0 212 652 15 44
Çalışma Saatlerimiz
Hafta İçi 09.00 - 18.00

Avukatın Soruşturma Dosyasını İnceleme Yetkisi ve Kapsamı

(Yargıtay 12CD-K.2021/2685)

Taksirle yaralama suçundan şüpheli hakkında Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen 2018/117944 sayılı soruşturmada, Avukat A.T. tarafından mağdur yönünden soruşturma dosyasının incelenmesi talebinde bulunulması üzerine, talebin reddine ilişkin Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 16/01/2020 tarihli kararına karşı yapılan itirazın kabulü ile dosya inceleme talebinin kabulüne dair Bakırköy 7. Sulh Ceza Hakimliğinin 21/01/2020 tarihli ve 2020/411 değişik iş sayılı kararına karşı Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan itirazın reddine ilişkin Bakırköy 1. Sulh Ceza Hakimliğinin 24/01/2020 tarihli ve 2020/605 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.

Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 18/10/2019 tarihli 19120602-045-02-0624-2019-E.1643/84611 sayılı görüş yazısında “…vekâletname veya görevlendirme yazısı olmadan dilekçeye istinaden inceleme yapan avukat tarafından, soruşturmanın gizliliği ilkesi ile kişisel verilerin korunması ve lekelenmeme haklarına riayet edilmesi gerektiğinin ve aksi davranışın hukuki ve cezai sorumluluk doğurabileceğinin bilinmesi, ayrıca ilgili tarafın dilekçesi olmadan, avukatın yalnızca kendi dilekçesi ile inceleme yapması durumunda, tarafın inceleme yapılması hususunda avukattan sözlü talepte bulunduğunu ilerleyen aşamalarda reddedebileceği hususunun da göz önünde bulundurulması gerektiği değerlendirilmektedir.

Bu itibarla;

1-Soruşturma evresinin gizli olduğu, şüpheli müdafii ya da katılan, suçtan zarar gören veya malen sorumlu kişi vekilinin soruşturmanın amacını tehlikeye düşürmemek kaydıyla soruşturmadan bilgi alması veya soruşturma evrakını inceleyebilmesi için müdafii veya vekili olduğunu beyan ettiği şahıslarla ilgili UYAP’ta kaydının bulunması ya da müdafi veya vekil sıfatını aldığına dair bir görevlendirme yazısı ya da vekaletnameyi Cumhuriyet savcılığına ibraz etmesi gerektiği,

2-Avukatın, lehine inceleme yapmak istediği şahısla ilgili UYAP kaydı, müdafii veya vekil sıfatını aldığına dair bir görevlendirme yazısı ya da vekaletnamesinin bulunmadığı hallerde;

a)Avukat tarafından, soruşturma dosyasının hangi tarafı ile ilgili inceleme yapılmak istendiğine dair kendisinin imzalı beyanını içeren dilekçesi ve ekinde baro kimlik belgesinin bir örneği ile ön büro veya Cumhuriyet savcılığı soruşturma bürosuna başvuruda bulunabileceği,

b)Avukat tarafından, tarafın iznini içeren imzalı dilekçesi ile kendi dilekçesi ve baro kimlik belgesi örneği ile birlikte dosya inceleme talebinde bulunabileceği,

c)Avukatın tarafın inceleme izin dilekçesinın aslı kendisinde bulunuyor ise suretini onaylayarak adli mercilere sunabileceği, aslı kendisinde bulunmayan taraf dilekçesini sunmasının 1136 sayılı Avukatlık Kanununun 56’ncı maddesine aykırılık teşkil edeceği,

d)Soruşturma dosyasında kısıtlama kararı bulunuyor ise ilgili tarafın katılma hakkının bulunduğu işlemler ile bilirkişi raporlarının söz konusu avukatın incelemesine sunulabileceği,

3-Tüm bu işlemlere dosya inceleme tutanağında yer verilmesi ve taraflar ya da müdafii veya vekiller tarafından sunulan dilekçeler ile eklerinin taranarak UYAP sistemine aktarılması gerektiği…”

