eder.” ,

“Soruşturmanın Gizliliği” başlıklı 157.maddesinde “Soruşturmanın Gizliliği” başlıklı 157.maddesinde “… Kanunun başka hüküm koyduğu haller saklı kalmak ve savunma haklarına zarar vermemek koşuluyla soruşturma evresindeki usul içlemleri gizlidir…” hükümlerinin bulunduğu,

Cumhuriyet Başsavcılıkları ile Adli Yargı ilk Derece Ceza Mahkemeleri Kalem Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin “Soruşturma Evrakının incelenmesi” başlıklı 45.maddesinin iptali için açılan davanın Danıştay 10. Dairesinin 22.05.2008 tarihli ve 2005/5971 esas, 2008/3448 sayılı karan ile reddedildiği, anılan maddede, “… Müdafi soruşturma evresinde soruşturmanın amacını tehlikeye düşürmemek kaydıyla görevlendirme yazısı veya vekâletname ibraz ederek soruşturma evrakı içeriğini inceleyebilir ve dilekçeyle müracaatı halinde istediği belgelerin bir örneğini harçsız olarak alabilir.

Mağdur veya şikâyetçinin vekili soruşturma evresinde soruşturmanın amacını tehlikeye düşürmemek kaydıyla görevlendirme Belgesi veya vekâletname ibraz ederek soruşturma evrakının içeriği ile el konulan ve muhafazaya alınan eşyayı inceleyebilir ve dilekçeyle müracaatı halinde istediği belgelerin bir örneğini harçsız olarak alabilir…” hükmüne yer verildiği,

Belirtilen yasal düzenlemeler ile dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, genel olarak soruşturma evresinin gizli olduğu, şüpheli müdafii ya da katılan, suçtan zarar gören veya malen sorumlu kişi vekili olan avukatın soruşturmanın amacını tehlikeye düşürmemek kaydıyla soruşturma evrakının inceleyebileceği, ancak bunun için de avukatın müdafii veya vekil olduğuna dair görevlendirme yazısı veya vekâletname ibraz etmesi gerektiği, vekâletname ya da görevlendirme yazısı olmadan sadece mahkemelerdeki dava dosyalan ile icra dairelerindeki takip dosyalarının incelenebileceği, soruşturma dosyalarının ise incelenemeyeceği gözetilmeden, inceleme talebinin reddine dair Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı kararına karşı itirazın kabulüne ilişkin karara yönelik itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK. nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.

GEREGİ DÜŞÜNÜLDÜ:

KARAR VE SONUÇ : Kanun yararına bozmaya atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden Bursa 7. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 28.04.2010 gün ve 2010/129 D. İş sayılı kararın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309.maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip İşlemlerin mahallinde yerine getirilmek üzere dosyanın Yargıtay C.Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.


YARGITAY 4. CEZA DAİRESİ Esas : 2012/5929 Karar : 2012/13990 Tarih : 11.06.2012

  • CMK 157. Madde

  • Soruşturmanın Gizliliği

Hakaret ve haksız suç isnadı suçlarından şüpheli Gültekin Alp A… hakkında Aydın Cumhuriyet Başsavcılığının 2011/11838 sayılı dosyası üzerinden yürütülen soruşturma sırasında, Avukat Yılmaz M…`in soruşturma dosyasını inceleme talebinin reddine dair anılan Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 22/11/2011 tarihli karara karsı adı geçen avukatın itirazının kabulüne dair Aydın 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 24/11/2011 tarihli ve 2011/1049 değişik iş sayılı kararma yönelik itiraz üzerine karar verilmesine yer olmadığına ilişkin Aydın 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 02/12/2011 tarihli ve 2011/301 değişik iş sayılı kararının Adalet Bakanlığınca 13/02/2012 gün ve 8656 sayılı yazı ile yasa yararına bozulmasının istenmesi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 23/02/2012 gün ve 53773 sayılı istem yazısıyla dava dosyası Daireye gönderilmekle incelendi:

İstem yazısında “ Aydın 2. Sulh Ceza Mahkemesince verilen karara itiraz üzerine, Aydın 3. Asliye Ceza Mahkemesince 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 271/4. maddesi gereğince itiraz üzerine verilen kararların kesin olduğundan bahisle karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, anılan Kanun`un 267. maddesi uyarınca Aydın 2. Sulh Ceza Mahkemesince verilen karara karşı itiraz edilmesinin mümkün olduğu dikkate alınarak,

Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 21/11/2011 tarihli ve 2011/9206 esas, 2011/57200 sayılı ilamı ile Yargıtay 15. Ceza Dairesinin 25/10/2011 tarihli ve 2011/10088 esas, 201 1/5760 sayılı ilamlarında da belirtildiği üzere,

1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 46/2. maddesinde “Avukat veya stajyer, vekaletname olmaksızın dava ve takip dosyalarım inceleyebilir. Bu inceleme isteğinin ilgililerce yerine getirilmesi zorunludur. Vekaletname ibraz etmeyen avukata dosyadaki kağıt veya belgelerin örneği veya fotokopisi verilmez.”, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu`nun “Tanımlar” başlıklı 2. maddesinde “Bu Kanunun uygulanmasında; a) Şüpheli: Soruşturma evresinde, suç şüphesi altında bulunan kişiyi,… b) Müdafii: Şüpheli veya sanığın ceza muhakemesinde savunmasını yapan avukatı, c) Vekil: Katılan, suçtan zarar gören veya malen sorumlu kişiyi ceza muhakemesinde temsil eden avukatı, d) Soruşturma: Kanuna göre yetkili mercilerce suç şüphesinin öğrenilmesinden iddianamenin kabulüne kadar geçen evreyi, e) Kovuşturma: iddianamenin kabulüyle başlayıp, hükmün kesinleşmesine kadar geçen evreyi,… f) Malen sorumlu: Yargılama konusu işin hükme bağlanması ve bunun kesinleşmesinden sonra, maddi ve mali sorumluluk taşıyarak hükmün sonuçlarından etkilenecek veya bunlara katlanacak kişiyi,… ifade eder”.