Yukarıda ifade edilen kanuni düzenlemeler, içtihatlar ve görüş yazısı birlikte değerlendirildiğinde, genel olarak soruşturma evresinin gizli olduğu, gizlilikten anlaşılması gerekenin ise suçun işlenmesinden kamu davası açılıncaya kadar geçen sürede şüpheli/şüphelilerin gecikmeksizin tespiti, kaçmalarının önlenmesi ve suçla ilgili delillerin eksiksiz toplanarak kamu davasının açılabilmesi imkânınının sağlanması olduğu, şüpheli müdafii ya da katılan, suçtan zarar gören veya malen sorumlunun vekili olan avukatın soruşturmanın amacını tehlikeye düşürmemek kaydıyla soruşturma evrakını inceleyebileceği, ancak bunun için de avukatın müdafi veya vekil olduğuna dair UYAP sisteminde kaydının bulunması ya da görevlendirme yazısı veya vekâletname ibraz etmesi gerektiği, vekaletname ya da görevlendirme yazısı olmadan sadece mahkemelerdeki dava dosyaları ile icra dairelerindeki takip dosyalarının incelenebileceği, soruşturma dosyalarının ise incelenemeyeceği, nitekim bu hususun 1136 sayılı Kanunun 46. maddesinin ikinci fıkrasında vekâletname ibraz etmeyen avukata dosyadaki kağıt veya belgelerin örneği veya fotokopisinin verilmeyeceği belirtilerek açıkça düzenlendiği, öte yandan bir kişinin sırf avukat olmasının müdafi veya vekile tanınan tüm haklardan yararlanması anlamına gelmeyeceği, aksi düşüncenin kabulü halinde her avukatın istediği soruşturma dosyasını inceleyebileceği anlamına gelecektir ki bu husus soruşturmanın gizliliği, masumiyet karinesi, kişilerin lekelenmeme hakkı ve kişisel verilerin korunması ilkelerine aykırı olması nedeniyle kabul edilemez olduğu, bu durumlarda dosyaların incelenebilmesi savcıların takdirinde olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununa göre sadece hakimlik kararlarına karşı itirazın mümkün olduğu, savcılık veya mahkeme kararlarına karşı itiraz edilmesi için kanunda açık hüküm olması gerektiği, savcıların dosya inceletmeme yetkilerinin itiraza tabi olmadığı,

Kabule göre de;

Avukatın 16/01/2020 tarihli dilekçesinde soruşturma dosyasını inceleme talebinde bulunmuş, ancak Avukat tarafından, tarafın iznini içeren imzalı dilekçesinin sunulmadığı gözetilmeksizin, merciince yapılan itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.

Avukat Tarafın İmzalı Beyanını Alarak Soruşturma Dosyasını İnceleyebilir

(Yargıtay 3CD-K.2020/13935)

Kasten yaralama suçundan şüpheliler … ve … haklarında Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan 2020/9982 sayılı soruşturma esnasında, Avukat …‘ın müşteki … yönünden soruşturma dosyasını incelenmesine izin verilmesine yönelik talebinin reddine ilişkin Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 06.02.2020 tarihli kararına karşı yapılan itirazın kabulü ile anılan kararın kaldırılmasına dair Bakırköy 5. Sulh Ceza Hakimliğinin 19.02.2020 tarihli ve 2020/1101 değişik iş sayılı kararına karşı Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan itirazın reddine ilişkin Bakırköy 6. Sulh Ceza Hakimliğinin 20.02.2020 tarihli ve 2020/1156 değişik iş sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 02.07.2020 tarihli ve 2020/4676 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 10.07.2020 tarihli ve 2020/59169 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi.

Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 18.10.2019 tarihli 19120602-045-02-0624-2019-E.1643/84611 sayılı görüş yazısında “…vekâletname veya görevlendirme yazısı olmadan dilekçeye istinaden inceleme yapan avukat tarafından, soruşturmanın gizliliği ilkesi ile kişisel verilerin korunması ve lekelenmeme haklarına riayet edilmesi gerektiğinin ve aksi davranışın hukuki ve cezai sorumluluk doğurabileceğinin bilinmesi, ayrıca ilgili tarafın dilekçesi olmadan, avukatın yalnızca kendi dilekçesi ile inceleme yapması durumunda, tarafın inceleme yapılması hususunda avukattan sözlü talepte bulunduğunu ilerleyen aşamalarda reddedebileceği hususunun da göz önünde bulundurulması gerektiği değerlendirilmektedir.

Bu itibarla;

1) Soruşturma evresinin gizli olduğu, şüpheli müdafii ya da katılan, suçtan zarar gören veya malen sorumlu kişi vekilinin soruşturmanın amacını tehlikeye düşürmemek kaydıyla soruşturmadan bilgi alması veya soruşturma evrakını inceleyebilmesi için müdafii veya vekili olduğunu beyan ettiği şahıslarla ilgili UYAP’ta kaydının bulunması ya da müdafi veya vekil sıfatını aldığına dair bir görevlendirme yazısı ya da vekaletnameyi Cumhuriyet savcılığına ibraz etmesi gerektiği,

2) Avukatın, lehine inceleme yapmak istediği şahısla ilgili UYAP kaydı, müdafi veya vekil sıfatını aldığına dair bir görevlendirme yazısı ya da vekaletnamesinin bulunmadığı hallerde;

a) Avukat tarafından, soruşturma dosyasının hangi tarafı ile ilgili inceleme yapılmak istendiğine dair kendisinin imzalı beyanını içeren dilekçesi ve ekinde baro kimlik belgesinin bir örneği ile ön büro veya Cumhuriyet savcılığı soruşturma bürosuna başvuruda bulunabileceği,

b) Avukat tarafından, tarafın iznini içeren imzalı dilekçesi ile kendi dilekçesi ve baro kimlik belgesi örneği ile birlikte dosya inceleme talebinde bulunabileceği,

c) Avukatın tarafın inceleme izin dilekçesinın aslı kendisinde bulunuyor ise suretini onaylayarak adli mercilere sunabileceği, aslı kendisinde bulunmayan taraf dilekçesini sunmasının 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 56 ncı maddesine aykırılık teşkil edeceği,

d) Soruşturma dosyasında kısıtlama kararı bulunuyor ise ilgili tarafın katılma hakkının bulunduğu işlemler ile bilirkişi raporlarının söz konusu avukatın incelemesine sunulabileceği,

3) Tüm bu işlemlere dosya inceleme tutanağında yer verilmesi ve taraflar ya da müdafi veya vekiller tarafından sunulan dilekçeler ile eklerinin taranarak UYAP sistemine aktarılması gerektiği…”

Yukarıda ifade edilen kanuni düzenlemeler, içtihatlar ve görüş yazısı birlikte değerlendirildiğinde, genel olarak soruşturma evresinin gizli olduğu, gizlilikten anlaşılması gerekenin ise suçun işlenmesinden kamu davası açılıncaya kadar geçen sürede şüpheli/şüphelilerin gecikmeksizin tespiti, kaçmalarının önlenmesi ve suçla ilgili delillerin eksiksiz toplanarak kamu davasının açılabilmesi imkânınının sağlanması olduğu, şüpheli müdafii ya da katılan, suçtan zarar gören veya malen sorumlunun vekili olan avukatın soruşturmanın amacını tehlikeye düşürmemek kaydıyla soruşturma evrakını inceleyebileceği, ancak bunun için de avukatın müdafi veya vekil olduğuna dair UYAP sisteminde kaydının bulunması ya da görevlendirme yazısı veya vekâletname ibraz etmesi gerektiği, vekaletname ya da görevlendirme yazısı olmadan sadece mahkemelerdeki dava dosyaları ile icra dairelerindeki takip dosyalarının incelenebileceği, soruşturma dosyalarının ise incelenemeyeceği, nitekim bu hususun 1136 sayılı Kanun’un 46. maddesinin ikinci fıkrasında vekâletname ibraz etmeyen avukata dosyadaki kağıt veya belgelerin örneği veya fotokopisinin verilmeyeceği belirtilerek açıkça düzenlendiği, öte yandan bir kişinin sırf avukat olmasının müdafi veya vekile tanınan tüm haklardan yararlanması anlamına gelmeyeceği, aksi düşüncenin kabulü halinde her avukatın istediği soruşturma dosyasını inceleyebileceği anlamına gelecektir ki bu husus soruşturmanın gizliliği, masumiyet karinesi, kişilerin lekelenmeme hakkı ve kişisel verilerin korunması ilkelerine aykırı olması nedeniyle kabul edilemez olduğu, bu durumlarda dosyaların incelenebilmesi savcıların takdirinde olduğu, savcıların dosya inceletmeme yetkilerinin itiraza tabi olmadığının gözetilmemesinde,

Kabule göre de;

Avukatın 06.02.2020 tarihli dilekçesinde soruşturma dosyasını inceleme talebinde bulunmuş, ancak Avukat tarafından, tarafın iznini içeren imzalı dilekçesinin sunulmadığı gözetilmeksizin, merciince yapılan itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde; isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK’nin 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.