“Soruşturmanın Gizliliği” başlıklı 157. maddesinde “Kanunun başka hüküm koyduğu haller saklı kalmak ve savunma haklarına zarar vermemek koşuluyla soruşturma evresindeki usul işlemleri gizlidir” hükümlerinin bulunduğu,

Cumhuriyet Başsavcılıkları ile Adli Yargı ilk Derece Ceza Mahkemeleri Kalem Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmelik`in “Soruşturma Evrakının incelenmesi” başlıklı 45. maddesinin iptali için açılan davanın Danıştay 10. Dairesinin 22/05/2008 tarihli ve 2005/5971 esas, 2008/3448 sayılı kararı ile reddedildiği, anılan maddede, “Müdafi soruşturma evresinde soruşturmanın amacını tehlikeye düşürmemek kaydıyla görevlendirme yazısı veya vekaletname ibraz ederek soruşturma evrakı içeriğini inceleyebilir ve dilekçeyle müracaatı halinde istediği belgelerin bir örneğini harçsız olarak alabilir. Mağdur veya şikayetçinin vekili soruşturma evresinde soruşturmanın amacını tehlikeye düşürmemek kaydıyla görevlendirme belgesi veya vekaletname ibraz ederek soruşturma evrakının içeriği ile elkonulan ve muhafazaya alınan eşyayı inceleyebilir ve dilekçeyle müracaatı halinde istediği belgelerin bir örneğini harçsız olarak alabilir…” hükmüne yer verildiği,

Belirtilen yasal düzenlemeler ile dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, genel olarak soruşturma evresinin gizli olduğu, şüpheli müdafii ya da katılan, suçtan zarar gören veya malen sorumlu kişi vekili olan avukatın soruşturmanın amacını tehlikeye düşürmemek kaydıyla soruşturma evrakını inceleyebileceği, ancak bunun için de avukatın müdafii veya vekil olduğuna dair görevlendirme yazısı veya vekaletname ibraz etmesi gerektiği, vekaletname ya da görevlendirme yazısı olmadan sadece mahkemelerdeki dava dosyaları ile icra dairelerindeki takip dosyalarının incelenebileceği, soruşturma dosyalarının ise incelenemeyeceği gözetilerek, sulh ceza mahkemesince verilen itirazın kabulüne ilişkin karara karşı yapılan itirazın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir” denilmektedir.

Gereği görüşüldü; Aydın Cuhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen bir soruşturmada, Avukat Yılmaz Menderes’in, 22.11.2011 tarihli dilekçe ile soruşturma dosyasını incelemek için Cumhuriyet savcılığından izin talep ettiği, Cumhuriyet Savcısının, vekâletname ibraz etmemesi ve baro tarafından görevlendirme yazısı da olmadığından, soruşturmanın gizliliği ilkesi gereğince talebi reddettiği, Avukat Yılmaz Menderes’in itirazı üzerine Aydın 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 24.11.2011 tarih ve 2011/1049 değişik iş sayılı kararı ile itirazın kabulüne ile Aydın Cumhuriyet Başsavcılığının kararının iptaline karar verildiği, bu karara da Aydın Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz ettiği, Aydın 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 24.11.2011 tarih ve 2011/1049 değişik iş sayılı kararının CMK`nın 271/4. maddesi nedeniyle kesin olduğu gerekçesiyle, itirazın esasına girmeden karar vermeye yer olmadığı kararı verdiği anlaşılmaktadır.

İncelemeye konu olayda; Sulh Ceza Mahkemesinin kararına itiraz edildiğine göre, CMK`nın 268/3-a maddesi gereğince itirazı inceleyip karar vermeye yetkili mercii olan asliye ceza mahkemesinin, itiraz konusu ile ilgili bir karar vermesi gerekirken, itiraz üzerine verilen kararın kesin olduğundan bahisle yeniden karar vermeye yer olmadığı şeklindeki kararı hukuka uygun değildir.

Açıklanan gerekçelerle; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden, Aydın 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 02.12.2011 tarih ve 2011/301 değişik iş sayılı kararının, 5271 sayılı C.Y.Y.`nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, sonraki işlemlerin aynı yasa maddesinin 4-a fıkrası gereğince yerinde tamamlanmasına oybirliği ile karar verildi.


UYARI

Web sitemizdeki tüm makale ve içeriklerin telif hakkı Av. Baran Doğan’a aittir. Tüm makaleler hak sahipliğinin tescili amacıyla elektronik imzalı zaman damgalıdır. Sitemizdeki makalelerin kopyalanarak veya özetlenerek izinsiz bir şekilde başka web sitelerinde yayınlanması halinde hukuki ve cezai işlem yapılacaktır. Avukat meslektaşların makale içeriklerini dava dilekçelerinde kullanması serbesttir.

Makale Yazarlığı İçin

Avukat veya akademisyenler hukuk makalelerini özgeçmişleri ile birlikte yayımlanmak üzere avukatbd@gmail.com adresine gönderebilirler. Makale yazımında konu sınırlaması yoktur. Makalelerin uygulamaya yönelik bir perspektifle hazırlanması rica olunur.

Paylaş
RSS