Gereği görüşülüp düşünüldü:

5271 sayılı CMK’nin 158. maddesine göre savunma hakkına zarar vermemek koşuluyla soruşturma evresindeki usul işlemlerinin gizli olduğu hükmü ile aynı Kanun’un 137. maddesinin “şüpheli ve müdafisinin soruşturma evresinde dosya içeriğini inceleyebileceğine ilişkin hüküm ve anılan Kanun’un 2. maddesinde müdafinin, şüpheli veya sanığın ceza muhakemesinde savunmasını yapan avukatı olduğu hususları birlikte değerlendirildiğinde; ancak şüpheli veya sanığın baro tarafından atanan veya vekalet sözleşmesi olan avukatın müdafi sayılması, dosyayı inceleme yetkisinin de yalnızca şüpheli veya müdafiye tanınması her avukata böyle bir yetkinin verilmemiş olmasına göre itirazın reddine karar verilmesinde isabet yoktur.

Bu nedenlerle, Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünceler yerinde görüldüğünden; Bakırköy 6. Sulh Ceza Hakimliğinin 20.02.2020 tarihli ve 2020/1156 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı 309/4. maddesi gereğince kanun yararına BOZULMASINA; müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmesine, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.10.2020 gününde oy çokluğuyla karar verildi.

MUHALEFET ŞERHİ

Kasten yaralama suçunun mağduru olan …‘in vekili olarak Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığına müracaat eden Avukat …; müvekkilinin Silivri Cezaevinde yatmakta olduğunu ve yaralandığı için hastanede tedavi gördüğünü, kendisi adına vekili olarak işlemler yaptığını, daha sonra vekaletname ibraz etmek üzere 2020/9982 nolu soruşturma dosyasını incelemek istediğini belirterek izin istemiştir. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca talebinin reddine karar verilmiş itirazı üzerine Bakırköy 5. Sulh Ceza Mahkemesince 19.02.2020 tarihli ve 2020/1101 değişik iş sayılı kararı ile itirazın kabulüne karar verilmiş, bu karara karşı Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan itiraz Bakırköy 6. Sulh Ceza Mahkemesince 20.02.2020 tarih ve 2020/1156 sayılı kararıyla reddedilmesi üzerine Adalet Bakanlığınca bu kararın bozulması talebiyle kanun yararına bozma isteminde bulunulmuştur.

1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 2/3. maddesinde;

Yargı organları, emniyet makamları, diğer kamu kurum ve kuruluşları ile kamu iktisadi teşebbüsleri, özel ve kamuya ait bankalar, noterler, sigorta şirketleri ve vakıflar avukatlara görevlerinin yerine getirilmesinde yardımcı olmak zorundadır. Kanunlardaki özel hükümler saklı kalmak kaydıyla bu kurumlar avukatın gerek duyduğu bilgi ve belgeleri incelemesine sunmakla yükümlüdür.

5271 sayılı CMK’nin müdafinin dosyayı inceleme yetkisi başlıklı 153/1-2 maddesinde;

1) Müdafii soruşturma evresinde dosya içeriğini inceleyebilir ve istediği belgelerin bir örneğini harçsız olarak alabilir.

2) Müdafiinin dosya içeriğini inceleme veya belgelerden örnek alma yetkisi, soruşturmanın amacını tehlikeye düşürebilecek ise Cumhuriyet savcısının istemi üzerine hakim kararıyla kısıtlanabilir, bu karar ancak aşağıdaki suçlara ilişkin yürütülen soruşturmalarda verilebilir.

Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları idari ve yazı işleri hizmetlerinin yürütülmesine dair yönetmeliğin 137. maddesinde:

1) Kanunun başka hüküm koyduğu hâller saklı kalmak ve savunma haklarına zarar vermemek şartıyla soruşturma evresindeki usul işlemleri gizlidir.

2) Şüpheli ve müdafii soruşturma evresinde dosya içeriğini inceleyebilir ve istediği belgelerin bir örneğini fizikî ya da elektronik ortamda harçsız olarak alabilir.

3) Şüpheli ve müdafiin dosya içeriğini incelemesi veya belgelerden örnek almasına ilişkin yetkisi, soruşturmanın amacını tehlikeye düşürebilecek ise Cumhuriyet savcısının istemi ve ilgili hâkimin kararıyla kısıtlanabilir.

4) Yakalanan kişinin veya şüphelinin ifadesini içeren tutanak ile bilirkişi raporları ve adı geçenlerin hazır bulunmaya yetkili oldukları diğer adlî işlemlere ilişkin tutanaklar hakkında üçüncü fıkra hükmü uygulanmaz.

5) Bu maddenin içerdiği haklardan mağdur, şikâyetçi, suçtan zarar gören ve vekilleri de yararlanır.

6) İncelemenin yapıldığına veya belge örneği alındığına dair düzenlenen dosya inceleme ya da belge örneği alma tutanağı, dosyayı inceleyen veya belge örneği alan ile nezaret eden görevli tarafından imzalandıktan sonra taranarak UYAP’a aktarılır.

7) Soruşturma evrakı soruşturmayı geciktirmemek kaydıyla Cumhuriyet savcısının belirleyeceği personel huzurunda kalemde veya ön büroda incelenir.

Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 18.02.2019 tarihli soruşturma dosyasının avukat tarafından vekaletname ve görevlendirme yazısı olmadan incelenmesi konulu görüş yayınında 2a maddesinde;

Avukat tarafından soruşturma dosyasının hangi tarafı ile ilgili inceleme yapılmak istendiğine dair kendisinin imzalı beyanını içeren dilekçesi ve ekinde baro kimlik belgesinin bir örneği ile ön büro veya Cumhuriyet Savcılığı soruşturma bürosuna başvurabileceğinin belirtildiği göz önüne alındığında;

Avukatın mevzuat hükümleri birlikte değerlendirildiğinde kural olarak dosyayı inceleyebileceği ancak dosyadan örnek alınmasının vekaletname ibrazına bağlı olduğu CMK’nin 153/2. maddesi gereğince kısıtlama kararı verilmemişse müdafiinin soruşturma dosyasını inceleme hakkının bulunduğu, müdafiinin dosyayı incelemesinin soruşturmanın amacını tehlikeye düşürebileceği düşünüldüğünde her aşamada kısıtlama talebinde bulunulabileceği, kaldı ki yaralama suçunun sayılan katalog suçlardan olmadığı nazara alındığında CMK’nin 169 ve anılan yönetmeliğin 137/6. maddeleri gereği yazılı talepte bulunularak müdafiinin vekaletname ibraz etmeden soruşturma dosyasını inceleyebileceği düşüncesinde olduğumdan talebin reddine karar verilmesi gerekirken çoğunluğun bozma düşüncesine katılmıyorum.


İstanbul Avukat Baran Doğan Hukuk Bürosu

UYARI

Web sitemizdeki tüm makale ve içeriklerin telif hakkı Av. Baran Doğan’a aittir. Tüm makaleler hak sahipliğinin tescili amacıyla elektronik imzalı zaman damgalıdır. Sitemizdeki makalelerin kopyalanarak veya özetlenerek izinsiz bir şekilde başka web sitelerinde yayınlanması halinde hukuki ve cezai işlem yapılacaktır. Avukat meslektaşların makale içeriklerini dava dilekçelerinde kullanması serbesttir.

Makale Yazarlığı İçin

Avukat veya akademisyenler hukuk makalelerini özgeçmişleri ile birlikte yayımlanmak üzere avukatbd@gmail.com adresine gönderebilirler. Makale yazımında konu sınırlaması yoktur. Makalelerin uygulamaya yönelik bir perspektifle hazırlanması rica olunur.

Paylaş
RSS